"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Filistinli çocukları bombalayan kahraman (!)

Ahmet DURSUN
09 Temmuz 2025, Çarşamba
Akrabalarımızla bir araya geldiğimiz bir akşam yemeği esnasında yedi yaşlarındaki yeğenimin amcasına heyecanla kahraman olarak nitelediği bir çizgi karakterden bahsettiğini duydum.

Amcasının “Bu kahraman neler yapıyor bakalım?" sorusuna verdiği “Filistinli çocukları bombalıyor” cevabı hepimizi  hem şaşırttı, hem de düşündürdü.  Açıkçası çok canım sıkılmıştı. Hemen yanımda elinde telefonla neredeyse bütünleşmiş olan üç yaşındaki diğer çocuğa “Çocuklarımızı kim yetiştiriyor?” sorusunun zihnimde oluşturduğu kargaşa içinde bakakaldım. 

Bombardino Crocodilo… Yeğenimizin bahsettiği karakterin adı buydu. Bombardino, uçak şeklinde tasarlanmış, üzerinde bombalar taşıyan, yapay zekâ ürünü bir timsahtı.   İnternet üzerinden araştırdığımda dehşet verici sonuçlarla karşılaşıverdim. Milyonlarca izlenen kısa videolar şeklinde çocukların önüne çıkarılan bu karakter, hâşâ Allah’a küfredecek kadar alçakça tasarlanmıştı. Benzer karakterle de inkâr-ı uluhiyet fikri, çocukların tertemiz dimağlarına adeta bomba gibi yağdırılıyordu. 

Çocuklarımıza vakit ayırmaktan daha önemli işlerimiz olmalıydı. Minel garaib, bizim adını ilk defa duyduğumuz bu isimden sofradaki bütün çocuklar haberdardı. Çocuklarla yaptığımız sohbette kısa sürede diğer karakterlerle de tanıştık. Meselâ bir tanesi, “tung tung sahur" adlı korkutucu bir varlıktı. Çocukların yüreğine korku salan bu ürkütücü karakter, elinde beyzbol sopasıyla Ramazan ayında ortaya çıkıyor, sahura kalkmayan çocukların odasına dalarak onlara girişiyordu. Karanlıkta parlayan büyük gözlere sahip odunsu bir figür olarak resmedilen bu yaratıkla hangi çocuk karşılaşmak isterdi ki? Üç ayağında dünyaca ünlü bir spor ayakkabısı olan Tralalero adlı köpek balığı ve diğerleri… bugünlerde sosyal medya kavramı olarak tartışılan “beyin çürümesi”yle ve ruhsal bunalımla henüz çok erken yaşlarda çocuklarımızı tanıştırıyordu. 

Sürekli dijital uyarıcılara maruz kalmanın çocuklarımız ve eğitimleri üzerindeki etkilerini zaten yaşayarak öğreniyoruz. Beyin çürümesinin belirtileri olarak sayabileceğimiz kafa karışıklığı, dikkat dağınıklığı, zihinsel yorgunluk, ruhsal bezginlik, motivasyon eksikliği ve çeşitli psikolojik rahatsızlıklara inançsızlık etrafında gelişen çeşitli problemleri de ekleyebiliriz artık. 

Zira bu karakterler, açık bir şekilde kâinatın anlamsız olduğu görüşünden hareketle herhangi bir yaratıcı olmadığını ve insanlığın evrende bir anlam bulmasına yönelik uğraşlarının boş bir çaba olduğunu iddia eden absürdizmin temel düşüncelerini pekâlâ kolaylıkla çocuklarımıza aşılıyorlar. Bu fikirlerle birlikte varlığın anlamını ve iyiliğe dair ne varsa her şeyi, keskin bir nefret söylemiyle baltalıyorlar. İnternet dilinde meme/caps kültürü olarak da adlandırılan bir “kültürleme” yoluyla şaka ya da mizah adı altında en tehlikeli fikir ve tavırları normalleştirebiliyorlar. Bu yüzden küçücük bir çocuğun zihninde dinî değerler önemsizleştirilirken Filistin’i bombalayan karakterler “komik” kılıfıyla çocuğun kahramanı oluveriyor. 

Bu tür sosyal medya “meme”leri aslında toplumsal hafızayı silme ve yönlendirme noktasında müthiş derecede etkili bir silâh olarak kullanılıyor. Özgürlükler kılıfıyla Müslüman coğrafyalar üzerinde duyulan kin ya da güdülen emellere- meselâ Filistin meselesindeki duyarsızlık ya da dinî değerlerin korunmasına yönelik gevşek tavırların yaygınlaşması gibi- ulaşma noktasında çocuklarımızın ve gençlerimizin büyük çoğunluğu kasıtlı algoritmik yönlendirmelerle bir beyin çürümesine maruz bırakılıyor. Âh ki ne âh!

Düşmanın silâhıyla silâhlanmak, temel bir savaş stratejisidir. Artık manevî sahalarda cereyan eden savaşlarda dijital güce sahip olmanın stratejik değeri ortadayken, inanç değerlerimizi tümüyle tahrip eden silâhlara karşı aynı güçle cevap verememek, üstelik hiçbir şey yokmuş gibi davranmak, hepimizin ayıbı ve günahı olmalı.

Okunma Sayısı: 1657
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Arda Yıldız

    9.7.2025 21:56:48

    Salih abi, soru çalarak kadrolaşmak, haramı helal, helali haram yapmak, takıyye yapmak, yalancılık yapmak, dünyevi hedefler peşinde koşmak, süfyanizm ile barışmak, yabancı istihbaratlara çalışmak, ırkçılık yapmak şeklinde bir hizmet modeli.....demiyorum

  • Salih baş

    9.7.2025 13:22:54

    Tâbii arda yıldız hizmet modeli oluşturulsun sonra devlet bunlar çok güçlendi desin tarumar etsin olur

  • Raşit örenel

    9.7.2025 11:13:10

    Yetişkinler olarak bu durumdan daha çok sızlanıyoruz ancak Resulullah Efendimiz (asm) kuşu ölen çocuğa taziyeye gidermiş. Osmanlıda çocuklara direkt ismiyle değil, misal "Ahmet Efendi" diye hitap edilirmiş yani çocuklar adam yerine konurmuş. Bugün çocuklar ve gençler kendisini adam yerine koymayan, sadece bir şeyler empoze etmeye çalışan yetişkinlerle sarılı. Çocuklar yetişkinlerin ortamlarında kendine yer bulamıyor, tedirgin hissediyor, genelde de gürültü kaynağı olarak görülüyor, fıtri hususiyetleri dikkate alınmıyor ve böylece çocuklar ve gençler kabul gördükleri başka mecralara yöneliyor. Yetişkinlerin çoğu tv bağımlısı, daha da kötüsü çocuklara-gençlere vermeye çalıştıkları İslami ahlakı hergün çiğneyen bir siyasi yapının yanlışlarını İslami(!) olarak tevil etmeye çalışıyor ve gençler buradaki tenakuzu görüyor, zulüm ve yolsuzluğa türlü teviller, nasihatin tesirini kırıyor. İşin bir de bu vechelerini hesap etmek lazım.

  • Arda Yıldız

    9.7.2025 10:15:24

    Çocuklarımızı kaybetmeyelim. Bir şeyler yapılacaksa bu çocuklar için olmalı. Kitaplar yazılmalı. Dersaneler ona göre hizmet modeli oluşturmalı.

  • Orhan Ali YILMAZ

    9.7.2025 04:07:39

    Ya gerçek hayattaki şu tırnak içindeki şu "kahramanlara" ne demeli... Hâlen şu Yumurtalık'tan, şu Gazze'ye atılan bombaların asıl şu "yakıtını" verenlere ve asıl da şu "aracılık" edip de, hâlen şu "kirasını" almakta şu devam edenlere...

  • Eda Gül Beyaz

    9.7.2025 01:40:40

    Hocam bu dertten muzdarip olmayan mütedeyyin aile yok. Herkes nasıl önünü alacağını şaşırmış durumda. Ne yapılabilir? Nasıl yapılabilir? En azından teorisini üretmek gerekiyor. Ben genç yazarlarımızı bu konuya eğilmeye davet ediyorum.

  • A. AYDIN

    9.7.2025 01:04:02

    Bu yazı içler acısı bir yaraya parmak basmış. Daha kreş yaşındaki çocukların ellerine telefon tablet veren anne babalar! Faturaları 15 yıl sonra ödemeye başlayacaksınız! Sadece siz değil, toplum da ödeyecek! O zaman ağlamak sızlamak işe yaramayacak!

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı