"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Gerçekler gizlenebilir mi?

Faruk ÇAKIR
06 Ocak 2021, Çarşamba
Doğru bilgilerin gizlenmesi ya da üzerinin örtülmesi bir yere ve bir güne kadar mümkün olsa da bu örtme ve gizleme ilanihaye devam edemez. Belli bir noktaya gelindiğinde gerçekler ortaya çıkar. Hem günümüz, hem de tarih buna şahittir.

Ülkemizde çok tartışılan konulardan biri de mal ve hizmetlere yapılan zamlardır. Tabiî ki fiyat değişiklikleri devletin açıkladığı rakamlarla takip edilir. Ancak son yıllarda markette ya da bakkalda görülen fiyatların, istatistik rakamlarına yansımadığı kanaati hâkim. İdarecilerin ilân ettikleri rakamlara göre fiyat artışlarının yıllık ortalaması yüzde 15 civarında. Vatandaşın bakkalda, markette ve pazarda karşılaştığı fiyatlar ise çok farklı.  Dolayısıyla ‘resmî rakamlar’a inananlar her geçen gün azalıyor. Elbette bu sadece enflasyon rakamlarıyla sınırlı değil. Sağlık sektöründen dış politikaya kadar her sahada açıklanan rakam ve bilgiler itibar görmüyor.

Meselâ, TÜİK’e göre yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında yüzde 14,60, yurt içi üretici fiyatlarında ise yüzde 25,15 olarak gerçekleşmiş. (AA, 4 Ocak 2021) Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) enflasyon ölçümüne alternatif olarak Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) hesaplamalarına göre ise 2020 yılı enflasyon oranı ise 36,72 olmuş. 

“İsteyen istediği rakama inansın ya da ona itibar etsin” diyebilir miyiz? Vatandaşa sorulsa acaba hangisini daha inandırıcı bulur? Vatandaşın muhatap olduğu, pazardan ve marketten satın aldığı hangi ürüne gelen zam bir yıl boyunca yüzde 15’te kaldı?  Marketlerin Ocak 2020 ve Ocak 2021 ‘fiyat listeleri’ni karşılaştırmak en doğrusu değil mi? Elbette enflasyon rakamları hesaplanırken sadece ‘market fiyatları’ esas alınmıyor. Bu listede ‘tomruk’ fiyatları da etkili, ama hakikaten her ürün ve hizmetin fiyatları ‘resmî rakamlar’dan çok daha fazla artmadı mı?

Meselâ, son üç yılda elektrik yüzde 93, doğal gaz da yüzde 63 pahalanmış. Bu rakamlar bile yıllık artışın en az yüzde 20 olduğunu ortaya koymaz mı? Aynı şekilde un, yağ, peynir, zeytin gibi gıdalardaki artış bir yıl boyunca yüzde 15 civarında mı gerçekleşti?

Enflasyon ve hayat pahalılığı tabiî ki sadece 2020’de yaşadığımız bir durum değil. Türkiye bir zamanlar yüzde 100 enflasyonu da yaşamıştır. Asıl mesele rakamları ters yüz etmek ve doğru bilgileri vatandaşla paylaşmamaktır. Gerçek durum ortaya konsa ve vatandaşa doğru bilgiler verilse ne zarar edilir?

Peki, önümüzdeki yılla ilgili tahminler umut veriyor mu? Şöyle bir haber var: “Enflasyonda Mayıstan itibaren kademeli düşüş bekleniyor. (Bir ekonomist) şöyle demiş: “Enflasyonun 2021’in ilk dört ayında yüzde 15 civarında seyretmesi, sonrasında ise kademeli düşüşle yılı yüzde 11-12 aralığında bitirmesi beklenebilir.” Bir bankanın araştırma biriminin tahmini de şöyle: “Enflasyonda yılın ilk dört ayında yükseliş devam ettikten sonra, Mayıs ayından itibaren kademeli bir düşüş başlayabilir.” (AA, 4 Ocak 2021)

“Olabilir” ama doğru politikalar takip edilirse. İsraf ve ehliyetsiz kişilerle iş görerek doğru işler yapmak mümkün değil. Hal ve gidişe bakılırsa israf yolundan dönme niyeti de görünmüyor vesselâm.

Okunma Sayısı: 1919
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı