"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Salgın tedbirlerinde âcilen işbirliği şart

Cevher İLHAN
03 Aralık 2020, Perşembe
Salgında verilerin gizlenmesiyle milleti yanıltma çarpıklığı sürüyor. Hâlâ veriler doğru verilmiyor, rakamlarla oynanıyor, süreç şeffaf yönetilmiyor.

Sırf “salgında sahte siyasi başarı propagandası” uğruna baştan beri “çok iyi durumdayız!” diye pompalanan saptırmalarla, inadına vak’a – hasta ve vefat sayılarının kat kat eksik gösterilmesinin yanı sıra şehir hastaneleriyle caka satılmasına karşı, yarım yamalak da olsa ortaya çıkan gerçekler vahameti bildiriyor.

Bir tek İstanbul’da Mezarlıklar Müdürlüğü’nün kayıtlarıyla 2019’da günde 210 -220 insanın vefatına karşı 2020 Ekim’inde günde vefatların 400’ün üzerine çıkması; en son yine İstanbul’da günlük 170 vefat, 30 binden fazla vaka ve 6 bini aşan hastaya mukabil, Sağlık Bakanlığı’nın hâlâ ülke genelinde salgından 190 ölüm olduğunu duyurması vahametin bir başka belgesi.

Keza Kasım 2019’da yine aynı şehirde 6 bin 150 vefata karşı Kasım 2020’de 11 bin 451 vefatla ortaya çıkan dört bin fark ve “turkuaz tablo”da Mart’tan bu yana salgında toplam 14 bin civarında ölüm olduğunun gösterilmesi vahim vahametin bir diğer tesbiti.

KISITLAMA VAR, DESTEK YOK

Aslında çarpıklık, 80 milyon nüfuslu Almanya’da vak’a sayısı günde 30 bini aşarken 83 milyonluk Türkiye’de aylarca iki - iki bin beş yüz olarak duyurulmasıyla açıkça sırıtmıştı. Otuz binin üzerine çıkan vak’a sayılarının açıklanmasıyla Türkiye dünyada “birinci” olurken, “vefat sayısı”ndaki oldukça düşük rakamlar, çelişkili vaziyeti açıkça tezâhür ediyor. 

Diğer yandan pandemi ile ilgili tartışmalı ve kısır kısıtlamalara karşı, Cumhurbaşkanı ve ilgililerin salgının ekonomik boyutu ile tek kelime etmemesi, “başarısızlığın” bir başka ikrarı. 

Ekonomistler, yeni kısıtlamalarla birçok işletmenin ciddi gelir kaybına uğradığını, başta hizmet sektörü olmak üzere birçok sektörde istihdamın dibe vurduğunu, günlük satışla dönen küçük esnafın dükkan ve işyerlerini kapatmak mecburiyetinde kaldığını belirtiyorlar.  

Bu yüzden daha şimdiden 100 bin işyerinin kapandığı, 380 binin ise mâliyetini karşılamadığından kapanmakla karşı karşıya kaldığı ve en az iki milyon insanın gelirinden mahrum kalıp işini kaybettiği bildiriliyor. 

Kamu kaynaklarının satıldığı Katar’lı bir şirkete 90 milyon dolar indirim yapan, doları dengelemek için 140 milyar doları boşa harcayan, on sekiz yıldır tefecilere 192 milyar dolar kaptıran iktidarın cevabı, esnafa borç olarak verilen “25 bin liralık kredi”nin ötesine geçmiyor. 

Kısacası, her fırsatta küçük işletmelere, kantinciden servisçiye birçok alanda esnafı, sokakta çalışanları vuran “kovid 19 kısıtlamaları”na dair hiçbir ekonomik destek yok. Zira bütün çağrılara rağmen hükûmet hâlâ salgın mağdurlarına bir “bütçe” ayırmış değil. 

GÜNDEM PROVOKE EDİLİP ZEHİRLENİYOR

Dahası, toplu taşıma araçlarına yüzlerce kişinin doluştuğu, fabrikalarda yüzlerce işçinin saatlerce aynı ortamda çalıştığı vetirede, partisinin kongrelerini mitinge çevirip kalabalıklara “keyif çayı” dağıtan Cumhurbaşkanı, hiçbir alâkası olmadığı halde binbir tahkirle muhalefeti suçluyor. 

“Kısıtlama ve önlemler konuşması”nda bile, bir yandan “şimdi hep beraber birlik, beraberlik, kardeşlik lâzım” derken, diğer yandan “salgın”la ilgili gerçek bilgileri halka açıklayan muhalefete ağır eleştiride bulunuyor. 

Yalan ve provokatif haberlerle gündem zehirleniyor. Kamplaştırma ve kutuplaştırma ile toplum provoke edilmeye çalışılıyor. 

Ve en vahimi, hâlâ -yüzde 51-56 ile seçilen- muhalefete mensup belediyelerin vatandaşların her türlü ihtiyacını yerinde karşılamasına dair doğrudan yardım ve desteğine, Anayasa ve yasalara aykırı olarak göz göre göre mani olunuyor. Kanunda olmasına rağmen belediyelerin bağış toplaması, aşevi açması yasaklanıyor. 

Özetle, salgına karşı vatandaşlara gerekli desteği ver(e)meyen iktidar, siyasi sâiklerle yardımları engelliyor. Oysa  iktidarın polemiklerle engelleme değil, salgınla mücadele tedbirleri için âcilen belediyelerle, sivil toplumla, mesleki kuruluşlarla işbirliği yapması gerekiyor. 

Okunma Sayısı: 1154
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı