"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Risale-i Nur’a iftira raporu

Faruk ÇAKIR
11 Nisan 2019, Perşembe 13:33
Sosyal medyada, Diyanet’in hazırladığı iddia edilen bir rapor tartışma konusu oldu.

“Dinî-Sosyal Teşekküller, Geleneksel Dinî-Kültürel Oluşumlar ve Yeni Dinî Yönelişler” başlıklı 226 sayfalık bir rapordan bahsediliyor. Raporu kimin ne maksatla hazırladığı belli olmasa da ortada bir vak’a var: Birileri yalan yanlış bilgilerle hem kamuoyunu hem de idarecileri yanıltmanın peşinde...

Belki de bu yazı yayınlandığında ilgili rapor inkâr edilecek. Belki de gerçekte böyle bir rapor yoktur. Rapor var, ama hazırlayanlar bunu sahiplenmek istemiyor da olabilir. Kim hazırlamış olursa olsun, böyle bir rapor olsun ya da olmasın; ifsat şebekelerinin boş durmadığı ve suları bulandırmak istediği ortaya çıkmış oluyor. Nihayetinde bu düşüncede olan, Risale-i Nur’a iftira atmak isteyen yetkili ya da yetkisiz kişilerin varlığı anlaşılmış oluyor.

Sosyal medyada yapılan bazı yorumlarda Diyanet’in böyle bir rapor hazırlatmadığı, maksadın suları bulandırmak olduğu belirtildi. Mümkündür. Sahip çıkan olsa da olmasa da rapordaki ithamları reddetmek icap ediyor. 

Umumî bir bakışla görülüyor ki 226 sayfalık raporda esasında yeni bir şey yok. Yıllardan beri tekrarlanan, başka ‘gizli’ raporlarda da yer alan ifadelerle doldurulmuş. ‘Dinî teşekküller’in anlatıldığı raporda asıl maksadın Risale-i Nur’a ve onun müellifi Bediüzzaman’a çamur atmak olduğu belli. Çünkü raporda ‘bir kişi’lik cemaatlerden bile bahis var. Neymiş, filan kişi televizyonda program yapıyormuş. Bunları ‘cemaat’ gibi listelemekten maksat nedir? Her halde sayfalar dolsun diye yapılmıştır.

‘Sahipsiz rapor’da Risale-i Nur okuyanlar da 7’ye ayrılarak listelenmiş. Yapılan ‘değerlendir’melerin bir yerinde şu iftira atılmış: “(...) Said Nursî’nin ileri sürdüğü fikirler, sorgulanamaz ve doğru olup olmadığı tartışılamaz bir hale gelmekte, dolayısıyla müntesiplerinin teslimiyetçi bir tavırla bunlara bağlanmasına sebep olmaktadır.”

Gerçekler bu kadar çarpıtılabilir mi? “Hiçbir müfsid, ‘Ben müfsidim’ demez; daima suret-i haktan görünür, yahut batılı hak görür. Evet, kimse demez ‘Ayranım ekşidir.’ Fakat siz mihenge vurmadan almayınız. Zira çok silik söz, ticarette geziyor. Hatta benim sözümü de, ben söylediğim için hüsn-ü zan edip, tamamını kabul etmeyiniz; belki ben de müfsidim veya bilmediğim hâlde ifsad ediyorum. Öyle ise, her söylenen sözün kalbe girmesine yol vermeyiniz. İşte size söylediğim sözler hayalin elinde kalsın; mihenge vurunuz. Eğer altın çıktı ise kalpte saklayınız, bakır çıktı ise çok gıybeti üstüne ve bedduâyı arkasına takınız, bana reddediniz, gönderiniz” (Eski Said Dönemi Eserleri, Münâzarât, s. 230) diyen bir müfessire bundan daha büyük iftira atılabilir mi?

İfsat şebekeleri bu vesileyle Yeni Asya’ya da çamur ve iftira atmaktan geri durmamışlar. Rapor, Yeni Asya’nın ‘demokrat hareket’i desteklemesinden de alınmış! Muhtemelen bu raporları hazırlayanlar yokken Yeni Asya, Risale-i Nur’dan aldığı dersle ‘meşrûtiyet-i meşrûayı’ ve demokrasiyi savunmuştur. Raporu hazırlayanların hoşuna gitse de gitmese de inşaallah bu çizgide devam edecektir. Ne yani, ‘istibdad’ı mı destekleseydi? ‘Muhalif tutum takınmak’ ne zamandan beri kınanır oldu? Unutulmasın, iktidar her yerde; muhalifler de ancak demokrasilerde olur.

Hem Risale-i Nur okuyanların bu eserlere ‘kuvvetli bir bağ’la bağlanması bu eserlerin aklı ve kalbi ikna eden eserler olduğunu göstermez mi? 

Kim hazırlamış olursa olsun, böyle bir raporu hazırlayanlar ya da bu düşüncede olanlar bir şeyi daha unutmasın: Risale-i Nur bugün telif edilmedi. Neredeyse bir asırdır bütün dünyanın ve ilim ehlinin önündedir ve kendisini ispat etmiştir. Bunca yıl tutmayan iftira ve karalamalar bugün tutar mı? İnşaallah bu üflemeler daha çok insanın Risale-i Nur’la tanışmasına vesile olur ve olacak...

Okunma Sayısı: 2674
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı