"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Birlikte kazanmak mümkün!

Faruk ÇAKIR
13 Haziran 2024, Perşembe
Aksini düşünen çok sayıda kişi ve kuruluş olsa da, Avrupa ülkeleri ile Türkiye’nin ‘dost’ olmasının iki tarafın da menfaatine olduğunu ifade edenler de var.

Mesela, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Dış  İlişkiler ve Güvenlik Politikası Baçsözcüsü Peter Stano, “Türkiye’nin Avrupa’ya ihtiyacı var, Avrupa’nın  da Türkiye’ye ihtiyacı var. Çünkü birlikte daha güçlüyüz” demiş.

Brüksel’deki AB Komisyonu’nda Türk gazetecilerle bir araya gelen Peter Stano, “akıl için yol bir”  anlamına gelecek beyanlarda bulunmuş. Gazetecileri Türkçe selamlayarak Türkiye’yi çok sevdiğini  söyleyen Stano, AB’nin Türkiye’nin öneminin farkında olduğunu ifade etmiş.

“İki farklı Avrupa” olduğu gibi bir bakıma “İki farklı Türkiye” de vardır. Nasıl ki ülkemizde bazı  idareciler “Türkiye AB üyesi olamaz, AB bizi üye olarak kabul etmez. AB bizi oyalıyor” diyorsa, Avrupa  Birliği ülkelerindeki bazı idareciler de “Türkiye AB’ye üye olmasın, Türkiye bize yük olur” şeklinde  düşünüyorlar. Hatta, Türkiye’de yaşayanların ekseriyetinin Müslüman oluşunu AB’ye üyelikte engel  görenler de vardır.

İşte bu iki farklı dünya görüşü öne geçmek için birbiriyle bir bakıma ‘kavga’ ediyor. Türkiye’nin ve  milletin uzun dönemdeki menfaati ise üyelikten yana. Başka türlü “hak, hukuk ve adalet yolu”ndaki  zincirlerden ve engellerden kurtulmak kolay görünmüyor.

AB Komisyonu Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Baçsözcüsü Peter Stano, üyelik müzakerelerinin  donmuş durumda olmasıyla ilgili olarak da, “Hiçbir yere varamadığımızı görmek benim de yüreğimi  acıtıyor çünkü Türkiye sadece kendisi için değil, sadece bölge için değil, AB için de önemli bir ülke”  diye konuşmuş. (AA, 10 Haziran 2024)

Gazetecilerin, AB tarafından Türkiye’nin son dönemde “aday ülke”den çok “komşu ülke” muamelesi  yapıldığıyla ilgili sorusu üzerine de Stano şöyle demiş: “Türkiye’ye komşu ülke muamelesi yapmakta  yanlış bir şey görmüyorum. Yani Türkiye’nin komşusu olmak bir ayrıcalıktır, AB’nin komşusu olmak da  bir ayrıcalıktır. Harika ilişkilerimiz olan ve AB’ye girmeyi düşünmeyen ülkeler var. Yani modeller var ve  bu bizim işbirliğimizi geliştirmemize engel değil.”

“Bugün yarın AB’ye üye olabiliriz” noktasından “AB üyeliği Kaf Dağının arkasında” noktasına gelmemiz  milletin kaybetmesi anlamına gelmedi mi? Sadece ‘vize engeli’nin bile Türkiye’ye faturasının ne ölçüde büyük olduğunu görmek için iş dünyasını dinlemek lazım. Fuarlara ve toplantılara dahi gitmekte zorlukla karşılanan “iş dünyası” ürünlerini AB pazarlarına nasıl ulaştıracak?

Maalesef aldıkları yanlış kararlarla iş dünyasının büyümesine bile engel olan siyasetçilerin ‘kırmızı ve  yeşil pasaport’la istedikleri anda Avrupa’ya gitmeleri ayrı bir garabet. Yanlış kararların faturasını  ‘kararları alanlar’ ödemediği sürece hataların devam edeceğini söylemek mümkün.

“Sen de kazan, ben de kazanayım” politikası uygulamak neden zor olsun?

Okunma Sayısı: 771
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Erhan

    13.6.2024 23:22:46

    Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girmesi için gerekli çalışmaları yapmamasının en büyük sebebi hükümet edenlerin adaleti istedikleri gibi yönetmeleridir. biz sosyal ve hukuk devleti olmaktan çoktan uzaklaştık. her şeyi koltuk uğruna, çıkar ve menfaatler uğruna planladığımız için, ülkenin çıkar ve menfaatleri hep ikinci planda tutulduğundan dolayı, ülke bir ileri iki geri yapıp patinaj edip yerinde duruyor. ekonomik tablo bunun bir göstergesidir.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı