"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hacc; hak, hürriyet ve adalet dersi ve eğitimidir

Ali FERŞADOĞLU
17 Haziran 2024, Pazartesi
Bilindiği gibi, Haccın farzı, “ihrama girmek, Arafat'da bir müddet beklemek, Kâbeyi tavaf edip ziyâret etmek” üzere üçtür.

Bunun için dünyanın dört bir yanından kalkıp, pek çok masraf yapıp, sıkıntı, meşakkat, zahmet ve tehlikelere katlanarak yollara düşmenin bir çok hikmet ve faydaları olmalıdır. Bir âyette buna mealen, "İnsanlara haccı ilân et... Tâ ki, orada dünyalarına ve âhiretlerine âit faydalar bulsunlar"-Hacc, 27-28.; şeklinde işâret edilir.

Haccın tek bir gâyesi var: O da Allah rızasını kazanmaktır! Ancak, O en güzeli yaratır, en faydalı işleri emreder. Dolayısıyla Hac ibâdetine de, binlerce hikmet ve fayda koymuştur. Haccın, namaz, oruç, zekât (beden ve sıhhatin zekâtı) kurban, sadaka, güzel ahlak, sabır, tekbir, tehlil, zikir, şükür, fikir, tesbih, duâ gibi çok yönlü ibâdetleri içinde topladığını biliyoruz. 

Hac, bir sabır eğitimidir. Kâbe yollarına düşen bir insan, yolculukta binbir meşakkat ve zahmetlerle başbaşadır. Türlü türlü fıtratlarla karşılaşmaktadır. Huyları, mizaçları, kültürleri, iklimleri, dilleri, mezhepleri, meşrepleri, meslekleri ayrı ayrı insanlarla yolculuk etmekte, onlarla buluşmakta, bir arada kalmakta, sabırların her çeşidini tatmaktadır. Sabır eğitimini alarak memleketine dönen bir insan, insanlık için, engelleri aşmaya, problemleri çözmeye adaydır. Değişik ahlâk ve huydaki insanlarla omuz omuza gelmeye, beraber çalışmaya hazırdır.

Hac, insanı âdetâ melekleştirir. Allah rızasını esas alıp yola çıkan, midesi ve nefsî istekler etrafında değil, Beytullah etrafında dönen; devamlı taat, ibâdet ve zikirle meşgul olan, sabrı öğrenen, arkadaşlarıyla kavga etmeyen, şahsına karşı yapılan hakaretleri, işlenen kusurları problem haline getirmeyen insan melekleşir.

Hac, hak ve hürriyetleri; her canlının hayat hakkına saygı göstermeyi öğretir, şiddet duygularını törpüler. Çünkü, mukaddes hacc yolunda ve ihramlı iken saç-sakal tıraşı olmak, vücudundan bir kıl dahi koparmak, tırnak kesmek, av hayvanlarını öldürmek, avcıya hedef göstermek, yeşillikleri koparmak; cinsî münasebette bulunmak, hattâ şehvet muhtevâlı konuşmalar yapmaktır.

Yola düşen bir hacı adayı şunu görür, düşünür, konuşur, meşveret eder: Bu mübarek beldelerde, Hz. Adem'den başlayıp, âhirzaman peygamberi Hz. Muhammed'e kadar (asm) gelip geçen 124 bin peygamberin, 124 milyon evliyanın, 100 bini aşkın Sahâbînin hak, hürriyet, adalet, iyilik ve güzelik uğruna vermiş olduğu mücâdelelerin hâtıraları vardır. Zâlim ve haksızlara karşı direnmeleri vardır, insanları hak yola dâvet etme kavgası vardır. Bütün bu hâtıralar hacının dünyasında tekrar tazelenir, pekişir.

Okunma Sayısı: 859
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Erhan

    17.6.2024 09:54:00

    Allah zalim olmayan tüm Müslümanlara, hacı olmayı nasip etsin

  • Burhan Kula

    17.6.2024 00:31:31

    Teşekkürler,iyi bayramlar..

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı