Bir gün Hz. Lokman’a, “İnsanların en zavallısı kimdir?” diye sormuşlar. O da şu cevabı vermiş:
“İnsanların en zavallısı, işlediği günahları hatırladığında üzüntü duymayan kimsedir. Böyle kimseler hemen kendilerini toparlayıp, günahlarından üzüntü duyacak hale gelmelidirler. Yoksa hem günah işleyip, hem de bunlardan üzüntü duymamak, imandaki zayıflığın işaretidir. Bunun sonucu da imansızlığa doğru hızla yol alış olur.”
Biri, bir gün Hz. Lokman’ın siyah yüzüne, kalın ve çatlak dudaklarına dikkatle bakıp onu aşağılamak istemiş. Hz. Lokman bu adama kızmadan şu karşılığı vermiş:
“Yüzümün siyah, dudaklarımın kalın ve çatlak olduğuna hakaretle bakma. Çünkü onları ne ben boyadım, ne de ben çatlattım. Benim elimde olan, o kalın dudaktan kötü söz çıkarmamak, siyah yüzü ayıp işte utandırmamaktır. Kalbim beyaz, sözüm inci gibi güzel olduktan sonra, yüzümün siyah, dudağımın kalın oluşunun ne önemi var?”
Günümüzde insanın kafa yapısına, fikir ve ruh dünyasına bakmadan, yüzüne sürdüğü pudra ve boynuna taktığı kıravatıyla değerlendiren insanlar, hâlâ Hz. Lokman kadar gerçekçi olamamışlar ve onun insanları değerlendirmedeki sağlam ölçüsünü henüz anlayamamışlardır.
Lokman (as) bir defasında şöyle der:
“Pek çok peygambere hizmet ettim. Kelamlarından sekiz sözü özet olarak seçtim. Eğer dikkatli olur da, bu sekiz hasletle amel edersen, kurtuluşa erersin:
1. Namazda iken kalbini,
2. İnsanların arasında iken dilini,
3. Sofrada elini,
4. Başkasının evinde iken de gözünü muhafaza et.
Diğer dört hasletin de ikisi daima hatırlanması, ikisi ise unutulması gerektiren şeylerdendir:
Her durumda hatırlayacağın iki husustan birincisi, Allah’tır ki, O’nu çokca zikret! İkincisi ise, ölümdür ki, onu da hiç unutma!
Unutacağın iki şeyden biri, başkasına yapmış olduğun iyilikler, diğeri de başkalarının sana yapmış olduğu kötülüklerdir ki, bunları hemen unut.
— Devam edecek —