"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Haklı olan güçlüdür

Muhammed Yusuf Akbaş
12 Mayıs 2026, Salı
Son yıllarda toplumda hızla yaygınlaşan “kolay para kazanma” arayışları, artık basit bir ekonomik tercih olmaktan çıktı.

Üretim yerine rantı, liyakat yerine yakınlığı, emek yerine kısa yolları tercih eden zihniyet; iktisadın ötesinde ahlâkî ve hukukî yapımızın da aşındığını gösteriyor. Kripto hevesleri, bahis tutkusu ve spekülasyonlarla zengin olma hayalleri, genç kuşakların değer dünyasında ciddi bir kırılmaya işaret ediyor. Bu manzara, bir ekonomik tercihten ziyade köklü bir zihniyet değişiminin sonucudur.

Bediüzzaman Said Nursî, “Kuvvet haktadır, hak kuvvette değildir” düsturuyla İslâm medeniyetinin temel direklerini hatırlatır. Üstad’a göre toplumun gerçek dirliği; adalet, hürriyet ve meşveret üzerinde yükselir. Adalet dağılır, hürriyet daralır, meşveret işlemeyecek hâle gelirse; ne hukuk işler, ne ekonomi düzelir, ne ahlâk korunur. Hukuk, iktidarın sopası değil; toplumun ortak vicdanı olmak zorundadır.

Bugün hukuk devleti algısındaki zedelenme, genç kuşakları “kurala değil, sonuca bakan” bir zihniyete itiyor. Kohlberg’in ahlâk gelişim kuramı, toplumların ahlâki olgunluğa ancak “evrensel ilkeler” düzeyine ulaşınca kavuşacağını söyler. Ahlâk, ceza korkusuyla değil; çıkar beklentisiyle hiç değil; sırf doğru olduğu için yaşanmalıdır. Bediüzzaman’ın “adalet-i mahza” vurgusu tam da bu düzeye işaret eder: Güçlü olduğu için değil, haklı olduğu için güçlü olmak. Masumun, adaletin ve hakikatin hatırına hareket etmek.

Kohlberg’in seviyeleri bu tabloyu daha da netleştirir:

• Gelenek-öncesi ahlâk: “Salla başını, al maaşını”, “Bal tutan parmağını yalar” mantığı bu ilkel evreyi yansıtır.

• Geleneksel düzey: “Uzayan boynuz bizden olsun” anlayışı; aidiyetin, hakikatin önüne geçmesidir.

• Gelenek-sonrası düzey: Bediüzzaman’ın “Hak, hak sahibinindir” düsturu; evrensel ilkelere dayanan en üst ahlâk evresidir.

İktisadî çürüme ile ahlâki çürüme arasındaki bağ burada ortaya çıkar. Üretim yerine rantı, liyakat yerine sadakati, emek yerine yakınlığı koyan bir düzen; insanları davranışın sonucuna göre motive eder. Bu da en alt düzey ahlâkî evredir. Hâlbuki medeniyet, insanı ilkel tepkilerden evrensel değerlere yükseltebildiği ölçüde medeniyettir.

Bugün futboldan bürokrasiye, ekonomiden günlük hayata kadar yayılan bahis, kolay kazanç ve kısa yol alışkanlıkları toplumsal bir alarm niteliğindedir. Teknolojideki kısayol tuşlarını gerçek hayata taşımak isteyen bir aceleciliğin sonucudur. Zizek’in “Kötülerin kaybetmediği bir ülke, çocuklarına ahlâk öğretemez” sözü, bize de bir ayna tutuyor.

Üretimi, liyakati, emeği ve hukuku merkeze almak; adalet-hürriyet-meşveret dengesini yeniden kurmak; kısacası haklının güçlü olduğu bir düzeni yeniden tesis etmek, hem ahlâkî hem de medeniyetin tek yoludur.

Okunma Sayısı: 910
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin İlhan

    12.05.2026 22:36:24

    Sizi can-ı gönülden tebrik ediyorum kardeşim.ALLAH CC'ün son dini ve kitabı ile kıyamete kadar beşere nasıl yaşaması gerektiğini bildiriyor. Bu kitabı doğru anlamak ve beşer olarak yaşanabileceğini de elçisi,ahirzaman nebisi efendimiz SAV'in hayatında tatbiki ile bizlere emsal olarak 'olacağını,mümkün olduğunu ,gösteriyor. Amma 'kazanayımda nasıl olursa olsun kazanayım,diyenlerin,yetimin,garibin,hak sahibinin hakkına çökerek ahlakı tahrip ederek cemiyetin istinatgahı olan manevi kal'asını yıkan,ailesini dinamitleyenlerin müslümana ve insanlığa vereceği hiçbirşey yoktur ve olamaz. Son 25 yıla yakın zamanda ülkemizde buna şahit olduk ve oluyoruz.

  • Ömer

    12.05.2026 10:34:27

    Üretimi, liyakati, emeği ve hukuku merkeze almak; adalet-hürriyet-meşveret dengesini yeniden kurmak; kısacası haklının güçlü olduğu bir düzeni yeniden tesis etmek, hem ahlâkî hem de medeniyetin tek yoludur.Kaleminize sağlık tebrikler 👏👏👏🌅

  • Murat Cansız

    12.05.2026 08:02:13

    Kalemine sağlık kardeşim

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı