"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Mü’minin kaderi kardeşliktir

Ahmet Cemil Çökren
10 Nisan 2026, Cuma
Bugün dünya büyük bir değişim yaşıyor. Kalabalık şehirler, dijital iletişim, sosyal medya…

Her şey artıyor ama insanın içindeki yalnızlık da aynı hızla büyüyor. Yapılan araştırmalar, özellikle Avrupa ve Uzak Doğu’da yalnızlığın artık “sessiz bir salgın” haline geldiğini ortaya koyuyor.

Avrupa Birliği’nde yapılan geniş çaplı bir araştırmaya göre insanların yaklaşık %13’ü kendisini çoğu zaman yalnız hissediyor. Hatta bazı çalışmalarda her 5 kişiden 1’inin yalnızlık duygusu yaşadığı ifade ediliyor . 28 ülkeden yapılan araştırmada ise ortalama yalnızlık oranı %33 civarında; yani her 3 yetişkinden 1’i yalnızlık hissiyle mücadele ediyor .

Daha dikkat çekici olan ise bu durumun devletleri harekete geçirecek seviyeye ulaşmasıdır. Japonya’da artan yalnızlık, intihar vakaları ve “kimse fark etmeden ölümler” (kodokushi) sebebiyle devlet “Yalnızlık Bakanlığı” kurmak zorunda kalmıştır. İnsanlar artık robotlarla, sanal ortamlarda veya yapay arkadaşlarla teselli aramaktadır.

Bu tablo bize şunu gösteriyor: İnsan sadece maddî imkânlarla mutlu olamaz. Teknoloji ilerlese de kalp boş kalırsa insan çöker. Nitekim araştırmalar yalnızlığın; depresyonu %22, ölüm riskini %26 oranında arttırdığını ortaya koyuyor.

İşte tam bu noktada İslâm’ın büyük bir nimeti ortaya çıkıyor. Müslüman toplumlarda cenazeler, düğünler, bayramlar ve akraba ziyaretleri sadece gelenek değil; insanı yalnızlıktan koruyan İlâhî bağlardır.

Bir cenazeye gitmek, bir düğüne katılmak, bir komşuya uğramak… Bunlar belki basit gibi görünür ama aslında kalpleri birbirine bağlayan güçlü köprülerdir. İnsan bu vesilelerle “yalnız değilim” duygusunu yaşar.

Risale-i Nur’da bu hakikat şöyle ifade edilir:

“Mü’minler arasında adavet ve kin olmaz.”(22. Mektup) Ve yine:

“İman, insanı insan eder; belki insanı sultan eder.”(23. Söz) 

Evet, iman sadece bireysel bir inanç değildir; toplumu ayakta tutan bir bağdır. Avrupa’da kaybolan şey aslında sadece sosyal ilişki değil; maneviyattır. Uzak Doğu’da eksik olan sadece arkadaşlık değil; anlamdır.

Bugün bizler hâlâ büyük bir nimetin içindeyiz. Belki fark etmiyoruz ama bir taziye ziyareti, bir bayramlaşma, bir akraba sohbeti bizi ayakta tutan manevi direklerdir.

Bu yüzden gençler olarak şu soruyu kendimize sormalıyız: Biz bu bağı güçlendiriyor muyuz, yoksa koparıyor muyuz?

Çare açıktır: İslâm’a sarılmak, kardeşliği yaşamak ve yalnızlaşan dünyaya karşı birlik içinde durmak.

Çünkü unutmayalım; yalnızlık modern dünyanın kaderi olabilir, ama mü’minin kaderi kardeşliktir.

Okunma Sayısı: 138
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı