"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ali Et- Taberî (1) (Arayarak Hak’kı bulan hekim)

Feyzullah ERGÜN
28 Temmuz 2021, Çarşamba
İslâm tıbbının gelişme ve yükselme döneminde yetişen, Müslüman hekimlerden birisi olan Ebu’l Hasan Ali ibn Sehl ibn Rabben et-Taberî, 781 yılında Merv’de doğmuş, 861 yılında vefât etmiştir.

Filozof tabiplerden ve hayatının son dönemlerine kadar bir Hıristiyan olarak yaşamış olan hekîm Taberî, dikkatli ve insaflı araştırmaları sonucu, 70 yaşlarında İslâmiyetin iman hakikâtleri ile müşerref olmuş ve hayatının son 10 yılını Müslüman olarak yaşayabilmiştir. Daha önceki iki halife zamanında çalışmalarını Hıristiyan olarak sürdürdükten sonra El-Mütevekkil zamanında ‘Firdevsu’l Hikme’yi hazırlayıp, takdim ettiğinde, Halife’nin dâveti ile, araştırmakta olduğu İslâm’ın nuruyla müşerref olmuştur. Bu eser “İslâm dünyasının klâsik tıbbî bilgilerini yani beden ve ruh sağlığının birlikte dikkate alınması gerektiği ilkesini en iyi bir metodla ortaya koymaktadır. İlminde derinleşerek, çok önemli eserler kaleme almış, özellikle de beslenme ve koruyucu hekimlik alanında, günümüzde de geçerliliğini koruyan fikirleri ortaya koyduktan sonra, sosyal bilimler ve din konularında da, değerli eserler vermiştir. Tıp dalında en meşhur eseri olup 20 yılda yazılabilen Firdevsu’l-Hikme Fi’t-Tıb’da Hipokrat, Galen (Calinus), Dioskorides gibi Yunan hekimlerinin eserleriyle, Hint tıbbını sentezleyerek, değerli ansiklopedik bilgileri kaybolmaktan kurtararak, bilimler hazinesine kazandırmıştır. Zamanının büyük âlimlerinden olup, eserleri bizde bilinmemekle beraber, günümüz bilim araştırmacıları arasında ilgiyle değerlendirilmektedir. Ayrıca, tıp-felsefe ilişkisini anlatan bu eser, kendisinden sonra yaşayan İslâm tabiplerinin vazgeçilmez bir başvuru kaynağı olmuştur.” 1

Bundan başka 12 eser daha yazan et-Taberî’nin ‘Kitabu’r red ala Esnafu’n Nasara’ adlı eserini anmadan geçemeyiz. “Hıristiyanlığa reddiye mahiyetinde bir eserdir. 70 yaşına kadar Hıristiyan olarak kalmış Ali ibn Rabben, iyi bir Hıristiyan âlimi olduğundan İncil, Tevrat ve Kur’ân-ı Kerîm arasında mükemmel bir mukayese yapma imkânına herkesten daha çok sahipti. İslâm inancı ile Hıristiyan inancı arasında ilmî bir karşılaştırma yaptığı bu eseri, aynı zamanda Hıristiyanlara bir nasihat mahiyetindedir. Bu eserin mukaddemesinde Allah’ın rızasını kazanmak ve gerçeği ortaya koymak maksadıyla önemli bilgiler vermektedir. Bu eser A. Halife ve W. Kutsch tarafından 1959 yılında Beyrut’ta yayınlanmıştır.” 2

Firdevsü’l Hikme’ye gelince, yaklaşık 1200 yıl önce kaleme alınan “Bir eser olarak, tıp tarihinin önde gelen eserleri arasında yer aldığı da muhakkaktır. Eserde, tıp sanatını insanların maddî ve manevî sağlıklarının temini için, insanlığın geliştirdiği önemli bir ilim ve sanat olarak anlatılmaktadır. İnsanların hayatlarında en çok önem verdikleri husus olan sağlığın temini ise, insanlık için önemli bir gaye ve arzudur. 

Bunun için de şu hususlara yer vermiş ve tıp sanatını bu gözle değerlendirmiştir: “Tabiplerin sürekli olarak, insanları ruh ve ceset rahatlığını sağlamak maksadıyla sanat icra etmeleri gerekmektedir. Bütün toplumların hayatında tıp sanatı önemli ve şerefli bir meslek olarak kabul edilmektedir. İnsanların dûçar olduğu hastalıklara karşı mücadele ederek, bu hastalıkları teşhis ve tedavi etmek tabiplerin görevidir. Hastalar ister âlim ister cahil, ister hükümdar, isterse halk içinde hiç tanınmayan gariban bir kimse, ister fakir isterse zengin olsun, aralarında hiçbir ayırım yapılmaz ve bütün bunlara eşitçe en mükemmel saygının duyulması gerekmektedir. Zaten bu sanatın adı, hastalar arasında tedavi ve eşit davranmak anlamına da gelmektedir. Ayrıca tabibin ŞİFANIN ALLAH’TAN GELDİĞİNE inanması, fakat yapması gereken en iyi tedaviyi de gerçekleştirmeye gayret etmesi icap eder. Tabiplerin şefkatli, merhametli, kanaatkâr, iffet sahibi olmaları meslekleri gereğidir. Allah, tabiplere bu görevi nasip ederken, bu duyguları da onlara bahşetmiştir. Ayrıca tabibin elbiselerinin çok temiz olması, sözü olgun ve etkili, hastalara ve diğer insanlara karşı son derece cömert, en iyi ilâcı yapmak ve tavsiye etmekle tanınan bir kişi olmalıdır. Tabibin hastasına karşı, kendi öz akrabalarından daha çok sevecen bir duygu ile yaklaşmalı, hastasına gerçek anlamıyla yardımcı olmalı, onu iyileştirme hususunda çok istekli ve hatta haris olmalıdır. Tabibin para kazanma ve maddî çıkar elde etme gibi bir gayeye asla sahip olmaması gerekir.” Bu tavsiye ve ilkeler, bize o günkü tıbbın hangi düzeyde olduğunu ve Müslüman tabiplerin hastaları ile olan ilişkisi, ahlâkî anlayışları, temiz ve iyi niyetleri hakkında önemli bir bilgi vermektedir.” 3 Bu yorum İslâm tıp ve ilimler tarihini çok geniş anlamda araştırıp, değerli eserler veren ve insaflı bir Hıristiyan âlimi olan Prof. Dr. Sami Khalaf Hamarney’e aittir. Günümüzde endüstrinin bir kolu olarak gelişen tıp anlayışı ile, 1200 yıl öncesinin sosyal tıp kurallarının karşılaştırılması sonucunda, insanlara huzurlu ve güvenli bir ortamı sağlayamadığı görülmektedir.

Uzun bir arayış ve bekleme sonunda elde edebildiğimiz bu eseri inceleyerek, faydalanabileceğimiz kısımlarından, zamanımıza uygun olacak olanlarını ve bu görüşler ışığında “Firdevsü’l Hikme fi’t-Tıbb” adlı eserden, tıbbın hikmet bahçelerindeki fikir çiçeklerinden demetler dermeye ve aralarda zamanımız uygulamalarıyla karşılaştırmalar yaparak, ibretli sonuçlar almaya gayret etme amacıyla, bu bahçede dolaşmaya ve tıp tarihinin derinliklerinde kalan gerçekleri günümüze aktarmaya başlayacağız.

SAĞLICAKLA KALIN.

Dipnotlar:

1) Prof. Dr. Ahmet AĞIRAKÇA, İslâm Tıp Tarihi, s.142, Akdem Yayınları 2016.

2) Age. s. 146.

3) Age. s. 145.

Okunma Sayısı: 1573
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Esma

    28.7.2021 23:27:27

    Merakla bekliyoruz

  • Halil İbrahim Karahan

    28.7.2021 03:49:57

    Allah razı olsun

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı