"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yeni Parti

Ahmet DURSUN
30 Temmuz 2026, Perşembe
Yeni Parti kuruldu. Yeni ama hiç şüpheniz olmasın, yepisyeni değil. Yepisyenilik hakikaten yepyeni olmayı gerektiren bir olgu. Yeni Parti ise bir nevi eskinin devamı, basbayağı eski CHP’nin yeni versiyonu.

Zira Yeni Parti bir yenilenme ihtiyacından, “eski”nin işe yaramadığı fikrinden doğmuş ya da Türk siyasetinin tıkanan kanallarına açma, topluma yeni bir nefes olabilme, Türkiye’nin demokratikleşme ihtiyacını yepyeni bir yaklaşımla karşılayabilme motivasyonuyla kurulmuş değil. Bu yeni durum, düne kadar muhafazakâr camiayla helalleşmeye hevesli, merkez sağın değerleriyle barışmaya hazır bir figür olarak pazarlanan Kılıçdaroğlu’nun CHP’ye yaşattığı süreçle ilgili. Mutlak butlan kararı sonrası farklı bir yüzüyle tanıştığımız, hiç de demokratik bir kişilik olmadığı ortaya çıkan Kılıçdaroğlu’nun Türk siyasetinin gidişatını derinden etkileyen katı tutumu nedeniyle mecburiyetten kurulmuş bir parti, Yeni Parti. 

Konjonktürün zorladığı bu durum siyasi bir fırsata dönüşebilir mi, Yeni Parti hakikaten iktidar kapısını zorlayacak dönüşümü ve değişimi gerçekleştirebilir mi? Yeni Parti’yi Demokrat Parti’nin CHP içinden çıkışına benzeterek pür-umut buraya meyleden, CHP değerleriyle barışmaya hazır yeni tip muhafazakarların moralini bozmak istemem; ama  eğer gerçekten Yeni Parti kendisini iktidara taşıyacak bir değişimin  peşinde ise öncelikle şu temel soruların cevaplanması gerekir.  

Temel sorulardan birincisi, Yeni Parti’nin tarihi kökenlerine ve temellerine sımsıkı bağlı olan CHP'nin devamı niteliğinde olup olmayacağı, “Halk Partisi” değerleriyle nasıl bir bağ kuracağıdır. Yeni Parti’nin “Altı Ok” ilkelerine bağlı kalacağı yönündeki yaklaşımı,  Atatürkçülüğü varlık sebebi olarak görmeleri, en son Deniz Göktaş olayında olduğu gibi, Yeni Parti’yi kuran kadroların dini değerlerin bu millet için ne anlama geldiğini hala kavrayamamış olmaları,  inkılapçılık ilkelerine sıkı sıkıya bağlı CHP'nin tarihsel kimliğini ve varlığını yaşatma çabası içinde görülmeleri Yeni Parti’nin “yeni”sinin alelacele konulmuş konjonktürel bir isim olduğu, basbayağı eski CHP’nin yeni versiyonuyla karşı karşıya olduğumuz tezlerini güçlendirmekte ve “değişim”le ilgili beklentileri bir zehaptan öteye taşımamaktadır.  

İkinci temel soru, Yeni Parti’nin Kılıçdaroğlu CHP’sinin başlattığı geçmişiyle yüzleşebilme refleksini gösterip gösteremeyeceği ya da bunu hangi tarihsel noktaya kadar taşıyabileceğidir. 28 Şubat’tan öteye geçmeyen bir yüzleşme hiç de inandırıcı olmayacaktır. Bununla birlikte, bir yandan Tek Parti döneminin tarihî şahsiyetlerine ve geçmişin halka rağmenciliğini yansıtan fotoğrafına sahip çıkarken diğer yandan demokratik bir değişim, çoğulcu ve kucaklayıcı yaklaşımdan söz etmenin tuhaflığı da sırıtacaktır. Bu bağlamda eskisinden pek de farklı olmayan bir  Yeni Parti’nin eski CHP’nin platonik şekilde bağlı olduğu eski değerleri üzerinden yeniyi inşa etme çabası, onun geniş kitlelere ulaşmasını zorlaştırabilir. 

Diğer önemli soru, Yeni Parti'nin ekonomik problemlerin çözümünden hukuk devleti olma yolundaki vaatlerine, temel hak ve hürriyetlerden ne anladıklarından aile, gençlik ve eğitim meselelerini hangi zeminlere oturtacağına, din-devlet-siyaset ilişkilerinde nasıl bir tavır takınacağına ve tek adamlığa dönüşen yeni sistemle ilgili nasıl bir politika geliştireceğine kadar geniş bir yelpazedeki temel hususlarla ilgilidir. Bu süreçte Yeni Parti’nin muhafazakâr seçmene daha sıcak mesajlar vermesi, dini hayat, inanç ve özgürlük alanlarına dair daha kapsayıcı bir dil kullanması ve kutuplaştırıcı söylemlerden uzak durması muhtemel siyasi senaryolar arasında olmakla birlikte bu senaryoların hayata geçip geçmediği, partinin “Altı Ok”a yaslanan ideolojik çizgisini tamamen değiştirip değiştirmediğine dair izlediği politikalarla görülecektir.  

Okunma Sayısı: 274
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı