"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İnsanî kriz biter mi?

Faruk ÇAKIR
26 Şubat 2020, Çarşamba
Tam sevinip, “Suriye’de ateşkes sağlanıyor, kriz sona erecek” diye düşünülen bir anda nedense kavga ve kargaşa yeniden alevleniyor ve Suriye için huzur başba bir baharlara erteleniyor. Bu durum karşısında hayıflanmamak mümkün mü?

Suriye ile en uzun sınıra sahip olan Türkiye’nin yaşanan kriz konusunda söz hakkı olduğunu esasında dünya da kabul ediyor. Ancak bu krizin iyi yönetilemediği de ortada. Kriz bir şekilde patlak verdiğinde “Bu mesele 3 ay sonra çözülür” ya da “Suriye’den en fazla 100 bin mülteci gelir” mealindeki tesbitler de buna delil. Neticede kriz 3 ayda değil, 3 yılda da çözülemedi ve neredeyse 10 yıl (kriz 2011’de patlak vermişti) geride kalmış durumda. Bu gidişle Allah muhafaza, belki 13 yılda çözülmüş olacak.

Bu krizden en fazla etkilenen ülkelerin başında Türkiye olduğu halde çözüm noktasında gerekli adımlar atılabilmiş değil. Haklı olarak kızdığımız ‘yabancı ülke’lerdeki sivil toplum kuruluşları belki daha fazla konuşup, tartışıp çare arayışını sürdürüyor.

Bu cümleden olarak Washington’da düzenlenen bir panelde konuşan uzmanlar, İdlib’deki insanî krize âcil müdahale çağrısında bulunmuşlar. Washington merkezli Orta Doğu Enstitüsü tarafından düzenlenen “Suriye İdlib’deki kriz” başlıklı panele Ortadoğu Enstitüsü Kıdemli Araştırmacısı Charles Lister, Suriye’de hizmet veren gönüllü sağlık kuruluşu MedGlobal’in başkanı Dr. Zaher Sahloul ve Dış Politika Araştırma Enstitüsü uzmanı Elizabeth Tsurkov konuşmacı olarak katılmış. (AA, 22 Şubat 2020)

İdlib’de son 3 ayda yaklaşık 1 milyon kişinin bölgeden ayrılarak Türkiye sınırına gittiği anlatılan toplantıda, bölgede ateşkes ilân edilene kadar bu insanların evlerine geri dönemeyeceklerine dikkati çekilmiş. Konuşmacılar, alandaki yardım kuruluşlarının teknik açıdan herkese yardım ulaştırmak konusunda yetersiz kaldığını da dile getirmişler. Bölgede sivillere yaptığı işkence ve infaz görüntülerine atıfta bulunan konuşmacılar, uluslar arası toplumun âcilen duruma müdehale etmesi ve ateşkesin sağlanması gerektiğini, aksi halde yeni ve çok daha kapsamlı bir insanî krizle karşı karşıya olunacağını beyan etmişler.

Azalmasını beklediğimiz krizin tırmanmasında Rusya’nın büyük rolu olduğu her halde inkâr edilemez. Her ne kadar idareciler en üst seviyede görüşüp, “Daha önceki anlaşmalara bağlıyız” demiş olsa da bu bağlılığın İdlib ve bölgeye yansımadığı ortada. Bu mesele öyle bir hal aldı ki, maalesef orada görev yapan askerlerimizin kimin bomba ya da kurşunuyla şehit olduğu bile tam ilân edilmiyor. Evet, kimlerin ateşi sebebiyle askerlerimiz şehit oldu ya da oluyor? “Dost” ilân edilen bir ülke, dost askerlere ateş eder mi?

Toplantıdaki bir konuşmacı, İdlib’de görev yapan gönüllü doktorların da hedef alındığına dikkat çekerek, “(Bu sebeple) Suriye’de sağlık hizmeti de verilemez hâle gelirse, Batı dünyası daha büyük bir mülteci göçüyle karşı karşıya kalacak” uyarısında bulunmuş.

Bir konuşmacı da BM’nin İdlib konusunda yetersizliğine dikkat çekerek, alanda herhangi bir BM yetkilisinin olmadığını beyan etmiş. Haklıdır, ama aynı alanda “İslâm Ülkeleri”nin temsilcileri tam ve noksansız olarak var mı? 

İdlib özelinde Suriye’deki büyük kriz mutlaka çözülmeli. Bir gün dahi gecikmeye tahammülü olmayan bir insanî krizle karşı karşıyayız vesselâm.

Okunma Sayısı: 1041
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • erhan

    26.2.2020 12:34:53

    Allah'ım sebep olanları, kebap etsin.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı