"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tahkik ehli olmamanın ağır bedeli

Hüseyin GÜLTEKİN
10 Ağustos 2026, Pazartesi
Kahir ekseriyeti samimi Müslüman olan bu güzel ülkemizin güzel insanları haklı olarak kendilerini idare edecek idarecilerinin de kendileri gibi dindar olmalarını arzu ederler ve bu nedenle her zaman dindar siyasilerinin başa gelmeleri için reylerini vermek suretiyle destekte de bulunurlar.

Saf, temiz kalpli iyi niyetli ama çoğu tahkik ehli olmayan bu insanlar dindar olduklarına kanaat getirerek başa getirdikleri bu siyasîler nasıl olsa yanlış iş yapmazlar, verdikleri sözleri tutarlar, yalan söylemezler, hepimize eşit muamelelerde bulunurlar, şu fânî dünyada tam bir adalet ile bizi idare ederler, biz de rahat ederiz herhalde diye düşünürler.

Memleketi idare edebilmenin bir sanat işi olduğunu, bu zor işi hakkıyla yapabilmenin bazı maharetleri, kabiliyetleri, becerileri, tecrübeleri gerektiğinin farkında olmayan bu iyi niyetli ama safdil olan insanlarımızın ehliyeti ve liyakatı dikkate almadan yalnız dindarlıklarına inanarak başa getirdikleri bu siyasîlerden bekledikleri  iş ve icraatlarının ötesinde, verdikleri vaat ve sözlerinin yerine, tam tersine bir çok yanlış iş ve icraatlarda bulunduklarını görünce hayal kırıklığına uğruyorlar ama çoktan iş işten geçmiş oluyor.

Kahir ekseriyeti tahkik ehli olmayan bu insanlarımızın çoğu, Üstad Bediüzzaman’ın; “Tam dindar olan siyasetçi olmaz; siyasetçi olan da tam dindar olamaz..” mealindeki dikkat çekici tespitlerinden habersiz olduklarından aldatmakla iş gören siyasetçilerin rey devşirmek için her fırsatta bolca istimal ettikleri dinî deyimlerine kolayca aldanarak bunların âdeta hiçbir kusurları bulunmayan tam dindar olduklarına inanarak desteklerde bulunurlar.   

Bu meyanda, İslâm tarihi boyunca başta Nebîler ve Dört Halife olmak üzere Ömer bin Abdülaziz ve Mehdî-i Abbasî'den başka hem salâhat hem maharet sahibi, yani tam dindar; hem de tam liyakatli, maharetli idareci bulunmadığı gibi tespitlerden haberi olmayan çoğu insanın, günümüzde bir taraftan dindar kimliklerini nazarlara verirken, diğer taraftan dinde yeri olmayan iş ve icraatlarda bulunan malûm siyasîlerin attıkları hamasî nutuklara kolayca aldanabilmeleri, tahkik ehli olmanın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

Her şey bir tarafa Üstad Bediüzzaman’ın söz konusu olan teşhis ve tespitlerinden haberdar olduklarını zannettiğimiz çoğu dost hâdimlerin de Üstad’ın bu dikkat çekici tespitlerini dikkate almayarak avam tabakası olarak bilinen insanlar gibi hareket ederek bunca zamandır dindarlık adına dinî değerlere zarar verecek uygulamalara seyirci kalmalarının ötesinde dua ederek, bu siyasî kadrolara destekte bulunmalarını da doğrusu anlayabilmiş değiliz.

Okunma Sayısı: 1528
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Harun

    11.08.2026 23:04:57

    Kurukahveci kardrşim, ölümü göstererek sıtmaya ( özal+erdoğan) razı etmen de yerinde mi sizce?

  • Avni Demirkazık

    10.08.2026 11:59:27

    Mevlana talebeleriyle bir yere giderken,talebelerinden birisi köpekler topluluğunu göstererek;'ne güzel kardeşlik' demiş.Mevlana,aralarına bir kemik at da gör kardeşliklerini demiş.Teşbihte hata olmaz..Halkın dindarlığı..Avamın aralarına bir torba makarna,menfaat atıver de gör dindarlıklarını...

  • S. Pelin Kurukahveci

    10.08.2026 08:16:14

    Son olarak şunu ifade edeyim. Yszıda dindarım diyen siyaset erbabının aslında kusurlu oldukları vurgulanıyor. Hiçbir siyasetçi tam dindar olamaz deniliyor. Tamam buna itiraz eden bir dindar var mıdır ülkede? Buna Mersin yaylalarında konar göçer hayvancılık yapan Türkmenler bile itiraz etmiyor. O halde sorun nerde ki bu insanlar dindarlara destek veriyor diyeceksiniz? Bunu anlamak için alternatif olarak önerdiğiniz siyasetçilere bakmak lazım. Bu siyasiler ne kadar düzgün? Ne kadar güvenilir? Halkçı, kemalist, laik, ırkçı siyasi hareketlere mi destek versinler? Dindar insanlar neye göre bu siyaset erbabına güvensin? Dindar değiller diye mi? Dine düşman diye mi? Laik, seküler, dine mesafeli diye mi güvenip oy verecekler? İşin bu yönüne hiç temas etmemişsiniz açıkçası.

  • S. Pelin Kurukahveci

    10.08.2026 08:07:38

    İşte asırlık cumhuriyet tarihi ortada. Halk için ne yapılmış ortada. Kemalistlerin dikili bir ağacı, çakılı bir çivisi var mı? İstanbula 3 tane köprü yapıldı, halkçılar yaptırmamak için direndi. Köylere yol, su, elektrik gitti. Halkçılara kalsa köylüyle muhatap olmak bile suçtur. Köylünün şehir merkezlerine girmesine izin vermiyorlardı. Devletin gelirleri halkçılar arasında öyle bir pay ediliyordu ki halka kırıntısı dahi düşmüyordu. Silip süpürüyorlardı. Bu halk bunu unutur mu? İyi veya kötü sağ iktidarlar döneminde halk hastaneye, okula, ekmeğe, aşa ulaşabildi. İşte halk partili belediyeler ortada, ne yapıyorlar, nasıl bir hizmet veriyorlar belli değil. Asırlık siyasi tarihimiz bize, yani bu ülkenin dindar insanlarına şunu öğretti, halk partisinden uzak dur, sağa destek ol. Olay bundan ibaret.

  • S. Pelin Kurukahveci

    10.08.2026 08:00:48

    Hocam Müslümanlar resmettiğiniz kadar saf değil. Köyde yaşayan, okumamış hacı amcalar dahi rey verirken hiç düşünmeden vermez. Menderes, Demirel, Özal ve Erdoğan sadece demokrat diye veya dindar diye desteklenmedi. İlk neden Halk partisi zihniyetinin karşısında durdukları içindir. İkinci temel neden de ekonomik rahatlık içindir. Halk partisi demek kıtlık, yokluk, baskı, din düşmanlığı, köylü düşmanlığı demektir. Halk partisi olmayan sağ partiler iktidara geldiklerinde hiçbir icraat yapmasalar bile halk partisinden daha iyidirler. En azından alt gelir seviyesindeki halkın ve köylünün payına düşen maddi hizmet payı artmaktadır. Ve bu sağ partiler din düşmanı değiller, halka yukardan bakıp köylüyü küçümsemezler...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı