"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Başarı var mı?

Faruk ÇAKIR
13 Nisan 2021, Salı
Çoğu zaman ifade edildiği üzere idarecilerimiz; övünmekten çalışmaya vakit bulamıyor. Haber bültenleri dinlendiğinde her işin yolunda olduğu akla gelebilir. Peki, ekonomik, sosyal ya da siyasî hayatta her iş yolunda devam ediyor mu?

İdarecilerin, ölçülebilir işlerde bile yanıltıcı bilgi vermesini anlamak mümkün değil. Meselâ, alacak verecek tablosunda borcu olduğu görülen bir kişi ya da kurum; ‘Kasamız para dolu’ dese bunun bir anlamı olur mu? Ya da otobüslerin tıklım tıklım dolu olduğu bir şehirde, belediye başkanı “Otobüslerimiz boş kaldı. Bazı servis saatlerini iptal edeceğiz” dese o şehirde yaşayan insanlar ne der?

Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de büyük bir virüs salgını yaşanıyor. Koronavirüsünün ülkemizde görülmeye başlamasının üzerinden bir tam yıl geçti. İlk günlerde “Bu virüs bize gelmez, bulaşmaz. Biz elimizi yüzümüzü yıkıyoruz. ‘Böcek’ de yemiyoruz” benzeri yorumlar yapıldı. Hatta kelimesi kelimesine olmasa da bilmana bu salgını yenerek büyük bir başarıya imza atılacağı, salgının bizi ‘teğet geçeceği’ söylendi. Sonra bir iki vak’a derken, onlar, yüzler ve binler ifade edilmeye başlandı. Elbette konunun uzmanları da şaşkındı, ama yaptıkları ikaz ve uyarılar tam anlamıyla dikkate alınmadı. Bir bakıma “Bize bir şey olmaz” tavrı sergilendi.

Aradan bir yıl geçti ve geldiğimiz noktada salgının bulaştığı insan sayısı bakımından neredeyse dünya liderliğine yükselmiş durumdayız. Geçen sene yaz ortalarında TV’lerde konuşulan ve gazetelerde yazılanları hatırlayan var mı? “Dikkat edilsin, salgın yayılıyor. Şu tedbirler alınsın. Aşılar vaktinde gelsin. Ekonomide şu tedbirlere ihtiyaç var” gibi tavsiyeleri dile getirenleri ‘taşlamak’ hariç her türlü kınama yapıldı. Böyle hatırlatmalar yapanların ‘hain’ ilân edildikleri bile oldu. Hatta bu tartışmalar köy odalarına, mahallelerin ‘kalev’ denilen sohbet mekânlarına bile taşındı. “Hayır öyle olmadı. Mücadele gayet akıllı, planlı ve her türlü tekliflerin dikkate alındığı şekilde ve dünya ülkelerinin yaptıklarına uygun şekilde yürütüldü” diyen bir Allah kulu çıkabilir mi?

Maksadımız “Biz yapamayız” kanaatini yaymak ve başkalarını övmek değil. Elbette yaparız, ama bu sözle değil, icraatla olur. Salgının ilk günlerinde “Şu ülke battı, şu ülke yandı. Şu ülkede insanlar ölüyor. Şu ülkede doktor kalmadı” benzeri manşetlerle boş övünmeler yapılmadı mı? Haberler doğru bile olsa, başkalarının hata ve başarısızlığıyla övünmek ne zamandan beri ‘iyi’ bir şey olarak görülmeye başlandı? Nihayetinde başka ülkelerde ölenler de insan. Başkasının acısına sevinmek hele hele mütedeyyin insanlara yakışır mıydı?

Bütün hastalarımıza âcil şifalar dileyerek tekrar hatırlatmak isteriz ki; bu mesele siyasî bir mesele değil. Hastalar da, doktorlar da, sağlık sistemi de hepimizin. En uygun adımlar atılmalı ve daha az can kaybı için el ele verilmeli. Bu konuda ehil olan herkes dinlenmeli.

Gelinen noktada virüs mücadelesinde iyi bir yerde olduğumuzu söylemek çok zor. Fakat yine övünmeyi kimseye bırakmıyoruz. Şu habere ne dersiniz: “Türkiye’nin koronavirüsle başarılı mücadelesi kitaplaştırıldı.” (aa, 14 Mart 2021)

Lütfen; az övünüp, çok iş yapalım vesselâm.

Okunma Sayısı: 1092
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı