"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kalbin içinde yaşayan adam

Ali HAKKOYMAZ
14 Aralık 2019, Cumartesi
Bir hayat nasıl yasanır?

Bir hayat nasıl yaşanmaz? İnsan bunları yaşayıp öğreniyor. Ya yaşıyor ya yaşamıyor; dünyası bitiyor. Bunun başka şekli, rengi, yolu, haritası varsa söyleyin! Yok gibi belki de!

Hayatın tuzaklarına, olur olmaz gel gellerine aldanmayan az... Dünyanın bitmez tükenmez takanakları var. Birinden kurtulsanız öteki sarıp sarmalıyor.

Bir kitapçık yazmamış. Sinan gibi taş üstüne taş koymamış. Bir besteyle gönlümüzü çelmemiş kişiler var. Peki ne yapmış bunlar? Böyleleri hayatını ebedî güzelliğe vakfetmiş. Bunun için de elinden kitap, yüzünden tebessüm düşmemiş. Kızmamış, kızdırmamış. Emretmemiş. Zor diye bir şey tanımamış. Tepeden bakmamış. Fani sevgililere gönlü akmamış. Hadiselere nâhoş bakmamış. Kalp yıkmamış. Hayatın çelmelerinden yılmamış. Parasız pulsuz kalmış; şikâyetçi olmamış. Aynı ceketi yıllarca giymiş; kim ne der’i aklına getirmemiş.

Bir şeyin peşine düşmüş: Hakikatin.

Bir sevgiliye sarılır gibi sarılmış Sözler’e. Sözler’i sözünün sözü; özünün özü eylemiş.

Bu dünyaya insan geldim; insan gideyim, demiş. Bir de istemiş ki hiçbir insan, ‘’dışarda’’ kalmasın.

İneğin, sineğin bir işi varken... insanın işsiz olamayacağını âleme duyurmak için çırpınmış.

Basit bir malı satarken dil döken, gülümseyen insanların bu hâli ona dert (ders) olmuş; ben de hakikati, güzelliği kalplere yerleştirmek için dil dökeyim, güleyim; öleceksem bu yolda öleyim demiş. B/öyle yaşayıp gidenler var işte!

İşte Celâleddin İstanbullu bunlardan biri... Kıyamete kadar yaşasa; gördüğüm kadarıyla aynı bu yaşadığını sergilemek isterdi diye düşünüyorum. 

Risaleleri eline aldığında ayrı bir ciddiyete bürünürdü. Kelimeleri gözlerine, aklına, kalbine değdire değdire muhataplarına ulaştırırdı. Kitabı elinin ucuyla tutmaz; bütün bir ruhuyla kavrardı. Kitap elinden kaçacak da sayfalar uçacak gibi bir dikkatle tutardı kitabı.

Celâleddin İstanbullu...

Bir işe yaradı. Gökyüzüne baktı. Kuşların kanatlarına takıldı. 

Yıldızlara göz kırptı. Çiçeklere el salladı. Kalbinin içinde yaşadı.

Celâleddin İstanbullu... Bir işe yaradı. Diploma, tapu, tabu biriktirmedi.

Yalanın, riyanın semtine uğramadı. Gevezeliğe yüz vermedi. Gel geç şeylerin yanından geçip gitti.

Celâleddin İstanbullu... Kelimelerin renginin, sesinin, ruhunun peşine düştü. 

Dünyaya ‘esma gözlüğü’yle baktı. Dünyayı sonsuzluğa hazırlık için bir mektep olarak gördü. Dersine iyi çalıştı.

Dünya nüfusu artmıyor; azalıyor. Bende dönüm noktasına vesile olan Celâleddin İstanbullu da dünyayı bitirdi. Yolculuğunu Nurlar aydınlatsın.

Güle güle ey güleç adam!

Okunma Sayısı: 938
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı