"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Çayları kim ısmarlıyor?

Faruk ÇAKIR
02 Haziran 2021, Çarşamba
Her sene bu mevsimlerde çay üreticilerinin dertleri haber konusu edilir ve aradan biraz zaman geçince de unutulur.

Bilindiği üzere Doğu Karadeniz ekonomisi doğrudan çaya bağlıdır. Yüzbinlerce aile çay üreterek geçimini temin eder. Dolayısıyla çay tartışmasının Türkiye’nin gündemini meşgul etmesi de işin tabiatı gereğidir.

Elbette tarım ürünlerinin tamamının üretiminde sıkıntılar yaşanıyor. Çay meselesi halledilse soğan, buğday, patates gibi diğer gıda maddelerinin üretimindeki problemler kapıyı çalacak. Bu bakımdan Türkiye’nin bir bütün olarak tarım politikasını mayasa yatırması ve kalıcı çareler bulmasında fayda vardır.

“Organik çay üretici”si olmamız hasebiyle çay sektöründe yaşanan sıkıntıları bizzat yaşamış ve yaşayanlara çok yakından şahit olmuş durumdayız. Hadise bir yıllık değil de, elli ya da yüz yıllık projeler olarak bakmak ve çare bulmak icap eder. “Bu sene yaşanan dertlere çare bulalım. Sonrası mühim değil” şeklindeki politikalar çare ve çözüm olmaz.

Peki, çay üreticilerinin dertleri nedir? Kısaca hatırlatmakta fayda var: En başta yaş çayı satın alan en büyük alıcı devletin eski adıyla ‘KİT’i olan ÇAYKUR’dur. Sektörde ‘özel firmalar’ da var, ama bunlar küçük işletmeler olarak yer alıyor ve devletin uygulamalarını takip ediyorlar. 

En büyük sıkıntı, üreticilerin yetiştirdiği çayların tamamını ÇAYKUR’a, yani devlete satma imkânının olmaması. Devlet ‘kota’ uyguluyor ve üreticilerden tarlalarının büyüklüğüyle orantılı olarak sınırlandırılmış  miktarda çay alıyor. Ayrıca bir de ‘kontenjan’ uygulaması var. Bu da, üreticinin her gün satacağı çay miktarının sınırlanması anlamına geliyor. Yaş çayı işleyip kuru, içilebilir çay haline getiren fabrikaların kapa- sitesiyle orantılı olarak üreticiye meselâ ‘Günlük olarak dekar başına 15 kg çay verebilir, satabilirsin’ deniliyor. Dolayısıyla üretici ‘kota’sının tamamını aynı gün satma imkânı bulamıyor. Bunun gibi uygulamalar yaş çayı tarladan toplama ve fabrikalara satma gün sayısı uzatıyor.

Akla gelebilir ki, “Devlet almıyorsa üretici yaş çayını özel sektöre satsın!” Kulağa hoş ve doğru geliyor, ama burada da başka problemler var. Özel sektör, devletin bu uygulaması sebebiyle zor durumda kalan üreticiye düşük fiyat teklif ediyor. Meselâ, bu sene için tesbit edilen kg yaş çay fiyatı 4 TL civarındadır. Özel fabrikalar vatandaş “Ben (meselâ) 3 TL’ye alırım” diyor. Bu sebeple vatandaş çayının çoğunu ve mümkün olsa tamamını devlete yani ÇAYKUR’a satmaya çalışıyor. Neticede yoğunluk, sıkıntı, kriz, tartışmalar başlıyor.

“Çayda kontenjan ve kota kalksın” demek de bugün itibarıyla çare değil. Elbette vatandaş bunu ister, ama fabrikaların kapasitesi belli. Dolayısıyla uzun süreli bir plan ve program yapmak icap eder. En başta fabrikaların kapasitelerinin arttırılması imkânı var mı? Değilse, yeni çay alanları yapılması niçin teşvik edildi?

Bazıları da suçu ve kabahati geçmiş yıllara yüklemenin peşinde. Elbette hemen her dönem çay üreticisi sıkıntı yaşadı. Asıl mesele, üretilen çayın ihtiyaçtan fazla olması ve bunun dışarıya ihraç edilememesidir. Acaba devlet bu konuda üzerine düşen çalışmayı yapıyor mu? Her yıl süslü lâflar ve vaadler dinlense de bu konuda yeterli çalışmaların yapıldığını söylemek zor. Çay üretiyoruz, ama bunları dünyaya satamıyoruz. 

Ayrıca ÇAYKUR’un zarar ettirilmesi de ayrı bir dert olarak önümüzde duruyor. İşin ehli olanlar bu kuruluşun zarar etmesinin mümkün olmadığını söylese de uygulanan yanlış politikalar sebebiyle zarar üstüne zarar ediyor. Açıklık ve şeffaflık olmadığı sürece bu zararların devam edeceği de anlaşılıyor. 

Özetlemek icap ederse, çay üreticisinin dertleri çok. Ama bunların çarelerini bulmak imkânsız değil. 

Konuşarak ve işlerin ehil ellere teslimi ile bu mesele halledilir. Çay üreticilerinin başka dertleri de var, ama onları da başka günlerde konuşalım inşallah.

Okunma Sayısı: 1241
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Halil İbrahin KARAHAN

    2.6.2021 17:52:46

    Allah razı ılsun.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı