“Nasıl yani?” diyenleriniz olabilir. Anlatayım: 1968 senesinde, evimize M. Şevket Eygi’nin çıkardığı “Bugün” gazetesini alıyorduk.
O zamanlar gazeteler şimdiki gibi marketlerde, bakkallarda satılmazdı. O günlerde kulübe şeklinde olan “gazete bayileri” vardı. Oralardan alırdık. Abone olunduğu zaman da “müvezzi” ismi verilen ve mavi renkli matrislere gazeteleri koyup ev ev dolaşarak abonelerin gazetelerini dağıtan kişiler vardı.
Bizim de “Mustafa” isminde bir müvezzimiz her gün gazetemizi getirirdi. 1970 senesinde Risale-i Nurlar’la müşerref olduktan sonra artık bizim gazetemiz “Yeni Asya” olmuştu. Gazetemizi değiştirdik ama eski alışkanlıktan olacak ki Mustafa bazen şaşırıp “Yeni Asya” yerine yine “Bugün” gazetesi getirirdi. Tabiî bilâhare onu alıştırdık. Artık intizamlı şekilde Yeni Asya geliyordu.
1971 ve 1980 ihtilâllerinde gazetenin ihtilalciler tarafından kapatılması haricinde, Ankara’da gazetemizi muntazaman aldık. Ailemin yanında rahmetli babam da iyi bir Yeni Asya okuyucusuydu. Bunu ilerleyen (100 yaşına yakın) yaşına rağmen devam ettirmişti.
1981 sonlarında ben Erzurum’a gidince artık orada gazetemizi alma maceramız da başlamıştı. Gerçekten de “maceralı” günler yaşadık. İlk lojman hayatımız orada başladı. Şehir merkezine uzaktık. Ayrıca, Erzurum zaten mahrumiyet bölgesi. Gazeteler de bundan nasibini almış, gazetemizi ancak ertesi gün alabiliyorduk. (1973-74 senelerinde Yeni Asya’nın Ankara baskısını yaptığımız zaman Erzurum da dâhil doğu vilayetlerine gazeteleri biz sevk ediyorduk.) Bir de 80 İhtilâli sonrası Erzurum cemaatinin ihtilalcilere taraf olması ve Yeni Asya’nın da ihtilalcilere taraf olmamasından dolayı gazetenin en çok satıldığı beldelerden biri olan Erzurum’da maalesef gazete tirajı düştüğü gibi dershanelerde gazete okuyan talebe kardeşlerimize de rahat verilmiyordu. Bu işi halletmek için Kutlular ağabeyin teşvikiyle Erzurum’da Yeni Asya hizmetlerini Dr. Hüseyin Özdemir ve Hasan Diyarbakır ile beraber başlattık. Kontratı benim üzerime yapılan bodrum kattaki bir daireye mezkûr kardeşlerimizi yerleştirdik. Artık orada rahatlıkla gazetelerini okuyabiliyorlardı.
1985 senesinde Erzurum’dan Balıkesir’e tayinen geldik. Lojman yine şehir merkezinden uzaktı. Gerçi Erzurum gibi gazete ertesi gün gelmiyordu. 1989 yazında Balıkesir’den Bursa’ya taşındık. Artık 70’li senelerdeki gibi sadece gazete bayileri değil marketler de gazete satıyordu. Biz de oradan temin ediyorduk.
Bursa’da lojmandan çıktıktan sonra bir kaç ev değiştirdik. Hepsinde de öyle-böyle gazetemizi temin edebiliyorduk. Abone olduğum markete gazete gelmeyince bir kaç kilometre yürüyerek gidip gazetemi o şekilde alıyordum.
Birkaç sene evvel “korona” hadisesi yüzünden artık marketlerin bazısı gazete getirmemeye başladı. Gerçi kapıcımız bir iki defa uzak yerlerden getirdiyse de zor oluyordu. Gazete teminimiz yarım asır sonra zora girmişti. Çok yakın olmasa da bir kardeşimizin kitabevine bırakılan gazetelerimi haftada bir veya daha uzun süre sonra alıyordum. Fakat birikmiş gazete okumak günlük gazete okumak gibi olmuyordu. Neyse “e-gazete” sistemimizden de gazetemizi takip ediyorduk.
Geçen sene bir ev daha değiştirdik. Buradaki sitede baktım kapıcı bir kişiye bir gazete getiriyor. Marketi öğrenip idarecileri ile konuştum. Abone olduk ve bir kaç sene inkıtadan sonra gazeteme günlük olarak kavuştum, şükür.
Gazetemizle alâkalı çok makale yazdım. İnşâallah farklı bir makalede buluşmak temennisiyle.