"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Doğruda ısrar iyidir

Faruk ÇAKIR
09 Şubat 2021, Salı
Doğru işlerde sebat ve ısrar iyi bir haslet olduğu gibi, yanlışlarda ısrar etmek de fena bir adet ve anlayıştır. Türkiye’yi idare edenlerin yanlış işlerdeki ısrarını görünce şaşmamak elde değil.

Elbette önemli olan ‘isim ve resim’ değil, muhteva ve özdür. Yani, çok güzel kanunlar ve sistemler olsa, ama bunların gereği yapılmasa bir işe yarar mı? Türkiye’de yaşayan herkes hür, âdil ve hakkaniyetli bir idareyi hak ediyor deyip; icraat olarak bunun tam tersini yapmak nasıl izah edilebilir? “Bakın, ne güzel kanunlarımız var. Bizim anayasamızdaki maddeler pek çok ülkenin anayasasında yoktur. Bizdekiler çok daha iyi” denilse ve gerçekten de maddeler ‘iyi’ olsa, ama icraat bu maddelere göre değil de keyfi olarak devam etse bunun bir anlamı olur mu?

Harvard ve Oxford Üniversiteleri’nde misafir akademisyen olarak bulunan Prof. Dr. Sencer Ayata, ‘Neden demokratik başkanlık sistemi değil de parlamenter sistem?’ sorusunu şöyle cevaplandırmış: 

“Bugün için Türkiye’de başkanlık sisteminden parlamenter sisteme geçmekle otoriter rejimden demokrasiye geçmek eş anlamlı hale geldi. Çünkü yürürlükteki başkanlık sistemi bırakalım fiili durumu, dayandığı anayasa itibarıyla da demokratik değil. Anayasa değişiklikleri uzmanların, medyanın, sivil toplumun görüşleri alınmadan yapıldı. İktidar partisinin milletvekilleri bile taslağı neredeyse ilgili komisyona geldiğinde gördü. Her biri Türkiye’de siyasetin işleyişini, hatta toplumun düzenini değiştiren maddelerin parlamentoda tartışılması üç dört saatle sınırlandı. İktidar ortağı iki partinin milletvekilleri yukarıdan gelen talimatlara göre el kaldırdı ve indirdi. Ve sonuçta ortaya bütün kuvvetleri tek kişide toplayan bu anti-demokratik anayasa çıktı. 

“Söz konusu olan demokratik olmayan bir sistemden demokratik bir sisteme geçilmesi ise neden demokratik başkanlık sistemi değil de parlamenter sistem? Çünkü bizim gibi demokrasinin tam olarak yerleşmediği ülkelerde başkanlık sistemi daha çabuk yozlaşıyor. Bu sistemin otoriterleşmeye yatkınlığı daha fazla. Başkanlık anayasası daha demokratik de olsa bu tehlike daha fazla. (...) Böylesine büyük ve karmaşık bir ülkenin yönetimini, ihtiyaçlarının karşılanmasını ve geleceğinin planlanmasını bütün yetkileri elinde toplayan bir başkana, tek, ama tek bir kişiye bağlayan bir sistemin başarılı olması mümkün değil. Böyle bir sistemde nasıl olacak da doğru, tutarlı, etkin kararlar alınabilecek? Üstelik toplumu bütünleştirmek yerine büsbütün kutuplaştıran ve ayrıştıran bir sistemle. Türkiye’nin karmaşık toplumsal yapısını kavrayan ve toplumdaki farklılıkları iyi temsil eden bir başkanlık sistemine güven ve destek giderek azalıyor.” (Konuşan: Metin Kaan Kurtuluş, t24.com.tr, 7 Şubat 2021)

Uzmanlar böyle diyor, ama idareciler yanlışta ısrardan yana. Yanlışta değil, ‘doğru’da ısrar etmek icap eder. İdarecilerimiz bunu bir hatırlasa...

Okunma Sayısı: 1105
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı