"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İfade hürriyetine suikast!

Cevher İLHAN
22 Ekim 2026, Perşembe
Tam da siyasî iktidarın başta ekonomik çöküş olmak üzere her alanda çuvalladığı sosyal çürüyüş vartasında ve “fon dolandırıcılığı soygunu”nun patladığı sırada Halk TV’ye polis baskınıyla “yargısız infaz”la el konulması, “rey-i vahid-i istibdadın / “Türk tipi tek kişilik otoriter rejim”in basın hürriyetine suikastın son örneği oldu.

Muhalefete, bir buçuk yılı aşkındır tutuklu olan ve uyduruk “gizli tanıklar”la, şantajlarla devşirilmiş “etkin pişmanlık itirafçıları”nın iftiralarıyla muallel binlerce sayfalık iddianameye karşı savunmasını yapacağı günde kayyım atanıp “yandaşlaştırması”, temel hak ve hürriyetlerin başında gelen ifade özgürlüğünü katli olarak kayıtlara geçti.  

Görünen o ki 19 Mart “millet iradesini gasp operasyonları”yla bir buçuk yılı aşkındır tutuklu olan başta İmamoğlu’yla muhalefete mensup sanıkların binlerce sayfalık iddianameye karşı savunmasını yapacağı günde kayyım atanıp “yandaşlaştırması”yla gasbı, temel hak ve hürriyetlerin başında gelen ifade özgürlüğü peşinen ifna ediliyor.

GERÇEKLERİN BİLİNMESİ İSTENMİYOR   

Aslında medyanın yüzde 95’inin “yandaşlaştırılması”yla yetinilmeyip son yirmi ayda on televizyon kanalına siyasî iktidarın güdümünde “yandaşlaştırılarak iktidardakilerin borazanı” hale getirilmesi maksadı ele veriyor.

Vahim olan, “hırsızlar”ın değil, “hırsız var!” diyenlerin derdest edilmesi. Soygunu değil, soygun haberini yapanların soruşturulması.

Belli ki “3Y” vaadiyle iktidara gelen AKP, yirmi dört yıllık iktidarında, bilhassa “tek adam yönetimi”nde kat katlanan “yoksullukla, yolsuzlukla, yasaklarla mücadele”deki fiyaskonun bilinmesini, konuşulmasını, tartışılmasını istemiyor.

 “Tepeden tâlimat”la yargının bağımsızlığıyla tarafsızlığının berhava edildiği, temel hak ve hürriyetleri tırpanlanıp prangaların vurulduğu, son bir ayda elliyi aşan gazetecinin hâkim karşısına çıkarıldığı, yüzlerce sosyal medya hesabının kapatıldığı, pahalılığı eleştiren bir tweeti atanların “Cumhurbaşkanı’na hakaret”ten kelepçelenip gözaltına alındığı vetirede “yargısız infaz”la “masumiyet karinesi”nin yok sayılmasına devam ediliyor.

Çarpıcı olan, iktidarın medya üzerindeki “sopası” haline getirilen RTÜK üzerinden “yandaş kanallar”ın serapa ahlâkı ve âileyi tahrip eden yayınlarının basit cezalarla geçiştirilip siyasî iktidarın yanlışlarını eleştirilen televizyonların sistematik olarak ağır para, yayın durdurma - kesme ve karartma cezalarına mâruz bırakılması.

Bununla da yetinilmeyip, Anayasanın 28. maddesindeki “basın hürdür, sansür edilemez” esasına aykırı olarak İMC TV, Hayat TV, Flash TV, Tele1’e ve en son Halk TV’ye yapıldığı gibi Sarayın propagandasını yapmayan televizyonların yayınını kesmekle toplumun nefes borusu kesiliyor. Ekranlara el koymakla vatandaşların doğru bilgiye ulaşma, sorgulama, eleştirme hakkının ellerinden alınıyor.

“HÜRRİYET-İ KELÂM” DARBELENİYOR!

Oysa hukukçular, “kayyım uygulaması”nın sözkonusu şirkete ve sahiplerine yönelik yürütülen adlî süreçte medya kuruluşunun hesaplarını, hak ve menfaatleri korumak olduğunu; kesinlikle yayına, editörlüğe müdahale edilmemesi gerektiğini; polis barikatı kurmak, gazetecilerin, editörlerin binaya girişini engellemenin ve yayını tamamen durdurmanın hukuku işletmek değil, muhalif sesleri susturmak ve sansürlemek olduğunu belirtiyorlar.

Özetle, “basın özgürlüğü”nde 180 ülke arasında 163. sıraya geriletmekle Türkiye’yi “hibrit/melez demokrasi”den “otoriter ülkeler” arasına geriletip kargaşa ve kaosun hükmettiği, darbecilerle yönetilen Orta Afrika ülkelerinin gerine düşürten “medya operasyonları”yla demokrasi ve hukuk darbeleniyor. 

Ve “tehditlerle, korkularla, hilelerle efkâr-ı âmmeyi (kamuoyunu) başka bir mecrâya çevirtmekle muhâkeme-i akliyenin az bir zamanda kapatılabileceğini” bildiren Bediüzzaman’ın hakkın ve hukukun tecellisi için “hürriyet-i kelâma serbestî vermenin (söz ve ifade hürriyetinin) önemini bir defa daha ortaya koyuyor. (İşârâtü’l-İ’câz, 164)

Okunma Sayısı: 219
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı