"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İslâm dünyasının gündemi

Faruk ÇAKIR
16 Ocak 2021, Cumartesi
Amerika’daki seçimlerin neticelenmesi sonrasında yeni başkanın koltuğa oturacak olması ‘dünya siyaseti’nde bazı değişikliklerin olacağı yorumlarının yapılmasına yol açtı.

Giden başkan Donald Trump, bilhassa iktidarının son yıllarında İsrail lehine kararlara imza attı ve her defasında Filistinlileri mağdur etti. Önceki ABD başkanlarının aksine Kudüs’ü İsrail’e ‘hediye’ eden Trump, belki de Filistinliler başta olmak üzere dünyadaki diğer mağdurların da ‘ah’ını almış oldu. ABD’nin yeni başkanı Joe Biden’ın Filistin ve Kudüs konusunda müsbet bir adım atıp atmayacağını şimdiden tahmin etmek kolay değil. Bununla birlikte ABD’de kişilerden ziyade ‘sistem’in hükmettiğini de kabul etmek lâzım. Giden ABD Başkanı İsrail lehinde kararlar aldıysa ‘mevcut sistem’in buna müsait ve destek olduğunu da görmek icap eder.

Elbette ABD ya da AB gibi dünya siyasetinde etkili olan siyasî yapıların yanlışlarını eleştirmek herkesin hakkı. Ancak Filistin ya da Kudüs söz konusu olduğunda İslâm dünyasına da bakmak gerekir. Filistin ve Kudüs aleyhinde bunca kararlar alınırken “İslâm dünyası” üzerine düşen siyasî ya da sosyal itiraz ve çalışmaları yaptı mı? Keşke bu soruya ‘evet’ demek imkânı olsaydı. Tam aksine bazı İslâm ülkeleri İsrail’le aralarını düzeltmek için adeta yarışa girip ‘normal’leştiler. Peki, İsrail ile normalleşme anlaşmaları imzalayan ülkeler bunun karşılığında Filistin ve Kudüs için üzerlerine düşen vazifeleri yerine getirdiler mi? Masada hep kaybeden taraf olmak doğru olur mu?

Dünya Müslüman Âlimler Birliği, belki de son gelişmelerden yola çıkarak uluslar arası topluma işgal altındaki Kudüs ve Mescid-i Aksa’yı İsrail’in “barbarca” saldırılarından koruma çağrısında bulunmuş. Birlikten yapılan yazılı açıklamada, “işgalci” İsrail’in Filistinlilere ve Mescid-i Aksa’ya yönelik bütün ihlâlleri ve saldırılarının kınandığı belirtiliyor.  

Açıklamada, İsrail’in Burak Meydanı’nda yaptığı kazı çalışmalarının kabul edilemez olduğu vurgulanırken, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sebebiyle İsrail yönetiminin Kudüs dışından Filistinlilerin Mescid-i Aksa’ya girişini engellediği hatırlatılmış ve şöyle denilmiş: “Bütün Arap ve İslâm ülkelerini (özellikle İsrail’le normalleşmeyen ülkeleri), uluslar arası hukuk ve insan hakları örgütlerini Mescid-i Aksa ve Kudüs şehrini işgalci İsrail’in barbarca saldırılarından korumaya dâvet ediyoruz.” (AA, 14 Ocak 2021)

İsrail, muhtemelen baskı iddialarını inkâr edecek, ama herkesin bildiği üzere işgalin başladığı 1967’den bu yana Harem-i Şerif’in dış kapılarında “güvenliği sağlama” gerekçesiyle bekleyen İsrail polisi, fanatik Yahudilerin Mescid-i Aksa’ya düzenlediği baskınlara her defasında göz yumuyor. Mescid-i Aksa’ya yönelik baskınlar, Filistinlilerin hakkını gasp anlamına gelmez mi?

Elbette bütün dünyanın bu çağrıya müsbet cevap vermesi ve İsrail’i durdurması beklenir. Ancak ilk ve kararlı itiraz ‘İslâm dünyası’ndan gelmeli. Nüfusunun çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu devletler İsrail’e karşı kararlı bir bildiriye imza atabilmiş olsa ve bunun da gereğini yapsa İsrail bu kadar zulme meyleder miydi?

Tabiî ki bunun için önce “İslâm ülkeleri”nin ittihadı şart. Zaten İsrail ve dostlarının politikası da bu ittihad ve ittifakı bozmak için çalışmıyor mu? İslâm dünyasının kalıcı gündemlerinden biri de bu tuzak planlarını bozmak olmalı vesselâm.

Okunma Sayısı: 1521
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı