"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Siz, sevgisizsiniz

Ali Rıza AYDIN
27 Ağustos 2026, Perşembe
Her şey zıddıyla bilinip, mana kazandığına göre her sıkıntılı hâlin, her bunalım zamanının bir menfezi, bir çıkış yolu mutlaka vardır; lütfetmiştir, âlemleri Yaratan.

Hâl böyle olunca, bir ömür, üzüntü üzerine inşa edilip, hüzne mahkûm edilmez.

Ayakkabısı eski olanın, ayaksız olan insana göre büyük bir nimete sahip olması; açlığından yakınanın, susuzlukla kavrulana göre daha iyi durumda bulunması; gecekondu da olsa başını sokacak bir evi, sığınacak bir mekânı olanın çadır bile bulamayan insanlara göre konfor içinde sayılacağı; hanesinde hamisi olanın, sokaklarda meta olanlara göre paratoner altında oluşu, şükre medar değil mi?

Cenab-ı Hak, bizi, İslâm beldesinde, Müslüman bir aile içinde halk etmiş. Mümin kimselerle oturup kalkıyor, onlarla hemhal oluyor ve onlarla yuva kuruyor olmak nimet değil de nedir?

Bir haneyi paylaşan kimseler birbirlerinin huysuzluğundan, huzursuzluğundan; biraz da ilgisizliğinden dem vururken meseleye insaf dairesinde bakmalılar. Hatta kayda almalılar birer, birer; “maruz kaldığım hangi şeyler makul, hangileri çekilmez davranışlardır” diye. Ve sonucu önüne koyup değerlendirmeli; bakalım, şikâyetin ne kadarı doğruymuş?

Bey, ya, kendisini mahcup edecek bir hanıma; hanım, ya, her gün içki şişesini getirip masaya dikecek bir beye (!) sahip olsa mı; yoksa, mizaçlarından hasıl olan şeylerle yaşansa mı daha mutlu olurlar?

“Beterin beteri” olduğu, günlük hayatta birçok bed davranış biçiminin bulunduğu hiçbir zaman dikkatten uzak tutmamalı.

“Efendim, eşim beni kıskanıyor!”

 Kıskançlık, kişinin kendi mahremini koruması yönünde gösterdiği duyarlılık; izzet-i nefsine, şeref ve namusuna zarar verecek durumlardan sakınıp korunmasını sağlayan duygusal bir tepkidir. Bu durumda, bakılır:

Eğer “güven” konusunda bir problem yoksa, bu kıskanışın arkasında sevgi var; onu, kimseyle paylaşamama duygusu var. Muhtemelen, bir parça da evham var. Gayret edilir, evham ortadan kaldırılırsa, sıkıntıdan eser kalmaz, inşaallah.

Teşbihte hata olmaz:

Boks müsabakalarında, sporculardan biri ötekine ne kadar yakın olur ne kadar göğsüne sokulursa, o ölçüde daha az darbe alır. Mesafe yakınlaştıkça, karşıdaki vuramaz; çünkü, kollar çalışmaz. Mesafe aralanıp, uzak durulduğunda ise, birbirlerine gerilir, gerilir vururlar.

Kıyaslama ne kadar yerinde oldu bilmem, ama bilinen bir şey var ki, insanlar birbirlerine ne kadar yakın olurlar ne kadar güven duyarlar ne kadar sevgi sunarlarsa, sıkıntılar da o ölçüde gönülleri terk eder.

Bir kitabın alt başlığında, italik harflerle; “Siz hasta değil, susuzsunuz!” yazıyordu. Biz bu ibareyi konumuza teşmil edip ilişkilendirirsek, karşımıza, büyük harflerle ifade edilecek şöyle bir eş değer cümle çıkar:

“Siz, geçimsiz değil, sevgisizsiniz!”

Nezahetli eşler birbirlerini sayarlar, severler; ezmezler, üzmezler, incitmezler; yani, birbirlerine rıza gösterirler.

Gönül kelebeklerini salıverirler uçsuz, bucaksız kırlara; çiçeklerden demetler dersin, yuvalarına mutluluk rayihası getirsinler diye.

Okunma Sayısı: 146
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı