"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Fitrelik emekli ve sosyal patlama!

Ali FERŞADOĞLU
15 Mart 2024, Cuma
AKP iktidarı 2003’ten başlayarak adalet, meşrutiyet/demokrasi eğitim, ekonomi ve toplumsal barışı adım adım çökertti!

Ekonominin korkunç rakamları bunu gösteriyor: Ocak 2024 dönemi için yoksulluk sınırı 52 bin; açlık sınırı, 15 bin tl. En düşük emekli maaşı 10 bin lira. Emekli açlık sınırının altında fitrelik, fidyelik! Fidye ne demektir?

Oruç tutmaya gücü yetmeyen yaşlılar ile iyileşme ümidi olmayan hastaların bunun karşılığında bir fakire vermeleri geren meblağdır. Bir fidye, bir sadaka-i fıtır miktarıdır. “Oruç tutmaya güç yetiremeyenler, bir fakir doyumu kadar fidye öder.”1 mealindeki ayette belirtildiği gibi bir fakiri tam bir gün doyurmaktır. Bir gün 2 öğün olarak hesaplanır.

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu 2024 fidyesini (fitreyi) 130 lira olarak belirlemiş. Bir kişi, günde 130, 30 günde 3900 lira ile karnını doyurabiliyor. Türkiye’de ortalama hane sayısı 4’tür. 4x3900=15.600 tl. (Yazıyla, On beş bin altı yüz lira!) En düşük emekli maaşı 10 bin tl. Emekli ailesinin yalnız karnını doyurmak için 5.600 lira daha bulması lazım! Giyecek, yakacak (elektrik, rahmangaz) yol masrafı vesaire, derken bir 5.600 liraya daha ihtiyacı var. Bunu nereden, nasıl bulacak? Yani, vatandaş istibdat/zorbalıkla kasten ve hileyle ahlâksızlığa mı sürükleniyor!?

Bunun adı, “Sen çalış ben yiyeyim!” amelelik, ücretlilik sistemidir! “Beşerin hayat-ı içtimaîsinde bütün ahlâksızlığın ve bütün ihtilâlâtın menşei iki kelimedir: Birisi: ‘Ben tok olduktan sonra başkası açlıktan ölse bana ne?’ İkincisi: ‘Sen çalış, ben yiyeyim.”2

İşte zenginlerin astronomik kazançları, işte çalışanların, memurların aldıkları farklı maaşlar:

Ecirlik düzeninde, “Zenginler olan havas tabakası, avâmı ve fukarâyı ücret mukâbilinde hizmetkâr ittihaz etmesi, yani sermaye sahipleri ehl-i sa’yi (çalışanı) ve ameleyi küçük bir ücrete mukâbil istihdam etmeleridir. Bu devirde sû-i istimâlât o dereceye vardı ki, bir sermâyedar, kendi yerinde oturup, bankalar vâsıtasıyla bir günde bir milyon kazandığı halde; bir bîçare amele, sabahtan akşama kadar, tahte’l-arz (yeraltı) mâdenlerde çalışıp, kùt-u lâyemût (ölmeyecek) derecesinde, on kuruşluk bir ücret kazanıyor.”3

Bu hal, müthiş bir kin, bir iğbirar (kırgınlık, güceniklik) verip fakiri havâssa îlân-ı isyan ettirmeyecek mi? Sosyal patlamalara sebebiyet vermeyecek mi?

Dipnotlar: 

1-Bakara Suresi, 184.; 

2-Mektûbât, Enst./intr., s. 264.; 

4-Age., s. 353.

Okunma Sayısı: 1136
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Erhan

    15.3.2024 09:01:08

    Allah, burunlarından fitil fitil getirsin. Emekli, fakir fukara, garip, gureba, ya birde çeşitli iftiralarla işinden eşinden aşından ayırarak zulmettikleri masum, mazlumlar, ooo cehennemde cümbüş var🤲

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı