"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dünya, hangi eserleri okuyor?

Fethiye Akay
05 Aralık 2019, Perşembe
“İnsanı ve kâinatı okumak için” mottosuyla yola çıkarak, daha fazla insanı okuyup; kâinatı daha iyi tanımak ve Esma-i Hüsna’nın tecellilerini müşahede etmek için Şanlıurfa 3. Ulusal Kitap Fuarı’nda Yeni Asya olarak yerimizi almıştık. Önceki sene fuarda tanıştığımız ve hâlâ Risale-i Nur derslerimize devam eden kardeşler kazanmış olmanın sürûrunu halen yaşıyorken, yenilerini edinmek umuduyla oradaydık.

Nurlar’ı müştaklarına ulaştırmak için vazifeli olmak binler dünya nimetine bedeldi. Muhatap olduğumuz gözlerdeki ışık, günün maddî manevî yoğunluğunu atmaya kâfiydi. Numune-i imtisal olması ve bir kamçı-yı teşvik misali bizlere de şevk vermesi ümidiyle bir kaçını paylaşalım istedim. Hakkalyakin hissetmek mümkün değil belki, ama ilmelyakin derecesinde de olsa Nurlar’a olan muhabbeti malûmu i’lam nev’inden de olsa izhar etmeyi bir borç bilirim. 

Fuarın 4. günüydü o ağabeyin geldiği gün. Adeta bir insanın sıfırdan nasıl Nurcu olduğuna şahit olacaktık. Standımızın etrafında dikkatle kitapları inceliyordu. Hoş geldiniz dememiz, onun neden geldiğini anlatması için yetmişti. Üstad Bediüzzaman’ı yakın zamanda internetten tanımış ve içinde anlam veremediği bir ilgi, alâka ve muhabbet oluşmaya başlamış. İçindeki hisleri bastıramayınca, İstanbul’dan yola çıkıp, Bediüzzaman’ın kaldığı menzillere gidip, onun ruh halini yaşamak, anlamak istemiş. Van Kalesi’ne gidip orada kalmış. Daha sonra Urfa’ya gelip İpek Palas Oteli’nde 27 numaranın karşısındaki odayı tutmuş kalmak için ancak ilk kaldığı gece, gecenin çoğunu 27 numarada geçirmiş. Fuara gelince de bizim stanttan ayrılmadı haliyle. Vazifeli olarak bulunan ağabeyimiz ile saatlerce Risale-i Nur dersi yaptılar 2-3 gün boyunca. Devamlı ellerindeki kitaplar değişiyor, karşılıklı okuyor ve müzakere ediyorlardı. Biz de olan bitenin merakıyla onları izliyorduk. Sonuçta şahs-ı maneviye bir kişi daha dahil olmuştu.

15-16 yaşlarında bir lise talebesi arkadaşlarıyla birlikte yaklaştı Risale-i Nurlar’a. Delikanlının kullandığı ifadeler aynen şöyle: “Selâmünaleyküm. Risale-i Nurlar’ı görünce çok mutlu oldum, ben de okuyorum. Sizi tebrik etmek ve size teşekkür edip selâm vermek istedim.” Gözüne ışık tutulmuş tavşan misali bakakaldık öyle arkasından.

Oldukça bakımlı, hoş bir hanımefendi tedirgin bir şekilde kitaplarımızı inceliyordu. Ancak gözlerinde öyle bir ışık vardı ki hanımefendinin istikbalini aydınlatmaya yeterdi. “Ben fuara Risale-i Nur almak için geldim, hangisinden başlamalıyım?” deyip önerdiğimiz kitabı alarak başka hiçbir standa uğramadan çıkış kapısına yöneldi. 

Risale-i Nurlar’daki meselelerin şerhi hükmünde olan yayınlarımızın olduğu bölümdeydik. Üniversite çağlarında bir genç başını kaldırıp, “Dünya hangi eserleri okuyor?” diye bir soru yöneltti. “Risale-i Nurlar’ı” cevabını verince, “Nerede?” diye sordu. Risale-i Nurlar’ın olduğu bölüme yöneltip oradaki kardeşlere havale ettik. Biraz vakit geçince baktım ki elinde Risale-i Nur ile diğer kitaplarımızı inceliyor ve stanttan uzaklaşamıyordu. Bir kez daha elhamdülillah dedik… 

Şahs-ı manevî adına aldığımız tebrik ve teşekkürlerin hepsini yazmaya güç yetiremem, ancak bir daha elhamdülillah diyebilirim. 

Standın önünde fotoğraf çekinenler, buluşma noktası olarak Yeni Asya Neşriyat diye adres verenler, insanların bize mütebessim bakışları, gelip bizimle dertleşmek isteyenler, imza ve söyleşi günlerinde keyfiyetli ruhların keyfiyetli kitaplarla, muhabbetlerle buluşması... Sakin saatlerde okuduğumuz Risale-i Nur dersleri, müzakere ettiğimiz meseleler... 

Tenkit edenler, meyve veren ağacı taşlamak isteyenler yok muydu? Elbette vardı ancak fuarın sonunda, Risale-i Nurlar’ı ulaştırdığımız, Nurlar’a müştak kalplerle kurduğumuz muhabbetlerdi zihnimizde ve ruhumuzda kalan. 

Rabbim bu hizmete vesile olan, maddî manevî destek ve duâlarını bizden esirgemeyen şahs-ı manevinin her bir ferdinden ebeden ve daimen razı olsun. Bizleri hizmet-i imaniye ve Kur’âniyeden ve bizi birbirimizden ayırmasın inşaallah.

Okunma Sayısı: 1091
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • atilla

    5.12.2019 09:44:17

    Amin amin Maşallah Barekallah. Tebrikler çok güzel hizmetler çok güzel ifadeler bunlar.Allah razı olsun.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı