"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dil sürçmeleri (1)

Ali HAKKOYMAZ
27 Şubat 2021, Cumartesi
Gösteriş: Gösteriş ön plana çıktıysa; insanlığa göstereceğiniz bir eseriniz yok demektir.

*

Ölü şehir: Mezarları kovduk şehirlerden; şehirler öldü!

*

(Seni) vefasız: Dudağımızın ucunda, gözlerimizin içiciğinde... bize göz kırpan hayatların tâ uzaklarına gidiyoruz. 

*

Kaçaklık: Kaçıyorsun da sen yok musun gittiğin yerde?!...

*

Körgöz: Goethe! Bu ne güzel söz öyle: “Gözüm var, diye göreceğini mi sanıyorsun!” “Körleri” tanıyor şair. Öyle ya... Görmek gönülden; körlük gözden başlar.

*

Müsrif: Dünya bedava ya... har vurup harman savuruyoruz.

*

Rüya ve hülya: Kimi rüya gõrür kimi hülya... Rüyadan hülya çıkar da... hülyadan rüya çıkmaz!

*

Vakt-i duâ: Vakitlerden dua... hep fakiriz ya...

*

Oyalanmak: Geç de olsa anladım; çok şey oyalıyor beni!

*

Ölü ve deli: Ölüsü olan bir gün ağlar; delisi olan her gün... der, atalar. Bunca yıldır ağlıyoruz da... bu, atalar sözünü masaya yatırsak... derim! Bu gözyaşlarımızın, yolda kalmışlığımızın bir çaresi vardır.

*

Aşk: Yanmamışsan sen... yanmışsın zaten!

*

İlişki/çelişki: “İlişki” dediğimiz şeylerin çoğu “çelişki” de... haberimiz yok. 

*

Leylâ’dan Mevlâ’ya: Aşk; ne peki? Geçici güzelliklere aldanmamanın adıdır. Geçici güzelliklerden, Sonsuz güzelliğe geçmektir.

*

Gaflet: Her tarafın ayrılık, ölüm kokuyor; durmadan konuları değiştiriyorsun.

*

Kalem: Her ne kadar açıldıkça yazsa da kalem... yazdıkça açılırmış!

*

Denge: Çok aceleciyiz; bize biraz sabır gerek... Çok akıllıyız; bize biraz kalp gerek...

*

Para: Azıcık aşım; kavgasız başım... Sükûnetli bir söz... Dünya ebedî imiş gibi bir gayret, bir telâş, bir cimrilik bir biriktirme... Ruhmuş, kalpmiş, incelikmiş, edebiyatmış, maneviyatmış... He heey... para da para... Bu hayra alâmet değil...

*

Ayrılık: Ben böyle bilmezdim! Bilseydim... Ayrılığı ezberlemezdim!

*

Kalp kitabı: Kalp kitabının ilk sayfasını oku/sana!

*

Kavgacı: Mızmızlanmak, hakkına razı olmamak, dırlamak, zırlamak... daha daha?!... Çocuk musunuz; oyun mu oynuyoruz; bilmek adına ha; yoksa istediğin kadar dırla; güzel şeyler güneş gibi çıkar gelir.

*

Ölçü: Kafa karışacak bi’ şi’ yok; insanlıktan yana mısın; değil mi; mesele bu!

*

Okul güzeli: Her yere okul yapma; yapamazsın. Her yeri okul yap; yapabilirsin.

*

Cehalet ötesi: Savaşla şakayı karıştıranlar var gibime geliyor!

*

Ateş oyuncuları: “Ateşe körükle gidilmez!” diyor atalar da... üfürdükçe üfürüyor kimileri. Hişt! Ateşle, oynanmaz!

*

Suspusluluk: Haksızlık karşısında susanlardan... Hak razı olur mu!

*

Seni bekleyen sen: Vaktinde gidiyorsunuz çok yere de... içine yola-yolculuğa bir türlü vakit kalmıyor!

*

İş: İşiniz yoksa... işiniz çok demektir.

*

Lâf: Lâf, adama söylenir de... adama da “lâf” söylenmez!

*

Değişim: Değişiyorum; her ân, bu kendimle öteki kendimi...

*

Koltuk: Koltuklar boşmuş; onu, ona “oturanlar” doldururmuş.

*

İki benzemez: Yalan ve insan... yan yana yürür mü? O da ne! Hayır! Hayır! Hayır!

*

Sanat ve siyaset: İlimle, sanatla uğraşanlar, siyasetten uzak dursa iyi olur. İlmin, sanatın müşterisi zaten az; siyasetin müşterisi çok.

*

Nefes: Her nefes sana sonsuz âlemlerin kapısının aralandığının farkında mısın?!...

Okunma Sayısı: 1463
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı