"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Demokrasi ölçüsünde bozulma

Faruk ÇAKIR
01 Nisan 2021, Perşembe
Türkiye’yi idare edenler uluslar arası tartışma ve ihtilâflarda her zaman ‘haklı’ olduklarını söylüyorlar.

Her zaman haklı olmak zor da olsa mümkün olabilir, ama bu haklılık dünyaya ve muhatap olunanlara anlatılıp kabul ettirilemedikten sonra fayda verir mi? Her gün “Biz haklıyız” desek, ama bunu aynı masaya oturduğumuz ülkelere kabul ettiremezsek kârlı çıkmamız mümkün olur mu?

Ülkemizin Avrupa Birliği ile ilişkileri konusunda gelinen noktayı yorumlayan ve değerlendiren Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, “Türkiye’deki demokratik standartlarda bozulma” olduğunu ileri sürmüş. Muhtemelen böyle bir yorum ve değerlendirme Türkiye’yi idare edenlerden itiraz görür. Borrell, bu ‘bozulma’nın AB ile Türkiye ilişkilerinde gerginliğe sebep olduğunu da ifade etmiş.

“Türkiye’deki demokratik standartlarda bozulma” olmadığını düşünen idarecilere düşen önemli bir görev var: Hem AB idarecileri hem de hür dünyayı Türkiye’de iyi işleyen ‘dünya standartlarına uygun bir demokrasi’ olduğuna ikna etmeleri gerekir. “Medenilere galebe çalmak ikna ile” olduğuna göre bu yol tercih edilmeli. Gerek Borrell ve gerekse onun gibi düşünen AB yöneticilerine, bu düşüncelerinin ‘yanlış’ olduğu anlatılmalı ve kabul edilmeli. Tabiî ki iddiaların kabul edilmesini şartları vardır. Belgeler ve deliller ortaya konulmalı.

Burada şöyle bir sıkıntı var: “Türkiye’deki demokratik standartlarda bozulma” olduğunu düşünen sadece AB yöneticileri ya da “Yüksek Temsilcisi” Josep Borrell değil. Ülkemizde yaşayan ve hatta iktidara mensup olan bazı ‘uzman’lar dahi son yıllarda ‘demokrasi standarları’nda geriye gidiş olduğun ilân ve ifade ediyor. Belki bunlar ‘manşet’lere yansımıyor, ama herkesin bildiği sir olarak hem Türkiye’yi hem de dünyayı dolaşıyor.

Avrupa Birliği idarecileri bu hatırlatmayı yapmamış olsa bile Türkiye’nin bu noktada sıkıntıları olduğu inkâr edilebilir mi? Vatandaşın büyük bir çoğunluğu da hak, hukuk adalet ve demokrasi konusunda ‘ileri’ye değil ‘geri’ye gidildiği kanaatinde. Esasında idareciler de bu kanaatte olacak ki hemen her ay yeni bir ‘reform paketi’ açıklamayı düşünüyor ve planlıyor. Türkiye, demokrasi yolunda iyi noktalara gitmiş olsa yeni paketler açıklama ihtiyacı hissedilir miydi?

Yaşanan ekonomik sıkıntılar da, demokrasi standartlarında bozulma olduğuna başka bir delil değil mi? Demokrasisi sağlam, hür dünya ile uyumlu bir sistem kurulabilmiş olsa her gün kriz endişesi yaşanır mıydı?

Türkiye, başkaları için değil kendisi ve burada yaşayan herkesin faydasına olduğu için demokraside en üst standartları yakalamak mecburiyetindedir. Hepimizin menfaati daha fazla hak, daha fazla hukuk ve tam adaletin tecelli ettiği bir Türkiye’dir vesselâm.

Okunma Sayısı: 1102
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı