"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Sosyal medya çöplüğü” şikâyeti!

Cevher İLHAN
22 Şubat 2020, Cumartesi

VAZİYET

Geçen hafta “Güvenli İnternet Günü”nde konuşan Cumhurbaşkanı, günümüzde siber zorbalıkların arttığına dikkat çekerek, “Sosyal medya bu anlamda tam bir çöplük, başıboş mecra haline dönüşmüş” ifâdesini kullanmıştı. (gazeteler, 11.2.20)

O denli ki en üst düzeydeki bu şikâyet, muhalefetçe “medyanın yüzde 95’ini kontrol eden siyasî iktidar, “bağımlılıkla mücadele” perdesinde “sosyal medya”yı da sosyal medyayı da güdümüne almak istiyor”, buna yasal zemin hazırlama temrinleri yapıyor endişesi ve yorumuyla karşılanmıştı.

Ancak ne olursa olsun, “Ülkemizi yalan haberin, iftiranın, hakaretin, dolandırıcılığın, provokasyonların adeta bir çığ gibi toplumumuzun üzerine çöktüğü bu kâbus iklimi”nden şikâyet eden Cumhurbaşkanı’nın, “2007 yılında Başbakanlığım dönemimde bu konuda gereken önlemlerin alınmasını talep etmiştik. Ancak aradan geçen bunca zamana rağmen henüz işe yarar bir hukukî ve teknik altyapı oluşturamadığımızı da üzüntüyle görüyoruz” hayıflanması vahameti deşifre ediyor.

Zira sadece çoğunluğunu gençlerin, okul çocuklarının oluşturduğu sosyal medya bağımlılığı değil, kumar ve “sanal kumar”la baş gösteren ve yine devlet eliyle çeşitlendirilen “millî piyango” oyunlarından, devletin kurumlarınca da oynatılan şans -talih-bahis oyunları toplumu dejenere ediyor.

En vahimi de, Emniyet ve Meclis araştırma komisyonları raporlarıyla, madde bağımlılığı çocuklar ve gençler arasında yaygınlaşıyor.

Bundandır ki bir tek “sosyal medya bağımlılığı” ile değil, gençlerin ve çocukların, mânevî ve ahlâkî terbiye eksikliği ve boşluğunda tuzağına düştükleri, şiddet, sefâhet ve maddî hayatları söndürmekle kalmayıp mânen de erozyona uğratıp öldüren “popüler medya çöplüğü tahribatı”nın önlenmesi gerekiyor.

Zira iktidar koltuğu “şikâyet” değil, “tedbir ve icraat” yeridir…

TESBİT

Türkiye’nin ruh sağlığı bozuldu

Gazetelerin sütunları arasında kaybolan habere göre son üç yılda hastanelerin psikiyatri kliniklerine yaklaşık 8 milyon kişi başvurmuş. Gaziantep Milletvekili İrfan Kaplan’ın Meclis’e verdiği soru önergesini cevaplayan Sağlık Bakanı, 2017-2019 yıllarını kapsayan üç yıllık dönemde, bütün hastanelerdeki psikiyatri kliniklerine toplam 7 milyon 953 bin 651 kişilik başvurduğunu bildirmiş. (gazeteler,12.2.20)

Diğer yandan Bakanlığın Sağlık İstatistikleri Yıllığı’nda yayınlanan rakamlara göre, 2018 yılı itibarıyla Türkiye çapında çoğu antidepresanların oluşturduğu en çok tüketilen sinir sistemi ilâçlarının toplamı 308 milyon kutu olmuş. Bu durum toplumun bunalım içinde olduğunu gösteriyor.

Zira alarm zilleri çalıyor. Türkiye’de “okul sıralarına kadar inen içki ve uyuşturucu tüketimi son yıllarda vahim boyutlara varmış. Felâket, medyaya yansıyan canavarca cinâyetlerle ortada.

Özetle, parçalanmış-örselenmiş hayatlarla, bağları koparılmış âilelerle, dünyevîleşme ve sefâhet girdabında birbirinden kopuk kalabalıklardan oluşan toplum, âdeta “suçlu üreten bataklık” haline gelmiş. Bu durum, iktidardakilerin de zaman zaman itiraf ettikleri “mânevi-sosyal alanda başarılı değiliz” tesbitiyle sabit. 

Bunun içindir mânevî tahribata karşı mânevî tâmirat gerekiyor...

GARABET

“Deprem paraları” sorusu hâlâ cevapsız!

Son haftalarda peşpeşe gelen musîbetler-felâketler ve fâcialar fırtınasında 41 vatandaşın vefat edip 1600’den fazlasının yaralandığı Elazığ depremiyle yeniden gündeme deprem paralarının akıbeti”ne dair hâlâ hiçbir mâkul açıklamanın yapılmış değil.

Çarpıcı olan, sadece AKP döneminde toplandığı belirtilen 36 milyar dolar deprem vergisinin kalem kalem nereye harcandığının açıklanmaması. Daha da çarpıcısı, muhalefetin “felâkete tedbir” çağrıları siyasî iktidarca medyatik manipülasyonlarla eleştirilirken “Deprem paralarının araştırılması” önergelerinin reddedilmesi. “Deprem paralarına ne oldu?” doğru dürüst bir cevap verilmemesi.

Gerçekten, 34 veya 36 milyar doları bulduğu bildirilen “deprem vergisi”ne ne oldu?

HAFTANIN SÖZÜ

“Reçeteyi yazıyorum; yargıdan elini çekeceksin, medyadan elini çekeceksin, Merkez Bankası’ndan elini çekeceksin, damadı bakanlıktan çekecek, işin başına yetkin isimleri getireceksin, bu ucûbe sistemden vazgeçeceksin.”

Meral Akşener, İyi Parti Genel Başkanı

Okunma Sayısı: 1470
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • HÜSEYİN İLHAN

    22.2.2020 19:54:22

    UYUŞTURUCU,ALKOL,SİGARA Bağımlılığının ilkokullara girmesi tamamen AKP nin vebalindedir. Keza tv,dizilerde milletimizin inancını yozlaştıran film ve dizilere desteklerde AKP tarafından verilmiş ve verilmektedir. TV'lerdeki yoz programlar sırf halkı uyutup iktidara karşı tepki olmasın diye göz yumulmakta hatta bu kanallarda dönen dolaplara ses çıkarılmamaktadır. PROBLEM BELLİ .Camileri dahi siyasi işlerine alet ettirenler hangi müeseseseyi temiz bıraktılar göstersinler.

  • ceyhan

    22.2.2020 13:15:03

    Akp iktidarının sonuçları

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı