"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İstenene can, isteyende heyecan

Ali Rıza AYDIN
09 Temmuz 2026, Perşembe
Var edildiğinden beri, dünya sakinleri, “arz” ve “talep” hâlinde. İnsan âciz, ister; Allah (cc) ise, Kâdir; isterse, isteneni verir.

Mevcudatı halk eden Rabbimiz, yeryüzünü imar edip şenlendirecek insanları; insanların çoğalması, neslin idamesi için de çocukları gönderiyor, dünyaya.

Çoğalmanın zembereği olan aile, toplumun en hayatî nüvesi. Çünkü dinimiz İslâm, nikâh müessesesi çerçevesinde helâl birlikteliği sağlam bir millet olmanın temeli ve en kuvvetli dayanağı kabul etmiştir.

İzdivacın en ehemmiyetli maksadından biri, Allah’ın rızasına uygun, emrine mutî nesil yetiştirmektir.

Bu maksadı teşvik sadedinde, Peygamber Efendimiz (asm), “Evlenin, çoğalın; zira ben, kıyamet gününde sizin çokluğunuzla iftihar ederim”1 diyor. Hâl böyle olunca, eşler, birbirine Allah’ın bir emaneti olduğu gibi; izdivacın meyvesi olan çocuklar da O’nun ihsan ettiği cihan baha bir nimet.

Öyle de çoluk çocuk, istemekle olmuyor.

İstemek, kavlî dua; ele gelmesi ise, fiilî bir durum. Yani duanın kabulüyle, Yaradan’ın ihsanı.

Bir çocuğun dünyaya gelmesi, bir ruhun halk edilmesi, ona bir ceset giydirilmesi; dünya denen misafirhaneye bir nefesin, bir nüfusun gönderilmesi demektir.

Bu bir halk ve takdir olduğuna göre, murâd-ı İlâhî ne ise, o tecelli ediyor.

Çocuk istemenin hırs göstermeye tahammülü yok.

“Yerer ki, olsun” ısrarlı talebi sonucunda anne ve babaların, çoğu zaman, çocuklarından çekmedikleri kalmıyor. Bazı çocuklar fizikî arızalarıyla ve hastalıklarıyla, bazıları huysuzluk ve arsızlıklarıyla, bazıları ise itikat problemleri ve çarpık düşünce yapılarıyla ana babanın dünyasını karartabiliyor.

Cenab-ı Hak, Kitabında, “Biliniz ki mallarınız ve evlâtlarınız, sadece birer imtihan unsurudur”2 buyuruyor.

Rabbimiz, bizleri, vererek imtihan ettiği gibi; vermeyerek de imtihan ediyor. Bunu, böyle bilmeli ve “hayrı” dilemeli.

İnsanların hülyasına sınır yok:

Evlât ister ıyal ister, bahar ister, nehâr ister; makam ister, mansıp ister; nar ister, yâr ister; ister, ister…

Varlıkları var eden, dilerse, istenene “can”; isteyene de heyecan verir.

Bir âdemi, yeryüzüne gönderir.

 

Dipnotlar:

1- Beyhakî, 7: 81.

2- Enfal Suresi: 28.

Okunma Sayısı: 157
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı