"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kızım Fatıma veznedar olmayaydı iyiydi!

Ahmet BATTAL
22 Ekim 2026, Perşembe
Dindar nesil, kindar nesil derken sıra “veznedar nesil”e geldi.

Fon vurgununun kalıcı olarak açığa çıkardığı önemli hususlardan biri, tek adam rejiminin devlet yönetmedeki başarısızlığı. 

Elbette güzel şeyler de oluyor. Mesela bugüne kadar “zarar vermeyelim” diyerek sessiz konuşagelmiş olan bazı dinî gruplar adeta uyanıyor ve aleni sesini yükseltiyor. 

Erenköy Cemaati olarak da bilinen Topbaş Grubuna ait Aziz Mahmûd Hüdâyi Vakfı, 14.10.2026’da, “Toplumsal Çürümeyi Kabullenmiyoruz! İnsan Kalmak İçin Bir Çağrı” başlıklı önemli bir manifesto yayınladı ve sonrasında da –başka bazılarından farklı olarak- geri adım atmadı.

Web sayfasındaki bilgilere göre bu Vakıf 2011’de “Vergi Muafiyeti” statüsü kazanmış. 2013’te “İzin Almadan Yardım Toplama” hakkı kazanmış. Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi (UN ECOSOC) üyesi de olmuş. 

Başlığı bile adeta tarihe not düşen bir vecize durumunda olan manifestosunun bazı cümlelerini verelim: 

***

Bize emanet edilen dil, din, mahremiyet, aile ve istikbal göz göre göre eriyor. Susanlar bu vebalin ortağıdır. Bu metin bir rica değil, bir ikazdır. Toplumlar bir günde yıkılmaz. Önce utanma ölür, sonra kötülüğün adı değişir, en sonunda kötülük alkışlanır. Biz bugün bu üç basamağın üçünü de aynı anda yaşıyoruz.

Fon krizi, çürümenin cüzdana da sıçradığını ilan etti. Helali haramı ayırmadan “köşeyi dönmek” marifet oldu. Uyuşturucu “yaşam tarzı”, sanal kumar “fırsat” diye pazarlanıyor. Evlerin ocağı sönüyor, aileler borç ve utanç içinde dağılıyor. Mahremiyet perdeleri tek tek yırtılıyor, beden metaya çevriliyor, insan beğeni sayısı uğruna onurunu kaybediyor. ... Biz, bunu kabullenmiyoruz.

Çocukların zihnine lağım akıtan, aileleri tarumar eden yapımlara göz yuman her sessizlik, o yayının ortaklığıdır. 

Denetim kurumlarının elindeki yetki süs değildir. Fon krizi bir kaza değil, denetimsizliğin, göz yummanın ve kayırmacılığın sonucudur. Suçlular ve sorumlular hesap vermeden kimse güvenden söz edemez.

Sadece şikâyet eden, alternatif üretmeyen, güçlünün yanlışına susup sadece zayıfın hatasını dile getiren bir ahlak söylemi, inandırıcılığını kaybetmeye mahkumdur. Yolsuzluğa, torpile ve kul hakkına susan, ahlaktan bahsetme hakkını da kaybeder.

Fon krizinden imara, kamu kurumlarından belediyelere, iş dünyasından sivil topluma rüşvet ve yolsuzlukların suçluları ve sorumluları kim olursa olsun, hesap vermelidir.

Tarih, çürümeyi görüp susanları da çürüyenlerle aynı sayfaya yazar. 

***

Eğer gelirse, bu açıklamanın bir adım sonrası, iktidara kayıtsız şartsız biattan vazgeçmek ve samimiyete dayalı sivil toplum kuruluşu olmanın fabrika ayarlarına dönmektir. 

Hepsi dediğimize geliyor: Bu zamanda Allah’a yakın olmak için devletten uzak kalmak gerekiyor.  Devlete yakınlaşıldığında Allah’tan uzak olunuyor. 

Birileri bu açıklamaları “bu güne kadar nerelerdeydiniz” diye eleştiriyor ve haklı da olabilir. Ama bu da bir uyanıştır ve zararın neresinden dönülse kârdır. 

Hele, önceki Diyanet İşleri Başkanı Muhterem Prof. Dr. Ali Erbaş’ın, bu metni de referans tutarak şu ayet mealini paylaşması, yükselen sesin kalıcı seviyesini gösteriyor: 

“İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü men eden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.”

Bizim gayretimiz ve isteğimiz, bu ayetteki “o topluluk”un bir ferdi olmaktır. Bunu görmezden gelip bu konulardaki tenkitlerimizin “yıkıcı” olduğunu yıllardır iddia edenlere, biz –varsa- hakkımızı helal ederiz. 

Ama onlar da -kötü niyetli değillerse- istiğfar etmeliler.

Okunma Sayısı: 152
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı