"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Siyasî ceza kesenleri alkışlayan da korksun!

Ali FERŞADOĞLU
08 Şubat 2024, Perşembe
Şiddetle alakası olmayan on binlerce insanın “terörist” ilan edilmesi ve hapse atılmasına Kader nasıl fetva vermişti? Suçlandıkları “terörist” yaftasından masum oldukları halde neden buna maruz kaldılar?

İşte sırlarından birisi: “Kim bir zalime zulmünde yardım ederse, Allah o zalimi o yardım edene musallat eder!”1

Mükerreren hürriyetçi, demokrat olmadıklarını, müstebit olduklarını, yönetime liyakatlerinin bulunmadığını yazdığımız, çizdiğimiz, anlattığımız ve dahi çoğunluk yaşayarak da gördüğü halde “mezardan adam kaldırıp, yurtdışından uçaklarla adam taşıyıp” AKP ve Erdoğan’ı iktidar yapmak için canhıraşane çalıştılar. Evet, “Harp boğuşmalarını merakla takip eden, bir tarafa kalben taraftar olur. Onun zulümlerini hoş görür, zulmüne şerik olur”2 Zalime ”fiilen, iltihaken ve iltizamen” ve dahi alenen ve kavlen destek verenlerin “tarafgir nazarı, taraftar olduğu taraf cereyanın kusurunu görmez, zulmüne rıza gösterir, belki alkışlar. Halbuki küfre rıza, küfür olduğu gibi, zulme razı olmak dahi zulümdür”3 hakikatine masadak oldular.

Kur’an ve Sünnet-i Seniyye’nin iman, ibadet, ahlak, içtimai, siyasi ölçü ve stratejilerini ortaya koyan Risale-i Nur’un değil, başkalarının peşine takıldılar! Ve o cezaya kader feva verdi!

Yalnız kaderin adalet, beşerin zulmetmesi meselesini doğru anlamak gerekir. Kader adalet etti, diye zalim zulmetmemiş olmuyor! “Meselâ, hâkim seni sirkatle mahkûm edip, hapsetti. Halbuki, sen sârık değilsin; fakat, kimse bilmez gizli bir katlin var. İşte, kader-i İlâhî dahi seni o hapisle mahkûm etmiş. Fakat, kader, o gizli katlin için mahkûm edip adâlet etmiş; hâkim ise, sen ondan mâsum olduğun sirkate binâen mahkûm ettiği için zulmetmiştir. Kader, senin gizli hatalarına binaen, o musibet eliyle seni terbiye ediyor.”4 

Musibetler şunlar için de gelebilir: “Bir kısmı keffâretü’z-zünubdur. Bir kısmı ihtar-ı Rahmânîdir ve bir kısmı, gafleti dağıtıp, beşerî olan aczini ve zaafını bildirerek bir nevi huzur vermektir.”5 Allah’ı bırakıp sebep ve yöneticileri rab edinip aklımızı başımıza almazsak daha beter balalar gelmeyecek mi?

Dipnotlar:

 1-Suyutî, Camiu’s-Sağir, c. 33578., vd.; 

2-Şuâlar, Enst./inter., s. 184.; 

3-Kastamonu Lâhikası, s. 112.; 428.; 

4-Sözler, s. 428.; 5-Lem’alar, s. 18.

Okunma Sayısı: 1804
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Necati

    9.2.2024 13:59:40

    Bu asırda müslümanların fevkalede safderunluğu, ahir zamanda son derecede altatıcı fitne rüzgarları karşısında Risale-i Nur gibi bir sığınak ve şaşmaz ve şaşırtmaz rehber varken yanlış rehberlerin peşinden gitmeleridir. Bu nedenlerden dolayı bu dehşetli her türlü kılığa giren, altatıcı Süfyanın fitne rüzgarları ehl-i imanı bir çok felaketlere savurdu. Bundan ders alıp tövbe ederler inşaallah kurtulur. Hatalara mazaret arayanlara da Allah yardım eylesin.

  • süleyman ALIÇ

    8.2.2024 15:43:07

    Tebrikler Ali abi tabiri caizse tam da "kitabın ortasından" yazdınız bir mümin asla ve asla zulme ve zalime taraftar olmaz ve olamaz zulmü ve zalimi tanımak içinde "FERASET" gerekir bu zaman da o "Feraset" de Risale-i Nurun gözü ile bakmak, Meşveret ile karar vermek ve Şahs-ı manevinin nazarı ile bakmaktan geçer. Maalesef ve maalesef toplumun çoğunluğu Merhum Akif'in "Zulmü alkışlayamam zalimi asla sevemem gelenin keyfi için kalkıp geçmişe sövemem" dediği gibi demiyorlar ve DİYEMİYORLAR. Rabbim tüm dünyadaki Masum, Mazlum ve günahsız insanların yar ve yardımcısı olsun en kısa zamanda da düçar oldukları maddi ve manevi sıkıntılardan kurtarsın amin

  • selim canik

    8.2.2024 13:46:44

    Tarîk-ı hakta çalışan ve mücahede edenler, yalnız kendi vazifelerini düşünmek lâzım gelirken, Cenab-ı Hakk'a ait vazifeyi düşünüp, harekâtını ona bina ederek hataya düşerler. ................. Madem hakikat budur, insan kendi vazifesini yapıp Cenab-ı Hakk'ın vazifesine karışmamalı. ............... Öyle ise; işte ey kardeşlerim! Siz de, size ait olmayan vazifeye harekâtınızı bina etmekle karışmayınız ve Hâlık'ınıza karşı tecrübe vaziyetini almayınız! Lemalar - 130 Mescidi Aksa lı günlere inşaallah .

  • CELAL DARI

    8.2.2024 13:28:41

    Hizmet Hakka olunca "o yıllardaki gibi seviyede" olunur Hizmet siyasete olunca seviyede düşüyor. Kimisi feraset sahibidir akıl eder anlar düşmez. Kimisi düşerek öğrenir. Şikâyetimiz sızlanmamız kime .... Kadere mi itirazımız? O zaman tokada müstahakmışız

  • Abdullah Tunç

    8.2.2024 12:43:44

    Kadere fiilleriyle fetva verip, musibetlere maruz kalanları doğru anlatan bir yazı.Dengeli bir yazı.İtiraz edilecek tarafı yok.Doğru ları ifade etmiş.Kader; za lime yardım ettikleri, zali min zulmünü hoş gördük leri için musibete izin ver miş ve bu aynı adalettir. Kimse buna itiraz edemez Beşerin verdiği cazalar da hukuki değildir.Zalimane dir, zulümdür.Kimse bu zulmü savunamaz.Yalnız mağdurların bu musibetlerden ders çıka rıp öyle rastgele kişilerin peşine takılmamalar gere kiyor.Yaptıkları hatalardan pişman olup, tevbe istiğ far ederek rablarına halisa ne muhlisane yönelmele ri gerekiyor.Böylece bu acı musibetler onlar için kefa retüzzünüp olup, ebedi ha yatlarının kurtuluşuna se bep olur.Rabbim bir daha dindarları böyle ağır musi betlere maruz bırakmasın.

  • Enver şahin

    8.2.2024 10:41:47

    Eline diline sağlık Aziz Ali ağabey, mağdurların biriside eşim 9 yıla mahkum 7,5 yatarı var. 2004 yılında prensip terk edildi “siyasete bulaşmanın sonu kötü olur” dediğimde “sen büğümüzden dahamı iyi biliyorsun “ demişlerdi. Maalesef dahada vahimi halen öz eleştiri yapamıyorlar, kendilerine göre ihsanlarına lütuflarına karşı “ nankörlükle değerlendiriyorlar. Heyhat bir fil azmı gelmiş acaba... selam ve hürmetle efendim

  • Aysuna

    8.2.2024 09:20:08

    Bakalım...Kader inişli çıkışlı bir yol..Ceza mı kesti yoksa nihaî cezayı zulmedenlere,susanlara mı kesecek,onu göreceğiz inşallah!!Görüldü de,görülecek de Allâh'ın izni inayetiyle...

  • Aysuna

    8.2.2024 09:17:38

    O dönemde zalim değil mazlumlardı Ali Hocam,28 Şubat'ın tokatını yemiş ve burdan çıkışın demokraside olduğunu görmüşlerdi..AB,Kophenag Kriterleri,insan hakları..diyorlardı..Sadece Cemaat değil,demokrat ,liberal kesimden çok insanın desteğini aldılar.Avrupa'da haklarında bilimsel makaleler yazıldı,röportajlar veriliyordu..Yatırımlar,güven çok fazlaydı..İnsanın olduğu yerde elbette hatalar da olur,ama şu bir gerçek ki ülke o yıllardaki seviyeyi şu an ki akılla zor bulur...Teşekkür ederiz

  • Ömer

    8.2.2024 08:39:01

    Siyasî ceza kesenleri alkışlayan da korksun! Binlerce tebrikler ediyoruz kaleminize sağlık.👏👏👏🌅

  • fikret aydoğdu

    8.2.2024 03:11:45

    Bir zamanlar cemaati överek rahat ve mutlu yaşayanlar şimdi de söverek rahat ve mutlu yaşamanın yolunu ''GEMİSİNİ YÜRÜTEN KAPTAN'' nın kanatları altında sürdürürken; bu millete çektirilen bunca sıkıntıdan ve dökülen kanlardan da "aldatıldık,Allah affetsin." diye sıyrıldılar. Ne diyordu Efendimiz (sav) "Ey diliyle Müslüman olup da kalbine iman nüfuz etmemiş olan (münafık)lar! Müslümanlara eza vermeyin, onları kınamayın, kusurlarını araştırmayın. Zira, kim Müslüman kardeşinin kusurunu araştırırsa, Allah da kendisinin kusurlarını araştırır. Allah kimin kusurunu araştırırsa, onu, evinin içinde (insanlardan gizli) bile olsa rüsvay eder." Asıl mesele bu hadisin kapsamı içinde haksız yere içeriye atılanlar ve ölenlerin hak arayacağı günde Allah katında bu işten sıyrılabilmektir !

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı