“Hayatımı anlatsam roman olur.” diyenlere söylenecek tek söz var; “Anlatma otur yaz...”
İşin aslı budur. Yazılmamış bir romandan veya bir senaryodan daha önemlisi yazıya dökülmüş bir sayfalık yazıdır.
Afilli bir konu yerine daha basit fakat yazılmış ve bitmiş bir konu daha muteberdir.
“12 Kızgın Adam” 1957 yapımı bir filmdir. Neredeyse tek bir odada geçer. Çok meşhur bir filmdir. Bir cinayet davasında genç bir sanığın suçlu olup olmadığına karar vermek için 12 jüri üyesi bir odaya çekilir. Bu filmi lisede okurken seyretmiştim. İlk başlarda çok sıkıcı gelmişti yaşıma göre, fakat sonra çok ilgimi çekmişti ve sonuna kadar seyretmiştim. Suçlanan ile ilgili 12 kişiden oluşan jüri üyelerinin 11 üyesi suçlu 1 üyesi ise suçsuz düşüncesindeydi..
O bir jüri üyesi “Çocuğun suçlu olduğundan gerçekten emin miyiz?” diyerek olayın ayrıntılarını dile getirir ve filmde gerilim dozu zaman zaman yükselerek devam eder.
Tek ana mekanı jüri odasında, 12 temel karakter, çok az hareket , aksiyonu olmayan sahneler ile film ilerler. Hikayeyi taşıyan bir yere götüren diyalog ve karakterler arasındaki çatışmadır.
Bu filmde jüri üyelerinin karakterleri cinayet davası kadar hikayenin konusu olur, öfkeli, aceleci, sessiz... Farklı karakterlerin bir harmanıdır filmin karakterleri.
Bu filmin mantığını şöyle dile getirebiliriz: Basit bir olay, farklı karakterler, çatışma, yeni bilgilerin ışığında değişen fikirler ve sonuç. Aslında beklenenden farklı bir sonuç.
Bu tarz bir apartman toplantısında altı komşunun bir araya gelmesiyle tartışılan basit bir konuyu yazabiliriz. Konu evin önündeki ıhlamur ağacı olabilir. Birisi “ Ben hiç o ıhlamurdan toplayamadım, hep yoldan geçenler topluyor, yüksek yerlerini de Ali Bey topluyor.” Veya Sıtkı beyin torunlarının gürültüsü olabilir. Veya apartman aidatının fazla toplanıp usulsüz harcamalar, sahte faturalar, kaybolan para olabilir. Birbirleri suçlarlar, ortaya farklı gerçekler çıkar.
Bir köy kahvesinde, dört arkadaş ve çaycı ile bir kısa film çekilebilir. Konuşarak anlatılan olaylar¸” – 40 yıl önce bu köyden giden insanlar aslında gitmediler.” diye başlayan ve devam eden gerilim...
12 Kızgın Adam’ın sırrı pahalı prodüksiyon değil, çatışmanın giderek büyümesidir. Kısa filmlerde aslında parasız yapımlardır. Bütçe ya yoktur ya çok azdır. Senaryosunu yazarken bunu da göz önüne almak gerekmektedir.