"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Partinizde kaç makam olmalı?

Ahmet BATTAL
15 Eylül 2019, Pazar
Ankara soğurken siyaset ısınıyor.

Önceki günkü Yeni Asya’da da okudunuz. Ahmet Davutoğlu ihraç öncesi basın açıklamasıyla istifa etmiş ve partileşme yoluna çıktığını duyurmuş. 

Bizim açımızdan bakıldığında her türlü parti kurma gayretleri demokrasinin bir gereğidir. İtiraz edemeyiz. Tavsiyede bulunuruz. Bir vatandaş olarak uygun görenler de ayrıca reyleriyle destekler. 

Sayın Davutoğlu’nun açıklamasındaki şu cümleler sorgulamayı baştan hak ediyor: 

“Yeni bir siyasî hareketi inşa etmek bizim için tarihî bir sorumluluktur. Bu çerçevede hangi siyasî görüşle mensup olursa olsun bu ülke için sorumluluk hisseden herkesi birlikte çalışmaya dâvet ediyoruz.”

“Birlikte çalışmak”tan kasıt partide beraber olmak olduğuna göre “hangi siyasî görüşle mensup olursa olsun bu ülke için sorumluluk hisseden herkes”le birlikte “bir parti”de çalışmak nasıl olabilir? 

Bize göre partileşmek bu değil, böyle olmamalı. 

Öncelikle, partiler listesine bir yenisini katanın, kendisinden öncekileri kendi yanına çağırması pek makul/makbul değil. 

O halde bu olsa olsa iktidar partisine karşı ve onu devirebilmek amacıyla muhalefette birleşme arzusudur. Elbette buna da kimsenin itirazı olamaz. Zira iktidar olmak için önce iktidarı meşrû yolla devirmek gerekir. Ama ya sonrası? 

Partiyle oy istenir ve iktidar olunur. Parti renktir. En azından ton farkıdır. Davutoğlu ve ekibinin rengi nedir? Millet önce bunu bilmek ister.

Şu cümleler de izaha muhtaç: 

“Genel başkanlığı bıraktığımız günden itibaren AK Parti’deki aksaklıkları, eleştirilerimizi sözlü ve yazılı bir şekilde en yetkili makamlarla paylaştık.”

Bizim bildiğimiz kadarıyla makam devlette olur, şirkette olur. Partilerde resmî binalar gibi “makam katı” olmaz. Olursa o şey parti olmaz. (Örnek, AKP!).

Partilerde yetkili kurullar ve değişmez ilkeler olur. “Makam sahipleri”nin bulunduğu partiler gerçekten parti değildir. 

Hele bir partide bir bakışa göre vekâleten ve kurmaca biçimde de olsa genel başkanlık koltuğuna bir süre oturmuş olan bir kişinin, partisinden bahsederken, muhatap olarak, kendisinin de dahil olduğu ya da olmak istediği kurullar yerine, zımnen kendisinden daha “yukarıda” olduğunu ifade ettiği “makamlar”dan bahsetmesi kabul edilemez. 

Dileriz ki AKP üzerinden siyasetin geneline yayılmış olan bu çarpık bakış açısı hiç değilse Davutoğlu ve ekibinin ve Ali Babacan ve arkadaşlarının kurmaya niyetlendiği partiye ya da partilere sirayet etmesin. 

Okunma Sayısı: 1837
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı