İktidar belediyeleriyle ilgili yüzlerce milyarlık “hırsızlık, rüşvet, irtikâp, ihaleye fesat karıştırma”yla ilgili yüzlerce “dosya”dan bir tekine dahi soruşturma açılmayıp muhalefettekilere basit bir “duyum”la dayatılan siyasî operasyonlar devam ediyor.
Önce muhalefetin yüz binlerce oy farkıyla kazandığı “hedef”e konulan seçilmiş belediye başkanları tek tek aranarak, “arabulucular” gönderilerek “ya AKP’ye katılırsın ya da hapse atılırsın” tehditlerinin savrulduğu, “hizmet yaptırmayız!” baskılarının yapıldığı, reddedenlerin operasyona mâruz kaldığı artık cümle âlemce biliniyor.
“Ya partiye girersin ya hapse girersin!” tehditleriyle kişiler gözaltına alınıp “suçlanarak” tutuklanıyor. Ardından “şu başkana, bürokrata, kişilere şu isnadlarda bulunursan seni çıkarırız, yoksa aylarca cezaevinde kalırsın!” tehditleriyle, “mal varlığına el konulur!” şantajlarıyla ifade vermeye zorlandığı kamuoyuna bir şekilde yansıyor.
Şantajlar tutuklama sırasında da devam ediyor. Avukatları bunu yapamayacağına göre bunun için “yetiştirilmiş ‘özel avukatlar” gece yarısı ya da tatil günlerinde tutuklu sanıklara gönderilerek “gün yüzü görmemeleri, çocukları, mal varlıkları” üzerinden şantajlar yapılıyor. Bu rezâlet o denli ayyuka çıkmış ki iktidar partisi mahfillerinde bile hiçbir rahatsızlık duyulmadan gizlenmeye gerek görülmüyor. Açıkça iktidardakilere ayrı, muhalefettekilere ayrı “ikili hukuk” dayatılıyor.
Keza muhalefettekilere sabahın köründe bütün medyanın yığdırılarak âlây-ı vâlâyla ortalık ayağa kaldırılırken, “gizlilik kararı”yla “fon vurgunu”unda milletin malını çalan dolandırıcıların âdeta “korunuyor!” “Fon soygunu” soyguncularının “tutuklanmaları”na “soruşturmaları”na dair “yandaş medya”da tek görüntü, sanıkların ifadeleriyle ilgili bir kare dışarı sızmıyor, sızdırılmıyor, hiçbir bilgi verilmiyor.
Özetle, çarpıklıklarla muallel katakulliler tekrarlanıyor. Muhalefeti tasfiye için her türlü yasa dışılığa tevessül ediliyor. İktidar adaylarının kazanamadığı seçimler defalarca tekrarlatılıyor. “Tehditlerle, baskılarla, hilelerle” gün aşırı operasyonlarla belediyeler tek tek “ele geçiriliyor!”
“Ya partiye transfer olursun, ya operasyon yaparız!” komplosu devam ediyor; bile bile bütün dünyanın gözü önünde...
GARABET
İktidardakilerin “özür” çarpıklığı
“Fon manipülasyonu”yla yaklaşık 900 milyar liralık soygunun patlamasının üzerinden bir ay geçmesine rağmen “vurguncuların listesi”nin hâlâ gizlenmesi garabetine yoğun tepkiler yağıyor.
Bir diğer garabet, bilgisiz, belgesiz, bütünüyle iddialardan ibaret ithamların “yalan” çıkmasına karşı tek kelime “özür” dilemeyen iktidardakilerin, bir Bakanın babasına dair bir haberin “yanlış” çıkması üzerine muhalefettekileri “özür dilemeye” çağırmaları çarpıklığı...
On yedi aydır “yargısız infaz”la, tamamen yanlış isnadlarda bulunan; uyduruk “gizli tanıklar”ın bühtanlarıyla, şantajla “etkin pişmanlık”tan devşirilmiş itirafçıların iftiralarıyla başta muhalefete mensup belediye başkanlarını, yüzlerce bürokratı, çalışanı peşinen “suçlu” ilân edip karalayan “yandaş medya yorumcuları”nın, iktidar partisi sözcülerinin “mâsumiyet karinesi”ne sığınmaları...
SÖZÜN ÖZÜ
“Siyaset-i hazıra, o kadar çok yalan ve hile ve şeytanet (şeytanlık) içine girmiş ki, vesvese-i şeyâtîn (şeytanların vesvesesi) hükmüne geçmiştir.”
Bediüzzaman