Bu mahlûkat, belki hâlâ kendilerine gelememiş olabilirler.
Deniyyatın medeniyet sanıldığı o gece, cehaletin iz düşümü bir gece.
Dinimizle diyanetimizle, geleneğimizle kültürümüzle uzaktan yakından hiçbir alakası olmayın Yılbaşı Yortusundan bize ne.
Zira “Yılbaşı Gecesi” adındaki günah gecesinde yapılanlar, her hâliyle haramdır.
Öyle de bunu anlatmak, bazı kimseleri buna inandırmak deveye hendek atlatmaktan daha zor.
Adam, o gece dünyasını da -maazallah- ukbasını da gözden çıkarıp gözlerini mahkûm ediyor, gördüklerine.
Bu davranış biçimleriyle manen hasaret ettikleri gibi; maddeten de kayda değer bir kazançları yok, bu adamların.
Devlet himayesiyle, ipinden kurtulmuşçasına, zilzurna sarhoş olan; işretten başka bir şey düşünmeyen heriflerin iradesi olur mu?
Bir başka yaygın afet de kumar.
O gece (yılbaşı gecesi), çamaşırları hariç, her şeyini kumar masasına bırakanlar az değildir.
Kumarda bütün kumarcılar kaybeder, sadece kumar oynatan kazanır. Kumarcı çok kısa bir süre kazansa bile, sonunda yine kaybeder. Çünkü, onun kazançlı olarak gitmesine izin verilmez; cebren veya hileyle.
Ev bark, evlât ıyal o adamın neyine!
Göz kamaştırıcı tabloların ya da tablo gibi manzaraların; rengârenk ışıkların gölgesinde varlığını kaybedenlerin haddi hesabı yok.
Nefsini hesaba çekeceği, hayatının envanterini çıkaracağı bir senenin sonunda, bunu yapmayıp, helâl haram demeden sefahate dalmak; sabahında da saçını başını yolmak insan olan insanın yapacağı iş değil.
Yılbaşı gecesiydi, o gece. Şu an ise, yeni yıl.
Yani hüsran dolu, küfrân dolu bir gecenin gündüzü.
Bu gece, kim bilir kimlerin parasının pulunun, servetinin zayi; kimilerinin de izzetinin, iffetinin, harîm-i ismetinin pâyimâl olduğu gece?
Sormak lâzım:
“Kazanan kim?” ya da “Elemden, kederden, günahtan başka eline geçen, ne?”
Veyahut, “Cazibedar şeylere kandın ve ne kadar yandın?”
Soruların cevabıysa, “koskocaman bir günah!”
Evet…
Hâlimiz pürmelalimiz, bu!
Konuyu bir dörtlükle bağlayalım:
Deniyyattır, aldanıp da medeniyet sanılan,
Zehir âlûd bal değilse, başka nedir kanılan,
İsevî’nin yortusuyla senin işin ne ola,
Her hâliyle, sana haram; ona bayram, yapılan.