"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kainatta hakim iki sır; ibadet ve itaat -2

Çetin ACAR
22 Temmuz 2026, Çarşamba
Cenab-ı Allah, mahluklarını yaratırken onların vazifelerini de bildirerek yaratmıştır.

Onların yaptıkları her vazife aynı zamanda onların hususî ibadetleri olmaktadır. Tavuğun yumurta yapması, ineğin süt vermesi, arının bal yapması gibi… Bu ve benzeri mahluklar başka bir şey yapmazlar ve yaptıramazsınız. 

Gecenin karanlığında ortaya çıkıp ta âdeta bizlere göz kırparcasına yanıp sönerek semamızı süsleyen yıldızlar, aslında o kadar çoklar ki; duman gibi, biz sadece büyüklerini görebiliyoruz.   

Oysa, her bir gök cisminin yönleri farklı, kütleleri farklı, hızları farklı olmalarına rağmen kainat kurulduğundan beri çarpışmıyor olmaları ibadetlerini gösteriyor.  

Ve kainatın kıblesi olan küre-i arz; dönüşüyle, duruşuyla gece ve gündüzü, mevsimlerin meydana gelmesini sağlayan ve vazifesini eksiksiz yapan dünyamız için Üstadımız; “Eğer sürati bir parça tenkis veya tezyid edilseydi, sekenesini havaya fırlatıp fezada dağıtacaktı. Ve bir dakika belki bir saniye muvazenesini bozsa, dünyamızı bozacak, belki başkasıyla çarpışacak, bir kıyameti koparacak”1 

Vazifesinin dışına çıkarak Allah’ın emrine itaate örnek. Peygamberimiz (asm) mi’racını Kureyş’e inandırmak için “Giderken sizin bir kafilenizi gördüm, filan vakitte burada olacak…”2 der. Oysa kafile bir saat tehir etmişti, güneş ve arz Peygamberimizin (asm) haberinin doğru çıkması için vazifelerini bir saat durdurmuşlar.  

Ve buna mümasil Mucizat-ı Ahmediye de birçok örnekten biri: Ağacın meyve vermesi ibadet, Peygamberimizin (asm) çağırmasıyla yanına gelip şahadet etmesi ise itaat. 

Allah’ın peygamberlerine ihsan ettiği bütün mu’cizelerde mahlukatın bildiğimiz vazifelerinin dışına çıkarak yaratıcılarına itaat ettikleri görülmektedir. 

Zamanın itaati; Bizlere ihsan edilen en değerli şeylerden biri de zamandır. Her şeyin olduğu gibi, zamanın da sahibi Cenab-ı Allah’tır. Bunu ispat için bast-ı zaman sırlarına okumak lazım. 

Zalim Dakyanus’un zulmünden kaçarak bir mağaraya sığınan ve kıssa olarak Kur’ân’da Kehf Suresi’nde geçen, Ashab-ı Kehf (yani mağara arkadaşlığı). Mağara dışındaki hayatta üç yüz dokuz yıl geçerken, mağara içinde sadece bir gün geçmesi zamanın Allah’a olan itaatini gösteren en kuvvetli delil. 

“Uyandıklarında; içlerinden biri ‘Bu halde ne kadar kaldık?’ diye sordu. ‘Bir gün, yahut daha da az’ dediler. ‘Bu halde ne kadar kaldığımızı Rabbimiz daha iyi bilir’ dediler.”3  

Zerrelerden seyyarelere kadar her şeyi tasarrufu altında tutan Allah’ım bizleri de ibadetlerini eksiksiz yapanlardan eyle. 

Dipnotlar:

1- Lemalar, s. 876.

2- Mektubat, s. 307.

3- Kehf Suresi: 19 .

Okunma Sayısı: 226
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı