"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bir niyet hikâyesi

Zeynep ÇAKIR
30 Temmuz 2026, Perşembe
Sabah kalbinin üstünde bir ağırlıkla uyandı. Morali bozuktu. Kötü bir telefon görüşmesi yapmıştı ve muhatabı kendisini yapmadığı şeylerle itham ediyordu.

Ne kadar yanlış anladığını söylese de ikna edemedi. İsteksizce doğruldu. Gün, mecburen onu bekleyen işlerle doluydu. Kahvaltı hazırlamak için mutfağa yöneldiğinde "Ne art niyetli insanmış. Öküz altında buzağı arıyor resmen” diye söylendi.

Sonra kapı aralığından hâlâ uyuyan yavrusuna baktı. “Hiç uyanmaya niyeti yok gibi” dedi usulca kızına. Gülümsediler. 

İşlerini yaparken telefonu çaldı. Ablasıydı arayan. Kızı eşinden çok çekiyordu ve başladı şikâyete her zamanki gibi. “Bu sefer iş kötü kardeşim” diyordu. “Adam iyice niyeti bozmuş, evle barkla alâkası yok. Bunların da sonu yok” deyip bir kaç sitemkâr söz ekleyip telefonu kapadı. 

“Allah'ım sen hayırlara tebdil et. Niyetini düzelt o adamın da doğruları görsün” diye dua etti halisane. Yangına körükle gidilmezdi, yuvanın devamı esastı. Ablasını teskin etmek biraz zor olsa da iyi niyeti elden bırakmamak gerekti. “Eşimle konuşayım, çocukla bir de o konuşsun. Belki onun sözleri tesir eder” diye düşündü.

Eşi oruca niyetlenmişti. Biraz ortalık işine giriştikten sonra akşam yemeğini biraz özenli yapmak istedi. Kendisi bir hastalığından ötürü orucunu tutamıyor, eşinin nafile oruçlarına imreniyor, onun “Ameller niyetlere göredir” hadisini hatırlatmasına ve “Senin sevabın başka cihetlerdendir” demesinden bir nebze teselli buluyor ama vicdanı bir türlü rahat etmiyordu.

Ana yemeği hazır ettikten sonra çocuğu parka çıkarmaya niyetlendi. “Nasılsa diğerleri kısa sürede olur” dedi. Çıktılar. Parktan sonra bir büyüğüne uğrayacaktı ama eski bir arkadaşına denk geldi. Sarıldılar, hasretle kucaklaştılar. Başka bir şehirdeydi arkadaşı, mecburî görev bitince gelmiş, bir de kendilerine en yakın yerden ev tutmuşlardı. “Gel” dedi “Bir kahve içelim, hem evimi görmüş olursun.” “Rahatsızlık vermeyeyim” dedi ama  fazla ısrara  dayanamayıp "Kime  niyet kime kısmet" diyerek eşlik etti fazla direnmeden.

Dönüşte ikindi ezanları okunuyordu. “Önce namaz” dedi. Tam sünnete niyet etti ki çocuk öksürmeye, ardından ağlamaya başladı. Namazı bozup koştu: “Al evladım, iç bu suyu şifa niyetine inşallah” diye sakinleştirdi yavruyu, sonra tekrar namaza niyet etti. Eda ettikten sonra tesbihini çekti. Dili durdu duaya. Duasına sevdiği bir genç kızı da ortak etti. Bir genç bu kızı beğenmiş ama kız günah korkusu ile önceleri hiç yüz vermemiş. Genç “Niyetim ciddî. Evlenmek  niyetiyle görüşmek istiyorum” deyince görüşmeyi kabul etmiş, “Abla ne olur bana dua et” deyince gençler için “Niyet hayır akıbet hayır olsun inşallah. Rabbim işlerini kolaylaştırsın, hayırlı eylesin” dedi. Sonra devam ettiği kitabının kaldığı yerdeki sayfasını açtı. Ne güzel bir tevafuk ki: "Niyet öyle bir hâsiyete mâliktir ki, âdetleri, hareketleri ibadete çeviren pek acib bir iksir ve bir mâyedir." hakikatini okudu. “Fesubhanallah! Bizi doğru yoldan, kalbimizi de iyi niyetten ayırma Rabbim” dedi. Ferahlamış bir şekilde işlerine koyuldu.

Okunma Sayısı: 207
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı