"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Vatandaşta bu ense varken...

Ali FERŞADOĞLU
29 Ocak 2024, Pazartesi
Zengin, güçlü zorba, parasız-pulsuz birisine, “Şu adamın ensesine bir şaplak indirsen sana şu kadar para!” veririm der. Şaplağı indirince, “Ne var be, kimsin sen?” tepkisine, “Kusura bakma, arkadaşıma benzettim...” şeklinde cevap verir.

Zengin adam daha fazlasını teklif eder iki, üç derken uyduracak bahane bulamaz, “Onda bu para, sende de bu ense varken daha çok şaplak yersin!” der.

İktidarın yüksek enlafsyon, zam, faiz (yüzde 45’lerde), vergiler ile malımızı çalarak açlığa mahkum etmesinin özeti şudur: “Reisleriniz malınızı ceplerine indirip hapsettikleri gibi, akıllarınızı da sizden almışlar veya dimağınızda hapsetmişler.”1  

Bu müthiş zorbalık ve soyguna “Dur!” demenin yolunu Bediüzzaman’dan öğrenelim: “Bir millet cehaletle hukûkunu bilmezse, ehl-i hamiyeti dahi müstebit eder.”2

Kimse, “Vatan, millet, Sakarya!” sloganlarına aldanmasın! “Bir mâsumun hakkı, bütün halk için dahi iptal edilmez. Bir fert dahi, umumun selâmeti için feda edilmez. Cenâb-ı Hakkın nazar-ı merhametinde hak haktır, küçüğüne büyüğüne bakılmaz. Küçük, büyük için iptal edilmez. Bir cemaatin selâmeti için, bir ferdin rızası bulunmadan, hayatı ve hakkı feda edilmez.”3  

Adalet/hukuk, eğitim, sosyal barışı olduğu gibi ekonomiyi de çökerten Bediüzzaman’ın, “Katiyyen aleyhindeyim” dediği, “Riyaset-i şahsiye”4 yani, şahsa, kişiye dayalı müstebit Türk tipi ucûbe “Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’dir. Ve tüm yolsuzluk, rüşvet ve suistimallerin kaynağıdır:  

“Meşrûtiyet (demokrasi) ile sû-i istimâlâtın ekser yolları münsed (setlenmiş, kapalı); istibdatta ise açıktır.”5 

Öyle ise, ey vatandaş hakkını ara, olma yatandaş! Zira, sen insansın, Müslümansın! Ve “Medeni-i bittab olduğundan ebnâ-yı cinsinin hukukunu muhafazaya ve hakkını onlar içinde aramaya mükellef”sin.6 Zulmeden zalimlerin “Zalimliğini, semâvâta işittirecek derecede”7 bağırmak mecburiyetindesin!  

Şu halde, “İstibdat ne şekilde olursa olsun, meşrutiyet libası giysin ve ismini taksın, rast gelsem sille vuracağım.”8 diyen Bediüzzaman’ı dinleyip ittiba etmeli değil miyiz? 

Sen kendi hakkını aramazsan, başkası nasıl arasın, niye arasın!? 

Dipnotlar:

1-Tarihçe-i Hayat, Enst./inter., s. 77.; 2-Münâzârât, s. 74.; 3-Mektubat, s. 57.; 4-ESDE, Nutuk, yeni tanzim, s. 196.; 5-Münazarat, s. 39.; 6-Age., s. 137.; 7-Mektubat, s. 254.; 8-Divan-ı Harb-i Örfi, s. 40. 

Okunma Sayısı: 1489
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Erdem MASTAR

    8.2.2024 12:08:09

    Sayın yazar aynen sen hakkını aramazsan başkaları aramaz haksızlığa uğrayanlar yüz binleri buldu yürüseler yer sallanır ama yatandas olmuşlar haklarını başkaları arasın istiyorlar

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı