"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Yandaş’-‘fondaş” saptırması

Cevher İLHAN
30 Haziran 2024, Pazar
Yoğun siyasi arenada gündemden kayan konulardan biri de medyadaki “fondaş” tartışması oldu.

Baştan beri AKP siyasi iktidarından, özellikle “tek kişilik otoriter rejim”de iktidardakilerce milyarlarca lira vergi affına, ödenmeyen kredi ve teşvik kıyaklarına mazhar olan “iktidara iliştirilmiş medya yorumcuları”nın bazı medya ve sosyal medya kanallarını “fondaşlık”la suçlamaları âdeta sırıttı.

Bir yandan bir yığın çarpıtma, saptırma ve manipülasyonla halkta korku salınırken tam gaz sansür ve otosansörle medyanın gerçekleri yazması engellendi.

Öncelikle RTÜK Başkanı’nın “Cumhurbaşkanı’nın tâlimat ve telkinlerini emir telâkki ederiz” ikrarıyla siyasi iktidarın “medyayı sindirme sopası” haline getirilen kamu kurumu aracılığıyla âdeta bir “sansür kurulu” haline getirilmesiyle, Saray’dan iletilen “direktifler”le iktidardakilerin yanlışlarını eleştiren medyaya ceza üstüne cezalar yağdırıldı.

Son genel seçimler öncesi dönemde medyanın yüzde 5’ini oluşturan muhalif medya”ya 71 yayın durdurma, on milyonlarca lira para cezası kesilirken, on binlerce vatandaşın şikâyetine rağmen iktidardakilere medhiyeler dizen yandaş kanallara tek bir ceza verilmedi. 

Ve iktidardakilere medhiyeler dizmekle yükümlü yandaş medya holdingleri”ne yüzlerce milyar peşkeş çekilirken, fonlanarak “iktidarın “uydusu” haline getirilen “gereğini yapmakla görevli yandaşlar”ın muhalif medyaya “fondaş” suçlamaları çarpıklığı tam bir ibret-i âlem olarak sırıtıyor. Ve bir defa daha “dinime dahleden bari Müselman olsa!” deyimini tekrarlatıyor…

 “Fonlananlar” kimlermiş!

Bir diğer garabet “Saray medyası”nın özellikle AB fonlarını kullanan bazı sosyal medya kanallarını “fondaşlık”la ihbarına karşılık “Saray TSK’ları”nın da aynı fonlardan “fonlanmaları.”

Tıpkı bir yandan her başları sıkıştığında, hak ve hürriyetlerinin ihlâlinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvurup hak ararken diğer yandan içte başta Demirtaş ve Kavala – Gezi davaları olmak üzere özellikle siyasi davalarda Anayasa Mahkemesi’nin yanısıra AİHM’in “hak ihlâli kararları”nın Anayasaya aykırı olarak “tepeden tâlimat”la uygulanmamasında açığa çıkan haliyle kıyasıya eleştirdikleri “fonları” hoyratça kullanmaları.

“Güçlendirilmiş demokratik parlamenter sistemi” isteyen “millet ittifakı” partilerini “gayr-ı millilik”le itham edip, “tek kişilik otoriter rejim”e arka çıkan “cumhur ittifakı” partilerini “yerli - milli” olduklarını iddia eden ve iktidara yakınlığıyla bilinen, çoğu iktidardakilerin yakınlarının yöneticiliğini yaptığı vakıfların yıllardır AB fonlarından milyonlarca euroluk destek almaları çelişkili çarpıklığı durumu ortaya koyuyor.

AB fonlarından yararlanan bazı Türk vakıflarını X sosyal medya hesabı üzerinden yayınlayan gazeteci Metin Cihan’ın “SETA Vakfı listeler yayınlayıp Avrupa’dan fon alanları vatana ihanetle suçluyordu, meğer kendileri fon alıyormuş” tesbiti vaziyeti ele veriyor.

Zira yıllardır AB fonlarını kullanan iktidara yakın kuruluşlara yıllardır her yıl milyonlarca euro fon akışı gerçekleşiyor. Bu fonların, AB’nin resmi sayfalarında da görülebileceği gibi, mevzubahis vakıfların, derneklerin, kuruluşların hâlâ fonlandıkları belirtiliyor. (T24.18.5.24)

Daha da ilginci, söz konusu vakıfların kurucusu, koordinatörü ve yöneticilerinin Saray’ın danışmanı Cumhurbaşkanlığı uçağının müdavimi “havuz medyası” yorumcularından olmaları.

Ve bu garabet, “bir dâne-i hakikat, bir harman yalanı yakar, yok eder” hakikatini bir defa daha hatırlatıyor…

Ve “Türkiye yüzyılı…”

“Özetleyelim mi? Bilimi durmuş, eğitimi çökmüş, ekonomisi bitmiş ve umutları sönmüş bir ülke… Ve de dışarıdan hızla vasıfsız göç alarak demografik yapısı daha da bozulan ülke… Türkiye Yüzyılı dediklerinde siz ne anladınız? Mesela 2024 yılında emeklileri süründürdüklerinde bu yılı ‘emekli yılı’ ilan etmişlerdi ya… Sizce işaret ne olabilir? Sizce kusursuz işleyen o gizli program nedir?”

(İbrahim Kahveci, Karar, 26.06.24)

Okunma Sayısı: 1123
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Andullah

    30.6.2024 13:54:16

    Kazım güleçyüz'ün bugünkü yazısında anlatılan CPS tanımına sizin bugünkü makalenizin son paragrafı iyi bir örnek oluşturmuş gibi gözüküyor. Aslında eleştiri konularının yanında iyi olan kısımlarını eklenmesi bu vartaya düşmeyi engeller diye düşünüyorum

  • A.Yılmaz

    30.6.2024 11:12:20

    Türkiye bundan daha şiddetli ekonomik krizlerden ve yokluklardan geçti. Krizler geçer elbette. Allah devranı döndürüyor. Bugünün fakirleri yarının zenginleri olur.

  • Erhan

    30.6.2024 08:56:10

    Kendilerince kusursuz bir sadet zinciri oluşturdular ve tamamen tüm mutluluklarını halkın sefaleti üzerine inşa ettiler. Türkiye, Türkiye olalı böylesine keyfi, küfri, cebri bir yönetime sahip olmamıştı. Türkiye, ülke olalı böyle zulümler, haksız, hukuksuz, adaletsizlikler görmemişti.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı