"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

OHAL eskide kalsın

Faruk ÇAKIR
13 Temmuz 2021, Salı
Hal ve gidişe bakılırsa Türkiye’yi idare edenlerin ‘olağan üstü hal’ idaresini çok sevdikleri ve benimsedikleri anlaşılıyor.

Adı üstünde, ‘olağan üstü hal’ kalıcı değil geçici bir tedbirdir. OHAL idarelerinde bazı ‘yanlışlar’ kabul görebilir. Meselâ, sel, deprem ve benzeri bazı hallerde idareciler ‘normal günler’deki gibi davranmayabilir. İşin gereği olarak bazı uygulamalar farklılık gösterebilir. Ancak bu ‘hal’in kalıcı hale dönüşmesi iyiye alâmet değildir. 

Bir müddettir idareciler ülkemizi ‘sürekli olağan üstü hal’ gibi idare etmek istemektedirler. OHAL idaresi görünüşte idarecilerin lehindedir, ama esasta hem idarecilerin, hem milletin, hem de devletin aleyhinde bir idare şeklidir. Çünkü OHAL idarelerinde işler halledilmiş olmaz, sadece ötelenir ve ertelenir. Neticede problemler, dertler ve sıkıntılar birikmiş olur. 

Türkiye’nin yakın tarihine bakıldığında OHAL idaresinin iyi neticeler vermediğini herkes görür ve bilir. Bilhassa 12 Eylül 1980 darbesinden sonra ülkemiz uzun süre OHAL idaresi ile yoluna devam etmek istedi. Bazı şehirler ‘normal hal’e döndüğü halde bazı şehirler uzun süre OHAL’le idare edildi ve hatta bir dönem “OHAL bölgesi ve OHAL valiliği” dahi ihdas edilmişti. Bu uygulama sıkıntıların sona ermesine değil, aksine birikmesine ve kangren halini almasına yol açtı. Daha sonra OHAL’den ‘normal hal’e geçen siyasî partilerin seçim vaadleri haline geldi. Sonunda ülkemiz OHAL’den kurtuldu, ama ağır faturalar da ödendi.

Şimdi de başka şekilde bir OHAL uygulanmak isteniyor. Her ne olursa olsun, adı üstünde OHAL idarelerinin kalıcı hale gelmesi millete ve memlekete sadece ek yük getirir. Bu bakımdan iktidar mensupları ‘işlerine geliyor diye’ OHAL’i tercih etmemeli. Ülkemizin her an ve kalıcı surette ‘normal hal’ üzere devam etmesinde sayısız faydalar vardır.

Düşünün ki bir yandan ‘yargı reformu yapıyoruz’ şeklinde açıklamalar yapılırken bir yandan da ‘olağan üstü hal’ anlayışı ve uygulamaları sürdürülmek isteniyor. İktidar tarafından TBMM’ye sunulan ‘torba teklif’le olağanüstü hal tedbirlerinden bazılarının uzatılması gündemdeymiş. Uzatılması istenen uygulamalar arasında şirketlere kayyım atanması, kamu görevlilerinin ihracı ve gözaltı süreleri gibi konular varmış. 

Maksadı ne olursa olsun ‘olağan hal dışı’ndaki her hal Türkiye’nin faydasına değildir. Nasıl ki 12 Eylül 1980 sonrası uygulanan uzun dönemli OHAL idarelerinin ağır faturaları ve mağduriyetleri oldu; atılmak istenen yeni adımın da mağduriyetlere yol açabileceği unutulmamalı.  

Türkiye’nin ve milletin menfaati, daha fazla hak, daha fazla hukuk ve tam adalettedir. Bunun yolu da OHAL idarelerini, anlayışını ve uygulamalarının süresini uzatmakla temin edilemez. Ülkemiz bir an önce ve kalıcı şekilde ‘normal işleyen adalet ve hukuk hali’ne kavuşmak durumundadır. Bunda milletin, memleketin ve herkesin menfaati vardır. Başka yollar aramak akla uygun değildir. “Her şeyin en iyisini biz biliriz” diyenler bir değil, bin defa daha düşünsün ve yanlış kararlar almasın inşallah.

Okunma Sayısı: 1225
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Oğuz Yiğiter

    13.7.2021 00:32:33

    Şu yüksek gerilim hattından kurtulup, gerçekten hayatın bütün safhaları itibariyle normalleşmek, medeni dünyadaki gibi evrensel hukuk ve demokratik normlarla bir hayat sürmek istiyoruz. Bunu başarmak o kadar zor bir şey mi acaba? Toplumu daha fazla germeyelim artık. NORMAL VE OLAĞAN YAŞAMAK İSTIYORUZ. ÇOK ŞEY Mİ İSTİYORUZ?...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı