"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sınıfları doldurduk

Faruk ÇAKIR
10 Eylül 2021, Cuma
Eğitim yılının başlaması ile birlikte okullarda yaşanan sıkıntılar da gündem olmaya başladı. Bazı ülkelerin nüfusu kadar öğrencimiz olmasıyla övünüyoruz, ama bu zenginliği avantaja çevirebiliyor muyuz?

Yıllardan beri sınıflardaki öğrenci sayısının azaltılacağı vaad edildi. Böylece eğitimde kalitenin artacağı, hatta git gide dünyaya örnek olacağımız dahi söylendi. Elbette bu hak ediyoruz, ama çalışmadan, didinmeden bunu yapmak mümkün mü?

Virüs salgını sebebiyle geçen yıl ‘uzaktan eğitim’ alan öğrenciler bu sene sınıfları doldurdu. İnşallah bir sağlık engeli çıkmaz ve öğrenciler uzak kaldıkları okullarında okuyabilirler. 

Ancak daha ilk günden itibaren bazı okullarda sınıf mevcutlarının 40’a yaklaştığı ifade ediliyor ki hele hele salgının olduğu bir dönemde ortaya çıkan bu tablonun mahzurlu olacağı akla gelmeli. Eğitim konusunda uzman olanlar sınıf mevcutlarının azaltılması icap ettiğini her defasında dile getiriyorlar. Siyasetçiler ve idareciler de her defasında bunu söyleyip vaadlerde bulundular. Hatta, sınıf mevcutlarının 20’nin altına düştüğünü söyleyenler vardı. Elbette böyle az öğrencili sınıfı olan okullar da vardır, ama Türkiye’de sadece bir okulda bile 40 kişilik sınıflar varsa ‘az mevcutlu sınıf’ vaadinin yerine getirilemediğine hükmolunmaz mı? Madem az mevcutlu sınıf, iyi ve kaliteli eğitim için gereklidir; niçin bir sınıfta 40 öğrenci olsun?

Esasında bu noktada da vatandaşa doğru bilgi verilmediği ortaya çıkmış oluyor. Denilse ki imkânlarımız sınırlıdır, ancak bu kadar derslik açabiliyoruz; belki bu yaklaşımı anlamak mümkün olur. Ama konuşulduğunda büyük vaadlerde bulunup sonra da başta büyük şehirler olmak üzere kalabalık sınıflarda eğitim yapılıyorsa ihmaller akla gelir.

Bir buçuk yıl süren pandemi sürecinin ardından 6 Eylül 2021 Pazartesi günü itibariyle 18 milyon öğrenci okullarına geri döndü. Meselâ, İzmir’in Karşıyaka ilçesinde bir lise son sınıf öğrencisi okuldaki ilk gününü şöyle anlatmış: “İlk gün çok kötüydü. (...) Her katta dezenfektan var, ama 43 kişilik sınıfta dip dibe eğitim görüyoruz. Sınıfta tek bir cam var. Okulun yeni olması nedeniyle perde takılacak korniş bile yok. Havalar zaten sıcak, havalandırma sistemi hiçbir işe yaramıyor. (...) Bin 500 öğrencinin okuduğu bir okuldayız. Zaten sığamıyoruz.”

Gerçi İzmir’deki bu tablo, daha önce yaşanan depremle kısmen alâkalı, ama benzer tablo başka illerde de yaşanıyor. Ankara, Çankaya’daki bir okulda da bir sınıfta 40 kişiden fazla öğrenci eğitim görüyor. Yalova’da 34 kişi, İstanbul Esenler’de 40 kişilik sınıflar var. Muhtemelen başka il ve ilçelerde de benzer tablolarla karşı karşıyayız. 

Türkiye’yi idare edenlerin eğitimdeki gerçek tabloyu gördükleri ve bildiklerini kabul etmek lâzım. O halde bu tabloyu iyiye döndürmek de onların vazifesi. Millete doğru bilgileri vermek de yine onların işi. 

Şunu görelim ki kalabalık sınıflarda ‘Fatih’lerin ve ‘Akşemseddin’lerin yetişmesi kolay değil...

Okunma Sayısı: 942
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ayşegül

    10.9.2021 00:25:12

    Fetihler, Akşemseddinler mi?! Oğlum, kızım okuyunda kendinizi kurtarın diyorum ben artık

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı