"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kaldırımda soygun mu var?

Faruk ÇAKIR
27 Kasım 2021, Cumartesi
Milyonlarca kişi itiraz ettiği halde bu itirazların dikkate alınmadığı, göz önünde devam eden bir yolsuzluk ya da soygundan bahsetmek icap etti. Tabiî ki bu yolsuzluk ‘vatandaşa hizmet’ adı altında yapıldığı için gözler boyanıyor.

Kaldırım taşlarını yenilemek adı altında yapılanlara “yolsuzluk, usûlsüzlük ve soygun” demek acaba haksızlık mı olur? Neredeyse her ilde, her ilçede ihtiyaç olsun ya da olmasın kaldırım taşları değiştirme yarışı yapılıyor. Bu israfa itiraz edenlere de “Ne yani belediye çalışmasın mı?” diyenler çıkıyor. Elbette belediyeler çalışsın, ama bunun tek yolu kaldırım taşlarını değiştirmek midir? 

Maalesef, kaldırım taşları üzerinden yolsuzluk ve usûlsüzlük yapmak çok eskiye dayanan bir uygulama. Özellikle seçim dönemlerinde bu yola başvuruluyor ve her gelen belediye başkanı işe kaldırım taşlarını yenileyerek başlıyor. Görünürde iş yapılmış oluyor, ama ihtiyaç olmadan ‘yeni’ taşları söküp ‘daha yeni ve daha pahalı’ kaldırım taşı döşemek israf ve günah değil mi?

İkiden ikiye bu mesele kime anlatılsa “Tabiî ki israf olmasın. Kaldırım taşlarının bu kadar erken değiştirilmesi yazıktır, yapılmasın” der. Buna rağmen bir defa olsun bu israfı durduran, “Ne yapıyorsunuz?” diye soran olmaz. Şahsen kendi mahallemde kaldırım taşları değiştirilmek istenirse vatandaş olarak bana sorulmasını, fikrimin alınmasını ya da anket yapılmasını arzu ederim. Şimdiye kadar bunu yapan ne duyuldu ne de görüldü. 

Çok yakında iki siyasetçi bu meseleyi sosyal medya hesaplarından gündeme taşıdı ve büyük ölçüde haklı tepkiler altı. ÖDP kurucu genel başkanı, siyasetçi ve akademisyen Ufuk Uras, fotoğrafla birlikte paylaştığı bir twitte şöyle yazdı: “Tophane-i Amire’nin önündeki kaldırımlar yenileniyor, “Neden ki zaten sapasağlam yol” demeyin, mutlaka birileri zengin edilecek, 2 yılda bir kaldırımlar yenilenecek. Dünyanın 21. ekonomik gücüyüz, her şeye yeteriz. Ahir ömrümüzde bu rezaletin düzeldiğini göremeyeceğiz galiba. (...) Yaşasın yepyeni kaldırım taşları bir daha yenileniyor, hangi parti gelirse gelsin durum asla değişmiyor.” (Ufuk Uras, @UfukUras, 19 Kasım 2021)

LDP eski genel başkanı Cem Toker de başka bir semtteki çalışmayı yine fotoğrafla destekleyerek şu mesajı yazdı: “Nedir bu belediyelerin “kaldırım taşı” hastalığı?

Ne kriz dinliyorlar, ne bütçe açığı? Bu taşların tamamı vatandaşın vergileriyle, cebinden çekilen paralarla alınıyor. İzahı nedir? İzahını talep eden yok mudur? İstanbul Beyazıt Meydanı.” (Cem Toker, @tokcem, 12 Kasım 2021)

Bu mesajların altına yapılan yorumlarda da şöyle denilmişti: “Vallahi bıktık bu nedir ya! Allah aşkına kaldırımı finanse edenler zengin oldu. Tamam yeter artık bu inşaat yeter.”

“Türkiye’deki en kârlı iştir kaldırım müteahhitliği.” “Her Belediye Başkanı önce kaldırım taşlarını değiştirir, bazen aynı dönemde iki kere değiştiği de olmuştur.”

Peki çare nedir? Öncelikle yapılan işler ve tabiî ki kaldırımlar dünya kalitesinde yapılmalı. Sağlam yapılan bir kaldırım değil bir yılda, 10 yılda bozulur mu? Başka ülkeler 50 yıl dayanan yaya kaldırımı yapıyorsa biz niye yapamayalım? Niçin boş işlerle yarışa girmek isterken ‘sağlam iş yapma yarışı’na girmiyoruz?

Kaldırımlar sağlam yapılsın. Yapıldıktan sonra da lütfen rahat bırakılsın... Yollar, yolsuzluk için kullanılmasın vesselâm.  

Okunma Sayısı: 1366
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı