"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bu ne söylem, bu ne yüksek faiz?

Cevher İLHAN
30 Kasım 2019, Cumartesi 00:50

TESBİT

Bilindiği gibi her fırsatta faize karşı olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı, “Özel bankalarda faizin yüze 50’ye çıktığı ortamda reel sektör nasıl ayakta kalır; faiz sebeptir, enflasyon neticedir” diye yakınmıştı.(gazeteler, 5. 11.19)

Oysa iktidarda kamuoyuna karşı en üst düzeyde “faize karşı oldukları” açıklamaları yapılırken, Türkiye de tarihinin en yüksek faiz politikalarını uygulandı, uygulanıyor. O denli ki “iktidara ilişik medya” kalemşorları, bu fahiş faizi “iktidarın bir başarısı” (!) olarak sunma garabetine düşüyorlar.

Ne var ki her ne kadar “faize karşıyız” denilse de Türkiye’de yüksek faiz politikasının devam ettiği rakamlarla ortada. Yapılan bir hesâplamaya göre, sadece 2019’un 10 ayında, bir dakikada, 201 bin 735 lira faiz ödenmiş. Bir günde ödenen faiz ise 290 milyon 499 bin 365 lira, 51 milyon 506 bin 979 doları bulmuş. Kısacası Hazine, ayda 1 milyar 545 milyon 209 bin 370 dolar faiz ödüyor.

Bundandır ki AKP iktidarında ciddî faizle borçlanan Türkiye’nin borç ve faiz bataklığının “yönetilmesi” için garip bir şekilde ilk kez “Borçlanma Genel Müdürlüğü” kuruluyor. Ana muhalefet lideri, “Türkiye Cumhuriyeti Devletini Londra’daki bir avuç tefeciye hizmet eder hale getirdiniz; yazıktır günâhtır bu memlekete!” uyarısında bulunuyor.

Ve bu tesbit, vatandaşlara “doları - dövizi bırakın, Türk Lirasına yönelin” çağrısında bulunan siyasi iktidarın şehir hastanelerini, otoyol, köprü ve tünel ihâlelerini dolar üzerinden ödenen ihâlelerde olduğu gibi “bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” dedirtiyor.

GARABET

 “772 milyon liralık ‘açıklanmayan’ açık!”

Daha önce Sağlık Bakanlığı’nın şehir hastaneleri yapımı için imzaladığı bazı sözleşmelerin hükümlerine “anlaşılamayan” diyen Sayıştay denetçilerinin, Meclis Plân ve Bütçe Komisyonu’nda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın maden ruhsatları ile ilgili hesabındaki 772 milyon liralık eksik için “anlaşılamayan-açıklanamayan fark” garip tâbirini kullanması dikkat çekici oldu. (Nurcan Gökdemir, Birgün, 26.11.19)

Bununla kalınmadı; Sayıştay’ın denetim raporuna göre, Maden İşleri Genel Müdürlüğünün ruhsat, ihale ve çevre uyum teminatları kayıtları ile “Maden Ruhsatları Teminatları” olarak muhasebeleştirilen kayıtlar arasında 772 milyon liralık eksik için “açıklanamayan fark” yorumuna dair Bakanlığın, “2009-2015 yılları arasında hesaplara yatırılan teminatların genel müdürlüğün bilgi işlem sistemine kaydının yapılıp yapılmadığı konusunda başlatılan incelemenin sürdüğü” cevabıyla milyonluk açıklara dair “sehven” açıklaması ve uyumsuzlukların giderilmesi için bir komisyon oluşturarak tüm işlemlerin dosya bazında inceleneceğinin bildirilmesi bir diğer garabet olarak açığa çıktı.

Görünen o ki Sayıştay bile olup bitenler karşısında şaşkın.

VAZİYET

217 bin öğrenciye e-haciz!

Büyük şirketlere, KOBİ’lere, tüketicilere haciz geldiği süreçte, daha işi olmadan borç batağına saplanan öğrencilere de haciz geldiği haberi oldukça çarpıcı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yunus Emre’nin, son 10 yılda öğrenim kredisi borcu olan 5 milyon öğrenciden borçlarını ödeyemeyen 279 bin 797 kişinin Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bildirildiğini ve borcunu ödeyemeyen 217 bin kişiye e-haciz uygulandığını” belirtmesi tek başına ekonominin vaziyetini ele veriyor.

Bakan, “KYK yurtları borçları ile ilgili çalışma yapıyoruz” diyor ama bir yandan yandaş şirketlere yüz milyarlarca kredi aktarılırken, genç işsizliğin yüzde 27.4’e ulaştığı ve üniversite mezunlarının işsiz kaldığı vartada öğrencilere kredi borçlarından hâciz gelmesi, borçlu öğrencilere hâciz gelmesi, peşpeşe “yeni ekonomik programları” açıklayan Hazine ve Mâliye Bakanı’nın “ekonomi hızla iyileşiyor, Hazine olarak, Maliye olarak mutluyuz” sözlerini havada bırakıyor. (gazeteler, 27.11.19)

HAFTANIN SÖZÜ

“(Açıklanan) ekonomik programların karşılığı yok. Bunun arkasındaki teknik, perspektif ve güven maalesef yok. Türkiye’ye öngörülebilirlik getirmekten uzak…”

Ali Babacan, (Devlet eski Bakanı)

SÖZÜN ÖZÜ

“Evet, reisleriniz malınızı ceplerine indirip hapsettikleri gibi, akıllarınızı da sizden almışlar veya dimağınızda hapsetmişler…”

Bediüzzaman, (Münâzarât, 104)

 

Okunma Sayısı: 1168
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • erhan

    30.11.2019 09:27:37

    iktidara geldiğimizde, dış borç 120 mlr $, (ımf dahil), şimdi yaklaşık 500 mlr. $. cari açık 30 mlr. $ şimdi toplam süre zarfında yaklaşık 675 mlyr $, o dönem tüm altın yumurtlayan istihdama yönelik Tüpraş'lar, Petkim'ler, Telekom'lar, fabrikalar vb. gibi devasa şirketler elimizde iken, yaklaşık 100 mlr. dolar karşılığında bunlarda satıldı, amerikan doları 1,3 tl iken şimdi yaklaşık 6 tl. 1 litre benzin 1.2 tl iken şimdi takribi 7,3 tl işsizlik 10,5 iken şimdi gerçek işsizlik, 15,ler de asgari ücretli almış olduğu maaşla 10 adet çeyrek altın alabiliyorken bu rakam şimdi 4 çeyreğe düşmüş, emekli sürüm sürüm sürünüyor. çevremizde komşu kalmadı, iç huzur kalmadı, kimse konuşamıyor, eleştiremiyor, yani deveye sormuşlar neden boynun eğri diye, vermiş olduğu cevabı biliyorsunuzdur.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı