"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İttihad-ı İslâmı kim, nasıl gerçekleştirecek?

Ali FERŞADOĞLU
07 Şubat 2024, Çarşamba
Kardeşimiz S. Alemdar, “Birleşmezsek zulümler bitmeyecek. “En büyük farz vazifesi olan ittihad’ için diğer STK, cemaat, tarikat, vs. ikna etmemiz lâzım değil mi?” diye sordu.

Cemaat mensubu fertler olarak asla acze ve ümitsizliğe düşmeden daha büyük gayret göstermeli. Zira, “Yeis, aczden gelir. Yeis, mâni-i herkemâldir. Hamiyet ise, şiddet-i mevânia karşı şiddetle metânet etmektir.”1

İslam birliği için önce İttihad-ı İslam kavramını teferruatıyla anlamak, öğrenmeli ve altyapısı, ittihad-ı iman, ittihad-ı ilim, ittihad-ı uhuvvet, ittihad-ı fikir teşekkül ettirmeli. Müslümanların başına gelen bir musibet ve felaket için, yalnızca kader boyutuna bakıp, “Onlar hak etti, kader de adalet etti!” diye inanırlarsa ittihad-ı kader olmaz ve ittihad gerçekleşmez. Ve şu fikirde de ittihad etmeliyiz:

“İttifak hüdâdadır, hevâda ve heveste değil.”2 Yoksa, “menfaat üzerine dönen canavar siyaseti” uygulayanlar ve milleti hasis menfaat ve çıkarları için biribirine düşüren siyasetçiler değil! Biz vatandaşlar “katil İsrail mallarına boykot” ederken, iktidarın ihracat-ithalatları (yüzlerce gemi ile mal savkiyatları) devam ettirilirken… Müslümanlar, Kur’an ve Sünnet-i Seniyye’yi dinlemeyip, sabahtan akşama kadar siyasi liderlerini dinler ve ona göre hareket ederse ittihad-ı İslam gerçekleşmez. Ferdi ferde, aileyi aileye kırdıran kutuplaştırıcılarla kim ittihad, ittifak eder? “Komşusu açken yatan”lar ittihad-ı İslamı temin edemez! “Menfaat üzerine dönen canavar siyaseti” takip edenler ittihada gelmez!

Unutmayalım ki, ittihad-ı İslam dahil her meselede vazifemiz, yalnızca tebliğdir, vazife-i İlahiyeye karışmamaktır. “İnsanın elindeki cüz-ü ihtiyarî ile işledikleri ef’allerinde, Cenâb-ı Hakka ait netâici düşünmemek gerektir... Üstad-ı mutlak, muktedâ-yı küll, rehber-i ekmel olan Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, ‘Peygambere düşen, ancak tebliğ etmekten ibarettir.’3 (mealinde) olan ferman-ı İlâhînin… sırrıyla anlamış ki, insanlara dinlettirmek ve hidayet vermek, Cenâb-ı Hakkın vazifesidir; Cenâb-ı Hakkın vazifesine karışmazdı.”4 “İnsanların çekilmesiyle ve dinlememesiyle daha ziyade sa’y ve gayret ve ciddiyetle tebliğ etmiş.”5

İttihad-ı İslâmı “siyasetçiler” değil, Kur’an’ın çağdaş tefsiri Risale-i Nur sağlayacak!

Dipnotlar:

1-Münazarat, Enst./intr., s. 30.; 2-Hutbe-i Şâmiye, s. 93.; 3-Nur Suresi, 54.; 4-Lem’alar, s. 135.; 5-Hizmet Rehberi, s. 234.

Okunma Sayısı: 1157
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Savaş

    7.2.2024 19:04:23

    BİRİNCİ DÜSTURUNUZ Amelinizde rıza-yı İlâhî olmalı. Eğer O razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok. Eğer O kabul etse, bütün halk reddetse tesiri yok. O razı olduktan ve kabul ettikten sonra, isterse ve hikmeti iktiza ederse, sizler istemek talebinde olmadığınız halde, halklara da kabul ettirir, onları da razı eder. Onun için, bu hizmette, doğrudan doğruya, yalnız Cenâb-ı Hakkın rızasını esas maksat yapmak gerektir. Başarılar saygılar sunarım

  • Avni Aladağ

    7.2.2024 16:35:07

    Cemaat ve tarikatların çoğu ittifak ettiler ama hakikatte değil şekerde ittifak ettiler.bu şeker kirli siyaset..sineklerin şekere üşüşmesi gibi kirli siyasetin imkanlarına üşüştüler.yazık çok yazık...

  • Tahir

    7.2.2024 09:21:19

    Yazılanları çok doğru buluyorum. Üzerinde uzlaşabileceğimiz belkide en önemli değerler olarak öncelikle demokrasi hukuk ve insan hakları olmalı.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı