"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Bir değil, iki değil, üç değil, hep aldatıldık…”

Cevher İLHAN
31 Temmuz 2020, Cuma 00:07

TESBİT

Meclis tatile girerken, bütün ikazlara rağmen yine tek kelimesi değiştirilmeden “sosyal medya sansür yasası” çıkarıldı.

Ve istişarenin ürünü olmayan bu yasanın da Anayasa Mahkemesi’nden dönme ehtimali olduğu belirtilirken son yıllarda peşpeşe devam eden “kandırıldık, aldatıldık, yanıltıldık…” ikrarlarının devam edeceği görülüyor.

Zira 27 Şubat 2014’te Başbakan olarak “Aldatılıyoruz, aldatıldık, ben dahi aldatıldım” diyen Cumhurbaşkanı’nın “aldatılma ve yanıltma”nın en bariz itirafı 19 Mart 2015’te Harp Akademileri Komutanlığı’nda Balyoz ve Ergenekon davalarına dair “Başta ben, tüm ülke aldatıldık, kandırıldık” söylemli u dönüşüyle “Bu operasyonlarla şahsım başta olmak üzere tüm ülke yanlış yönlendirildi, aldatıldı” ifadesiyle açığa çıktı.

Başbakanı olarak “savcısıyım” deyip halka karşı “askerî vesâyeti bitirme” olarak propaganda ettiği “Ergenekon” ve “Balyoz” gibi darbe dâvâlarından Cumhurbaşkanı olarak “kumpas” diyerek cayıldı. Sözkonusu davaların toptan tasfiyesiyle bu kez tam tersine gerçekten darbe plânı iddiaları da boşa çıkarıldı ve sanıklara yüklü miktarda tazminatlar ödendi. 

15 Temmuz darbe girişiminin ardından 3 Ağustos 2016’da “Bundan dolayı hem Rabbimize hem de milletimize verecek hesabımız olduğunu biliyorum. Rabbim de, milletim de bizi affetsin” diyerek kandırıldığını söyledi.

26 Eylül 2017’de yanlış Kuzey Irak politikasının bir defa daha duvara toslaması üzerine “Açıkçası biz son ana kadar Barzani’nin böyle yanlış düşüneceğine ihtimal vermiyorduk, demek yanılmışız” diye konuştu.

Keza 20 Nisan 2017’de bu kez ABD’nin silâh ve mühimmat desteğinden yakınarak, “Obama maalesef PYD/YPG konusunda bizleri aldatmıştır” cümlesini sarfetti. Bu itiraf, 18 Şubat 2018’de “Sayın Obama’yla defalarca konuştuk, ama hep aldatıldık. Bir değil, iki değil, üç değil, hep aldatıldık” diye sürdü ve bu “aldatılma ve yanıltılma” yakınmaları Trump döneminde de defalarca tekrarlandı.

Bundandır ki yeni yeni “aldatılma, yanıltılma ve kandırılma” itiraflarından korkuluyor.

GARABET

Meclis’e sunulan 12 bin 771’i soru cevapsız

Mâlum “cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi”nde millet irâdesinin temsilcisi Meclis’in yetkilerinin gasp edilmesinin garip tezâhürleri açığa çıkıyor. Bununla başta Anayasanın 6. maddesindeki “egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğu ve milletin bu egemenliği Anayasanın koyduğu esaslara göre yetkili organlar eliyle kullanacağı” hükmüyle, 7. maddesindeki “Yasama yetkisinin millet adına Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde âit olduğu ve bu yetkinin devredilmeyeceği” esası berhava edilirken, Cumhurbaşkanlığı kararnâmeleriyle devre dışı bırakılan Meclis’in yasama ve denetimi işlevi tamamen ortadan kaldırılmış durumda.

Böylece bütçe çıkarma hakkı Meclis’ten alınmış. Meclis, Saray’ın gönderdiği bütçeyi “onay” makamında kalmış, onaylamasa da bütçe Cumhurbaşkanı’nca yürürlüğe konuluyor. Özetle her defasında örnek gösterilen “Amerikan başkanlık sistemi”nde Kongre ve Senato’nun bütçeyi, yüksek bürokrasi ve büyükelçi atamalarını onaylayıp başkanı denetleyen çok güçlü ve etkin denetimine mukabil, Türkiye’de Meclis’in temel demokratik işlevlerinin başında gelen denge - denetim mekânizmasının ortadan kaldırılmış durumda.

Gensorunun olmadığı, bakanların Meclis’e gelip milletvekillerinin sorularına cevap vermediği “ucûbe sistem”de, seçilmiş Cumhurbaşkanı’nın değil, atanmış Yardımcısının Meclis’e gelip milletvekillerine muhatap olması garabeti yaşanıyor.

Bundandır ki çoğu kez atanmış bakanlar Meclis’e geliş eleştiri ve talepleri dinlemek zahmetine bile girmiyor; Meclis içtüzüğüne göre milletvekillerinin yönelttikleri soru önergelerine bakanların 15 gün içinde cevap verilmesi gerekirken, üzerinden yıllar geçtiği halde binlerce soru cevapsız kalıyor.

Geçtiğimiz günlerde, son iki yılda milletvekilleri tarafından Meclis’e sunulan 29 bin 218 soru önergesinden 12 bin 771’i cevapsız kalması bunun bâriz belgesi.

Buna göre, 27. Yasama döneminde 1.166 sorudan 348’ine cevap veren Cumhurbaşkanı Yardımcılığı, toplam 6 bin 359 soru sorudan 2 bin 802’ni cevaplamış. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı 495 sorudan sadece 7’sine cevap vermiş. Adalet Bakanlığı’na 3 bin 553 sorudan 125’i cevaplanıp 3 bin 274 önerge cevapsız kalmış.

Kısacası, Meclis bütünüyle işlevleştirilmiş…

Okunma Sayısı: 2330
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali R. Yardimoglu

    31.7.2020 08:12:18

    ..Kandirma ve Kumpas, 2 kelimeleri, tamamen Komitanin beyin yikamasidir, 1RN talebesi ki, lahikalarla mantigi calisir, bunu yutmaz, sizi tebrik ederim.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı