"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kızgınlıklar sandığa yansır mı?

Faruk ÇAKIR
27 Mart 2024, Çarşamba
Millet ekseriyeti “ekonomik kriz”i en büyük dert olarak görüyor ve uzun süre de bu kanaatin değişmeyeceğini söylemek mümkün.

Prensip olarak halkın en büyük problem olarak “haksızlığı, hukuksuzluğu ve adaletsizliği” görmesini arzu ederiz. Ne var ki mevcut eğitim sistemi bu bunu pek de mümkün kılmıyor. İnsanların ekseriyeti “önce ekmek” demeye devam ediyor. 

Bu ‘tablo’ya itiraz edenlerin olması da mümkün. Fakat bu durum umumi olarak kabul görüyor. Nitekim yapılan bir ankete göre halkın yüzde 85’i “Türkiye’nin en önemli sorunu nedir?” sorusuna “ekonomi” cevabını vermiş.

Sonunda söylenmesi gerekeni en başta ifade etmekte fayda var: Adaletsizliği en büyük dert olarak görmedikten sonra ekonomi ‘en büyük sorun’ olmaya devam eder. Ne zaman ki halkın yüzde 80 ya da 90’ı “En büyük dert hukuksuzluk ve adaletsizliktir. Acele adalet isteriz” demeye başlar; inanın o zaman ekonomik kriz de sona erer. Elbette bu bir günün işi değil. Fakat krizlerden kurtulmanın başka bir yolu da yok.

Aynı ankete göre Türkiye’de yaşayanların yüzde 75’i gidişattan (da) memnun değilmiş. Uluslararası araştırma kuruluşu Ipsos’un, ekonomi odaklı 2024 anketinden çıkan neticeler özetle şöyle: Türkiye’de ekonomi en büyük sorun olarak görünüyor. “Türkiye’nin en önemli sorunu nedir?” sorusuna “göçmen sorunu” diyenler yüzde 2-3 oranında kalmış. Halkın yüzde 65’i enflasyonu açıklanandan daha yüksek hissettiğini belirtmiş. Enflasyonu TÜİK’in açıkladığı seviyede hissedenlerin oranı yüzde 13 olmuş. Halkın yarısının en büyük endişesi enflasyon olmuş. Ankete katılan 10 kişiden 7’si de işsizliğin artacağı kanaatinde. Katılımcıların yüzde 72’si son bir ayda alım gücünün azaldığını ifade etmiş. Türkiye’nin genel durumundan duyulan memnuniyetle ilgili kısımda ise yüzde 75 oranında “memnun değilim” cevabı çıkmış. “Memnunum” diyenlerin oranıysa yüzde 6 olarak ölçülmüş. Enflasyonun çok veya biraz artacağını düşünenler yüzde 74 olurken katılımcıların yüzde 71’i döviz kurunun yükselmeye devam edeceğini düşünüyormuş.

“Ülkenizde sizin en çok endişe duyduğunuz üç konuyu belirtir misiniz?” sorusuna katılımcıların yüzde 34’ü “enflasyon”, yüzde 30’u “suç”, yüzde 30 “yolsuzluk ve sosyal eşitsizlik”, yüzde 26 “işsizlik” demiş. (voaturkce .com, 24 Mart 2024)

Elbette yapılan bir anketle Türkiye’nin ‘toplu fotoğrafını’ çekmek mümkün olmaz. Ancak Türkiye’nin genel durumundan duyulan memnuniyetle ilgili kısımda yüzde 75 oranında “memnun değilim” cevabının çıkmış olması hem önemlidir hem de gerçeğe yakındır. Bugün iktidar partisine destek verenler bile çoğu konuda ‘hal ve gidiş’den memnun olmadıklarını ifade ve ilan edebiliyorlar. Mesele, bu memnuniyetsizliğin ne ölçüde seçim sandığına yansıyacağıdır. Bu noktada demokrat siyasetçilere büyük iş düşüyor. Bu memnuniyetsizliğin sandığa yansıması ve ‘hukuksuzluk dönemi’nin sona ermesi gerekir. Türkiye ve milletimiz; hukuksuzluk ve adaletsizlik dönemini geride bırakmadan krizlerden kurtulamaz ki...

Okunma Sayısı: 1004
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Erhan

    27.3.2024 12:47:46

    Kendilerini, milletin efendisi zannedenlerin söylemleri, eylemleri ve Ülkenin durumu sandığa yansımaz ise, bu ülke her kötülüğü hak ediyor demektir.

  • S.topuz

    27.3.2024 10:25:21

    "Hiçbir müfsid ben müfsidim demez. Daima suret-i haktan görünür. Yahut bâtılı hak görür. Evet kimse demez ayranım ekşidir. Fakat siz mihenge vurmadan almayınız. Zira çok silik söz ticarette geziyor. Hattâ benim sözümü de, ben söylediğim için hüsn-ü zan edip tamamını kabul etmeyiniz. Belki ben de müfsidim veya bilmediğim halde ifsad ediyorum. Öyle ise her söylenen sözün kalbe girmesine yol vermeyiniz. İşte size söylediğim sözler hayalin elinde kalsın, mihenge vurunuz. Eğer altın çıktı ise kalbde saklayınız. Bakır çıktı ise çok gıybeti üstüne ve bedduayı arkasına takınız, bana reddediniz gönderiniz"... (Münazarat 14) Hizmet Rehberi - 161 "Evet İstanbul siyaseti, İspanyol gibi bir hastalıktır. Fikri hezeyanlaştırır. Biz müteharrik-i bizzât değiliz. Bilvasıta müteharrikiz. Avrupa üflüyor, biz burada oynuyoruz. O tenvim ile telkin eder. Biz kendimizden hayal edip, esammane tahribimizde eser-i telkini icra ederiz." Bediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nur Külliyatı Sünuhat - 52

  • Zeynep Taştekin

    27.3.2024 08:22:29

    Yansımaz. Bizim ülkede takım tutar gibi parti tutuyor insanlar.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı