"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Risâle-i Nûr nasıl bir yol açmış?

Ali FERŞADOĞLU
09 Temmuz 2024, Salı
Tasavvuf/tarikatta nafile ibâdet ve zikir çok önemli bir esastır.

Zira, mânevi makamlara çıkıp zahirden hakikate geçilebilir. Risâle-i Nûr mesleğinin dört esasından birisi olan tefekkürle, ilim içinde aynı neticelere çok daha kısa zamanda varılabilir. Çünkü, “Risâle-i Nûr, ibâdet yerinde ilim içinde, hakikata bir yol açmış. Sülük ve evrad yerinde mantıkî bürhanlarla ilmî hüccetler içinde, hakikatü’l-hakaika bir yol açmış ve ilm-i tasavvuf ve tarikat yerinde doğrudan doğruya ilm-i kelâm içinde, ilmî akîde ve usülü’d-din içinde bir velâyet-i kübrâ yolunu açmış.”1

“İbâdet yerinde”, farz, vacib olmayan, “nafile ibadet” demektir. “Bir saat tefekkür bazen bir sene nafile ibadetten daha hayırlıdır.”2 Risâle-i Nûr, doğrudan iman hakikatlerini ders verdiği için hem tefekkür hem ilim hem ibadet mesabesindedir. Eskiden çok nafile ibadetlerle “marifetünnefsi/nefis terbiyesini” gerçekleştiren evliyaya bedel, bu zamanda onunla çokça meşguliyet aynı neticeyi verir. Öyle bir ilim ki, içinde külli ibadet ve tefekkür var. Ve, “Sülûk ve evrad yerinde, mantıkî burhanlarla ilmî hüccetler içinde hakikatü’l-hakaike yol açmış.”3 Tarikatın uzun, çileli sulûk ve evradıyla elde edilen mânevi makamlar, dereceler; bugün Risale-i Nur’un mantıki delil ve ispatlarıyla kısa zamanda ve az bir gayretle kazanılır. 

“Ve ilm-i tasavvuf ve tarikat yerinde, doğrudan doğruya ilm-i kelâm içinde ve ilm-i akîde ve usûlü din içinde bir velâyet-i kübrâ yolunu” açtığından tasavvuf/tarikat disiplinine girmeden, doğrudan ve kısa bir zamanda velayet-i kübra makamına çıkmak, bu özel ve çabuk yolu olan ilm-i kelâm içinde çıkmak mümkün. Yâni kelâm ilmindeki herkesin anlamakta zorlandığı ağır felsefi deliller yerine, Kur’ân’ın daha sade ve anlaşılır tevhidi delilleri ile kısa ve öz bir velâyet yol bulmuştur. Meselâ Kader meselesini bütün yönleriyle öğrenmek isteyen, “Sırr-ı kader ve cüz-i ihtiyarînin halli için, koca Sa’d-ı Taftazanî gibi bir allâme, kırk elli sayfada, meşhur Mukaddemât-ı İsnâ Aşer namıyla Telvih nam kitabında ancak hallettiği ve ancak havassa bildirdiği aynı mesâili, kadere dair olan Yirmi Altıncı Sözde, İkinci Mebhasın iki sayfasında tamamıyla, hem herkese bildirecek bir tarzda beyan”4 etmiş. İşte Risale-i Nur, bu kestirme ve kesin yol ile sarsılmaz tahkiki imanı toplumun her tabakasına ders vererek uzun ve meşakkatli yollara sapmadan velâyetin en yüksek makamlarına ulaştırıyor.            

Dipnotlar:

1-Emirdağ Lâhikası, Enst./intr., s. 80.; 2-Suyutî, Camiu’s-Sağir, II/127; Aclûnî, I/310.; 3-Emirdağ Lâhikası, s. 80.; 4-Barla Lahikası, s. 15.

Okunma Sayısı: 1005
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı