"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Parvus, Carasso ve Nahum çemberi - 3

Nurullah UDUN
02 Temmuz 2026, Perşembe
Parvus’un materyalist ekonomi teorileri, Carasso’nun gizli siyasî operasyonları ve Haim Nahum’un dış dünyada ördüğü sinsi diplomasi, aslında aynı amaca hizmet ediyordu. İşte bu ortak irade, bir araya gelerek Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu felsefesini oluşturmuştur.

Bahsi geçen kadro için nihaî hedef, yalnızca Osmanlı’nın toprak bütünlüğünü sonlandırmak değil; toplumun imanını ve tarihsel hafızasını silerek, yerine Batı merkezli, dinden uzaklaştırılmış ve özünden koparılmış “yeni bir toplum” tipi inşa etmekti. M. Kemal’in gerçekleştirdiği bütün devrimler son derece radikal olmakla beraber, aslında toplumun kökleriyle olan bağını tamamen koparmayı hedefleyen hamlelerdi. 

Bediüzzaman, tam da bu ‘istikametten koparılma’ felaketine karşı toplumu uyarıyordu. Bediüzzaman`a göre İslâm’ı sadece vicdanî bir meseleye hapsedip; siyaseti, eğitimi ve ekonomiyi materyalist bir çerçeveye oturtmak, ülkeyi kendi tarihsel köklerinden tamamen koparmak demekti. 

Bu bağlamda dönemin resmî otoritelerinin Bediüzzaman’a karşı kendi duruşlarını savundukları o ifadeler ise şu şekildedir: 

“Bizim tabaka-i avamın intibahıyla ve galebesiyle tezahür eden tam Sosyalizm ve Bolşevizm düsturları bizim daha ziyade işimize yaradığı için o sosyalizm düsturlarını kabul ettiğimiz halde, senin vaziyetin bize ağır geliyor.” 

Bediüzzaman`ın, Lem’alar adlı eserinin Yirmi İkinci Lem’a bölümünde geçen bu tarihî diyalog, Bolşevizm ile Kemalizm arasındaki o gizli materyalist ve ideolojik “sistem ortaklığını” açık bir şekilde gözler önüne sermektedir. 

Bolşevizm, Hristiyanlık dinini tasfiye etmeyi temel alırken; Kemalizm, İslâm dinini kamusal alandan silmeyi amaçlıyordu. Her iki sistem de insanın İlâhî olanla bağını koparıp, onu devlet çarkının bir “makinesi” haline getirmeye odaklanmıştı. Troçki’nin Stalin’den kaçtıktan sonra Büyükada’da dört yıl boyunca “misafir” edilmesi, bu stratejik ortaklığın en somut kanıtıdır. Troçki bu süreçte bir düşman olarak değil; aynı “dünyevîleşme ve toplumsal dizayn” projesinin bir ortağı olarak görülmüştür. 

Tarih ispat etmiştir ki, hakikat her zaman galip gelecektir. Gerçek bağımsızlık ise ancak bu zihinsel prangaların kırılmasıyla mümkün olacaktır. Bugün Türkiye, kendi tarihî rotasını yeniden bulabilmek için, geçmişte Parvus, Carasso ve Nahum’un eliyle kurulan bu “yıkım mimarîsini” ve onun sahadaki uzantılarını tüm berraklığı ile tahlil etmek, bu ideolojik kurgunun üzerindeki perdeyi kaldırmak zorundadır. 

Rusya, Komünizmden sıyrılarak kendisini prangalarından kurtarmış ve şu anda dünya sahnesinde tam manasıyla bir bağımsızlık savaşı vermektedir. Ukrayna savaşı da Rusya’nın yürüttüğü bu bağımsızlık mücadelesinin bir parçasıdır. Ukrayna’daki savaşın durmaksızın devam etmesini isteyenlerin başında ise İngiltere olmak üzere neocon ve neoliberal akımlar gelmektedir. 

Şimdi prangalarından kurtulma sırası Türkiye’dedir. Bu tarihî kurtuluşun yegâne yolu; ülkemizin Kemalizm’in zincirlerini kırmasına ve onun geçmişten bugüne ittifak halinde olduğu modern komünizm formlarıyla, yani küresel nizama yön vermek isteyen neocon ve neoliberal akımlarla aynı safta yer almamasına bağlıdır. Türkiye, ancak bu küresel ve yerel zihniyet kalıplarından sıyrılarak kendi özgün ve bağımsız rotasını çizebilir. Bu fıtrî adımlar atıldığında, Türkiye İslâm âleminin tarihsel bayraktarlık misyonunu yeniden canlandıracak; yaşanan bu manevî ve siyasî diriliş sayesinde, içerideki ve dışarıdaki pek çok kronik problem de kendiliğinden çözüme kavuşacaktır. 

Okunma Sayısı: 239
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı