"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İmanın özelliği hürriyet ve adalete kim engel?

Ali FERŞADOĞLU
03 Temmuz 2024, Çarşamba
Ferd, aile ve toplumun ilmi, sosyal, maddi-manevi, teknolojik gelişmesi hürriyet, adalet, meşveret ve meşrutiyet/demokrasiye bağlıdır.

Başta fikir, inanç, vicdan olmak üzere tüm hakların kaynağı “Hürriyet, Rahman olan Allah’ın bir hediyesi”1 “İmanın hassasıdır (özelliğidir).2 Şu halde eğitim, aile, toplum ve devlet yapılanması hürriyet üzerine bina edilmeli. Meşverete dayalı, milletin kalbi hükmünde olan meclis, şûra sistemi İslamın ruhuna uygundur.

Hürriyetperver, milliyetperver, hamiyetperver bu kavramlar için çalışırken; imanın özelliği hürriyet, adalet, meşrutiyet, meşveret, şûra, parlamenter sistemi engelleyenler de “Cehalet ağa, inat efendi, garaz beyi, intikam paşa, taklit hazretleri, mösyö gevezeliğin emri altında insan milletinden mutluluk kaynağımız olan meşvereti inciten bir cemiyettir.”3 Bu cümlenin açılımına gelince:

● Cehalet ağa: Bey, paşa, şeyh, başkan, reis adı altında hakimiyetini sürdürmek isteyenler.

● Şahsi çıkarını milletin menfaatinden üstün tutanlar. 

● Basit, görüşlerini kabul ettirmek için dengesiz düşüncelere sapanlar,

● Şahsî garaz ve intikamını terk etmedikleri halde, “fedâkârlık ve hâmiyet” dâvası güdenler,

● Despot, baskıcı, müstebit oldukları halde demokrasi/cumhuriyeti savunur görünenler,

● Hürriyet ve demokrasinin gereği çok seslilik, müsamaha ile fikirlere saygıyı beceremeyip, herkesin kendisine saygı göstermesini bekleyenler.

● Müstebit, zorba, diktatör ruhlular. 

● Herkesin istirahatini, huzur ve mutluluğa kavuşmasını intikamcı rûhuna yediremeyenler,

● Gerçek demokrasinin kıymetini taktir edemeyen cahiller, 

● Dinde hassas olup, akli muhakemesi nakıs olanlar.  

● Hürriyetin İslâm’a zıt olduğunu sanan kıt fehimli anlayışsızlar.

Ve “Bâzı cezâ-i sezâsını (yakıcı cezâsını) hazmetmeyen, bir kısım da başkasının etini yemekten dişi çıkarılan ve bâzı bir meşhur Bektâşi gibi mânâ verenler, yol üzerine çıkıp, gasp edip yağmalayanlar. Daha onların öte tarafında da bir kısım gevezeler; bâzı bahane ile, parça parça etmek isteyenler”dir.4

Hakiki dindar olan bir Müslüman bu kötü hasletleri kendisine nasıl yakıştırabilir ki!

Dipnotlar:

1-Beyanat ve Tenvirler, Enst./intr., s. 40, 21.; 2-Münâzârat, s. 59.; 3-Age., s. 47.; 4-Age., s. 29.

Okunma Sayısı: 1023
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali Ferşadoğlu

    3.7.2024 15:59:11

    Muhterem Topaloğlu, “Cezâ-i sezâ”, uygun, lâyık, yerinde cezâ demektir. Sizin dikkat çektiğiniz, “Burada kastedilen ‘liyakatsiz, makamını, koltuğunu dolduramayan’ insanlar”, ise, “cezâ-i sezâ”nın, şerhi olabilir. Şerh, katkı ve tashihinizden dolayı teşekkür ederim.

  • Nahit Topaloğlu

    3.7.2024 11:09:21

    Ferşadoğlu kardeşim, "Bâzı cezâ-i sezâsını (yakıcı cezâsını) hazmetmeyen,... " Parantez içindeki mânâ metne uymuyor. Burada kastedilen "liyakatsiz, makamını, koltuğunu dolduramayan " insanlardır. Bâki selam ve muhsbbetler kardeşim.

  • Bülent BİÇER

    3.7.2024 10:48:19

    Hürriyet, adalet, meşveret ve meşrutiyet/demokrasiye manilere dair makalenizden çok istifade ettim... Teşekkür eder iyi çalışmalar dilerim...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı