"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Saray ekonomisi”nin sonu

Cevher İLHAN
28 Haziran 2024, Cuma
Yıllardır tekrarlanan “enflasyonun düşeceği” vaadlerinin aksine gittikçe azan, “tepeden tâlimatlı” rakamlarla dahi yüzde 75’i aşan, gerçekte en az iki katı olan enflasyonlu “ekonomi politikası”na karşılık, iktidar partisi sözcüsünün “ekonomi yönetimimiz ne yaptığını biliyor, öngördükleri takvim kusursuz işliyor” propagandası her haliyle sırıtıyor.

İFLASIN BEDELİ HALKA ÖDETİLİYOR…

Hatırlanacağı üzere AKP’li bakanlar dolar tek haneli rakamlarda iken “Doların ‘20-25 lira olacağı’nı yayıyorlar; TL zaten dibe vurmuş, daha gideceği yer yok, herkes rahat olsun” diye söz verdiler. “Doların 10 lira olacağını” öngören akademisyenlere ve gazetecilere soruşturma açılıp cezâlar kesilirken, “asla olmaz” dedikleri doların 30 lirayı aşmasına seyirci kaldılar.

Cumhurbaşkanı ile atadığı bakanların her defasında “bu bahar’, ‘bu yaz’, ‘bu sonbahar düşecek!” diye söz verdikleri enflasyon kat kat katlandı. Böylece Cumhurbaşkanı ile bakanlarının kendilerinden menkul “enflasyonu hızla düşürme kabiliyetine sahibiz!” övgüleri “o halde neden hızla düşürmüyorsunuz?” sorularıyla her defasında boşa çıktı.

Ne var ki “Ben ekonomistim, ekonominin sorumlusu benim ben!” diyen Cumhurbaşkanı ile “Neo klasik ekonomi düşüncesinden, epistemolojik bir kopuşu temsil eden heteredoks yaklaşım”dan, “davranışsal ekonomi ve nöro ekonomi”den dem vuran Hazine ve Maliye eski Bakanı’nın “icâdı” mâlum Kur Korumalı Mevduat faizine 800 milyar hebâ edilmesi garabetlerine yenileri ekleniyor.

Görünen o ki alây-ı vâlâ ile açıklanan “tasarruf paketi”nde 100 milyarlık tasarrufa karşılık bir kalemde “yandaş şirketler”in 300 milyar borcunun silinmesi çarpıklığı yine tekrarlanıyor. Krizin yükünün halka yüklenmesine, yüzde 68’i dar ve sabit gelirlilerden toplam 206 milyar toplanmasına mukabil, “iktidara iliştirilmiş dolar garantili şirketler”in vergilendirilmemesi, “servet vergisi”nin geri çekilmesi ve sermayeden 2.5 trilyon vergi tahsilinden vazgeçilmesiyle ekonomik iflasın bedeli bütünüyle halka ödetiliyor.

“DEZENFLASYON POLİTİKASI”NIN AKIBETİ!

Asgari ücretin üzerine çıkan “açlık sınırı”nın 20 bin lirayı aştığı, “yoksulluk sınırı”nın 61 bin 788 liraya çıktığı vartada 17 bin 2 lira olan asgari ücrete ve ortalama 12 bin lirada kalan emekli maaşlarına “zam yapılmayacağı” açıklamaları, “kusursuz işleyen ekonomi”yi târif ediyor.  

Hazine garantili şirketlere ödemeler “enflasyon oranına göre güncelleme” ile devam ederken, asgari ücrete ve emekli aylıklarına zamdan “enflasyonla mücadeleye zarar verir” gerekçesiyle kaçınılması; “düze çıkmak için” ağır vergi ve fahiş zam fırtınasındaki vatandaşlara kemer sıktırılması, israfa batan “tek kişilik hükûmet”in “ekonomi politikaları”nın mahiyetini açığa çıkarıyor. 

Ekonomistlerin analiziyle, yolsuzluk, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, nepotizm, kamu malını yandaşlara peşkeş ve hoyratça harcamalarla kronikleşen ranta dayalı, hukuksuz, denetimsiz, keyfî, yatırım, üretim ve istihdamdan yoksun “ekonomi politikası”nın akıbetini ifşa ediyor.

Ve Merkez Bankası’nın katlanan enflasyona karşı asgari ücretin güncellenmemesi için, “öngörülen ‘dezenflasyon politikası’nın tesis edilmesi açısından kritik bir önem taşımaktadır” ikrarı, “Saray ekonomisi”nin akıbet(sizliğ)inin belgeli itirafı oluyor.  

Okunma Sayısı: 1151
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Burhan Kula

    28.6.2024 17:48:54

    Adalet olmayan ülkede ekonomi düzelmez, bu kadar mazlum ve masumun hakkına hukukuna girildi, böyle bir yerde huzur da olmaz, ekonomik refahta.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı