"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Aşılı dünya

Faruk ÇAKIR
18 Şubat 2021, Perşembe
Dünya virüs salgını ile mücadele ederken bu mücadelenin daha uzun yıllar süreceğinden bahsediliyor.

Mücadelede dikkat çeken konulardan biri de ‘fakir ülkeler’in aşıya ulaşma noktasında yaşadıkları zorluklardır. 

Gerek BM, gerek Dünya Sağlık Örgütü, bu meseleyi gündeme taşısa da ‘zengin ülkeler’ dünya mahallesindeki komşularına el uzatabilmiş değiller.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısını geliştiren Alman biyoteknoloji firması BioNTech’in kurucu ortağı Prof. Dr. Uğur Şahin, virüsün gelecek 10 yıl için bir ‘dert’ olarak önümüzde duracağına dikkat çekmiş ve “Aşıyı 10 milyondan fazla insana tedarik ettik, ama halen başaracak çok şey var. Aşımızı tüm dünyadaki insanlara ulaştırmak istiyoruz. Sadece ekonomik olarak gelişmiş ülkelerin değil gelişmekte olan ülkelerin de aşıya eriştiğinden emin olmak istiyoruz. Bu virüsün bizimle kalacağı çok açık. Bu sadece 2021 ve 2022’nin geçici bir sorunu değil. Bu gelecek 10 yıl için bir zorluk oluşturuyor” demiş. (AA, 16 Şubat 2021)

Virüse karşı aşı geliştirmek ve tedbir almak başlı başına bir problem olduğu gibi, bulunan aşının uygulanması ve adaletli şekilde bütün insanlara ulaştırılması da ayrı bir mesele. Uzmanların ifadesine göre dünya bu salgını yenmek istiyorsa birlikte hareket etmek durumundadır. Bir ülke virüsü yense bile, ‘komşu’ ülkede salgın devam ediyorsa tehlike sona ermiş sayılmaz. Çünkü dünya artık bir köy haline geldi ve turizm sebebiyle yaşanan hareketlilik hastalığın yayılmasına yol açıyor. Bu yönüyle bakıldığında zengin ülkeler, en az kendileri kadar ‘fakir ülkeler’in aşı temin etmesine de yardımcı olmak durumundadırlar. 

Virüs salgınının sebep olacağı yardımlaşma belki de başka yardımlaşmaları da teşvik edebilir. İnsanlık, başka insanlar ve başka ülkeler ‘hasta’ iken kendilerinin sağlıklı olamayacağını görünce belki de ‘başka ülkeler’ açlık çekerken kendilerinin tok olmasının da gerçek anlamda mümkün olmayacağını anlayacaklardır. Aynı şekilde dünyanın bir ucundaki ülkede savaş ve istibdat varken, bir başka ülkenin barış ve huzur içinde yaşayacağını anlamış olurlar. 

Bütün dünyayı meşgul eden ve kavuran kovid-19 salgını insanlığın uyanmasına, yardımlaşmanın gereğinin anlaşılmasına ve barışa yol açarsa dünya için kazanç olmuş olur.

Salgın başladığında 3 ya da 5 ayda sona erebileceği tahmin edilmişti. Son değerlendirmeler 2021 ve 2022’nin de bu mücadele ile devam edeceğini ve tesirlerinin ise 10 yıl sonra dahi hissedileceği şeklinde ifade ediliyor. 

Duâ edelim de bu salgın insanlığın uyanışına vesile olsun ve dünyanın, sadece ‘zengin ülkeler’in değil; bütün insanlara ait olduğu anlaşılsın...

Okunma Sayısı: 1018
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Oğuz Yiğiter

    18.2.2021 08:06:45

    Hayat cidâl mi, yoksa teavün mü ; Kur'an medeniyetiyle Felsefe medeniyetinin,hayatı anlamlandırmadaki tarih boyu süren mücâhedesinde insanlık, dünyanın bu son virajında bir tercihle karşı karşıya kalmıştır. Ya bu musibet dersinden gerekli dersi çıkarıp, insâniyet-i kübrâ yolunda ilerliyecek, veya erken kıyamete davetiye çıkaracaktır. Ömrü olan görecektiŕ. Tebrikler,dualar...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı