"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İstanbul’u öldürdük

Faruk ÇAKIR
28 Ekim 2019, Pazartesi
Türkiye’nin en güzel şehirlerinden biri olan İstanbul’u betona gömdük ve sonra da başında oturmuş ağlıyoruz gibi bir tablo ile karşı karşıyayız. Üstelik “İstanbul’u betona gömdük” diye şikâyet eden de sanayiciler...

Gaziantep’de düzenlenen bir toplantıda konuşan İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan yeni bir teklif gündeme taşıyıp şöyle demiş: “İstanbul’da sanayicinin tapusu olmasın, o tapu sanayicinin ahlâkını bozuyor. Devlet sanayicinin İstanbul’da binasını, arsasını 49 yıllığına versin, ‘Burası sadece üretim için, tapu da sizin değil, üretim yapman kaydıyla sana tahsis edilmiş bir yer.’ desin. Tapusuz sanayi modelini getirmemiz lâzım.” 

Yeni ve farklı bir yaklaşım değil mi: Tapu sanayicinin ahlâkını bozuyor.

Bu tesbitin İSO Başkanı tarafından dillendirilmesi ayrıca dikkat çekici. Çünkü bir siyasetçi ya da başka meslek mensupu böyle bir tesbit yapmış olsa belki ‘sanayiciyi haksız tenkit’ anlamı çıkarılabilirdi. Sanayicileri en iyi sanayiciler tanıyacağına göre, bu beyan yabana atılmamalı. 

İstanbul Sanayi Odası Başkanı Bahçıvan’ın İstanbul değerlendirmesi de önemli: “İstanbul’un gayrimenkul fiyatı arttıkça İstanbul sanayiden uzaklaşıyor, şehri değerlendirdikçe sanayiden uzaklaştırıyoruz. İstanbul gibi dünya markası gibi bir şehirde 1 milyon küsûr elde kalmış, satılmak için bekleyen konutumuz var, bu ayıp bize yeter. Şehri betona gömüp, şehrin değerini düşürüyoruz. Sanayi ve üretim kültürünü ayağa düşürüyoruz.” (AA, 19 Ekim 2019)

Hakikaten, İstanbul gibi dünya markası gibi bir şehirde 1 milyondan fazla elde kalmış ve satılmayı bekleyen ‘ev’ olması büyük bir kayıp değil mi? Son yıllardaki betonseverliğin İstanbul’u her bakımdan mahvettiğini görmek için işin bu noktalara gelmesi mi gerekiyordu? Sanayici ve iş adamları daha fazla para kazanmak için sanayi ve ticareti bırakıp inşaat işine girerken devlet niçin hesap hatası yaptı? İstanbul baştan sonra inşaatlarla kaplanırken alkışlayanlar bugün ne düşünüyor?

Daha önce de bazı sanayici ve iş adamları Türkiye’nin inşaatla büyümeyi tercih etmesinin yanlış olduğunu söylediler. Ne var ki bu ikazlar dikkate alınmadı. Bunun yerine inşaat ve beton yatırımları desteklendi. Hatta, “Bu gidiş iyi değil. Önümüzdeki yıllarda inşaat sektöründe iflâslar başlar” diyenler kınandı. Gele gele 1 milyon ‘ev’in satış için beklediği ‘güzel İstanbul’a geldik. 

Tabiî ki satılmayı bekleyen sadece ‘ev’ler değil. Bunların yanında binlerce ‘işyeri, ofis, büro’ da satış bekliyor. ‘İstanbul Ofis Pazarına Genel Bakış’ raporunun 2018 ikinci çeyrek sonuçlarına göre Merkezi İş Alanı’nda (MİA) A sınıfı ofis binalarındaki boş ofis oranı yüzde 30.4 olmuş. (4 Ağustos 2018) Bir buçuk yıl önceki tabloya göre ofislerin üçte biri boş ise, günümüzde bu sayının çok daha fazla olduğu akılda tutulmalıdır.

Bu kadar yaralandıktan sonra İstanbul’un yeniden cazibe merkezi olması mümkün olacak mı? Türkiye’yi idare edenler yapılan ikazları vaktinde ve zamanında dinlemiş olsalar belki de İstanbul’un ölmesine mani olunabilirdi.

İstanbul’un ölmesinde siyaset, ticaret ve sanayiciler başta olmak üzere hepimizin sorumluluğu vardır vesselâm.

Okunma Sayısı: 1031
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Huseyin

    28.10.2019 15:05:41

    Oldurulen sadece Istanbul degil.Plan,programlarimiz milletin ve memleketin menfaati yerine sahsi ve parti cikarlarina gore yapildigi icin bu tablo ortaya cikti.Kentsel donusum icin ruhsat ve noter harclnda indirim,kira yardimi gibi destekler verilirken,donusumu yapacak muteahhitlerden yuklu miktarlarda bagis adi altinda haraclarin alinmasi ne aciki imkan ve kaynaklarin hoyratca tuketildigini gosteriyor. Deprem icin tedbir babinda bu stok meskenlerin hak sahiplerine verilmesi,yikilacak curuk yapilarin arsasinada imar plani ve hakkaniyet olcusunde yeni binalar ,park,otopark gibi zaruri ihtiyac yapilari yapilmalidir.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı